*SİZDEN GELEN ŞİİRLER*
NESLİHAN tarafından 11 Eyl 2007 tarihinde oluşturuldu
Nihal
Sen Sadece Uzak Bir Rüyasın Kalbim İçin
Sakin ve yalnız geçen bir gecenin
En koyu derinliklerinde gördüm seni
Yıldızlar senin etrafında toplanmış
Ben ise uzaktan izliyordum biçare
Yıldızların yerinde olmak isterdim oysa
Sana uzaktan değil de yakından bakabilmek
Senin için çarpan kalbimi sana duyurabilmek
İmkansız şeyler var mıdır hayatta?
Olmasa bile sen imkansızsın benim için…
Ellerimi uzattığımda onları tutamayacak kadar,
Ağladığım zaman gözyaşlarımı silemeyecek kadar,
Mutlu olduğumda gülümsediğimi göremeyecek kadar…
Hayat sensiz geçmeyi reddediyorsa ben ne yapabilirim!
Günün her saniyesinde seni düşünüyorsam,
Senden bahsedilirken uzaklara bakıp dalıyorsam,
Seninle konuşmak için her yolu deniyorsam…
Ben ne yapabilirim!?
İmkansız bir şey için hala umudumu yitirmiyorsam
Belki de imkansız olmadığını hissettiğimdendir, diyorum
Olur ya bir gün ellerimizde baston karşılaşırız
İki yaşlı, iki eski arkadaş, iki kavuşamayan…
Oysa ben bunları bile göremeyecek kadar uzağım sana
Senin yanında olan kişilerden bile uzak
Ben ne seninle konuşabiliyorum,
Ne sesini duyabiliyorum,
Ne de sana dokunabiliyorum…
Sen sadece rüyalarımda gördüğüm bir aşksın benim için
Bir gün gerçek olmanı bekleyecek kadar
Muhteşem bir rüyasın…21 Haz 2008 @ 2:44 pm eNihal
Sana Bir Sevda Getireceğim
Sana bir şiir yazacağım menekşe yaprağına
Burcu, burcu sevgi kokacak her kelimesi
Aşkın iksirini dökeceğim tüm hecelere bekle
Sevdasına kurban olduğum
Simdi sisler çökmüş yüreğime
Karlar yağar düşlerime
Hele bir bahar gelsin
Dallar tomurcuk versin
İste o zaman böyle kelepçede kalmayacak duygular
Güvercinler uçuracağım senin göklerine
Sana bir şiir yazacağım içinde hasret olmayan
Güneş doğacak Kaf dağından
Geceler böyle avare, yaşanan saatler böyle
Sessiz olmayacak sana yemin gözbebeğim
Artık aşkımızın ateş rengi gülleri solmayacak
Bu son fasıl olacak gönlümüzde açıdan,
Kederden yana ben saçının bir teline sevapları satmışım
kalbinin her kösesine geçmiş gelecek yıllarımı yazmışımSenin ırmaklarında yaşanacak en büyük günahlar
Şu bulutlar bir dağılsın
Nerde olduğumuzu bilelim
Dudakların kadehler de dudak izlerimi aramayacak
Hele dönsün su mevsim
Bu yalnızlığın, kimsesizliğin uğultusunda
Gidecek kulaklarımızdan
Bir şarkı dinleteceğim sana sevdadan yana
Kelimeler böyle kifayetsiz kalmayacak
Böyle mühürlü olmayacak dudaklarım
Sen yüreğimde sır değil,
Sözcüklerimde yangınım olacaksın
Bu sevda böyle sürgünlerde,
Böyle tutuklu kalmayacak
Bi’ tanem
Bekle sevdiğim
Fidanlar yeşersin, acilsin su hasrete uzayan
Yollar, karlı dağlar
Göçmen kuşlar dönsün yuvaya
Bu havanın nemidir
Bi’ tanem
Sen nisan yağmurlarına sakla
Sevdayla yanan bedenini
Baharda ıslanmalı güz vurmuş dudaklar
İstemem beni böyle perişan,
Böyle çaresiz göresin
Bahara bıraktım umutları
Bir yeşersin su menekşeler, sümbüller
İste o zaman değmeli gözlerin gözlerime
İste o zaman bir şiir yazacağım sana menekşe yaprağına
İste o zaman bir sevda getireceğim sana sırılsıklam
21 Haz 2008 @ 2:46 pm eNihal
Gitmekle Kalmak Arasında
Kalsaydı daha çok acımayacak mıydı yüreği?
Kalsaydı her gün artacaktı beklentileri.
Her geçen gün daha çok sevecek,
Belki daha çok sevilmeyi arzulayacaktı.
Oysa sen her geçen gün biraz daha uzaklaşacaktın ondan.
Oysa o umut etmeye devam edecekti kırılan kalbine bile aldırmadan.
Nereye kadar gidecekti böyle?
Her defasında boş kalan elleriyle,
Daha ne kadar sarabilecekti yaralarını?
Daha ne kadar yaralanacaktı?
Ne yapacağını bilemez bir halde,
Bir o kadar güçsüzken,
Bir rüzgâr savurdu onu senden çok uzaklara.
Öylesine bir boşluktu ki savrulduğu,
Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Birden kendini koskoca bir uçurumun dibinde,
Çıkışı olmayan bir labirentte gibi çaresiz hissetti.
Belki hayata ilk defa sırt çevirdi.
Hayata, o yoksa ben oynamıyorum, dedi.
Hayat bir oyun değilmiydi?
Keşke biraz daha uzun sürebilseydi seninle oyunumuz diye düşündü.
Kalbinde derin bir sızı hissetti.
Keşke bu kadar çabuk dönmeseydin ona sırtını.
Keşke açtığın yaraların acısını anlayabilseydin.
Okuyabilseydin o gözlerdeki derinliği.
Biraz olsun onun dünyasından bakabilseydin.
Sana seslenişlerini duyabilseydin.
Sana ait olan bir parçayı bu kadar erken bırakmasaydın,
Öyle ağırlaşıyor ki sensizlikten,
Taşıması her gün daha da zorlaşıyor.
Kalsaydı yaraları daha da büyüyecekti.
Sadece seninle aynı havayı teneffüs etmenin mutluluğunu taşıyacaktı.
Gitti, oysaki yaraları büyümeye devam ediyor
Senin olmadığın bir yaşamda nefes almak öylesine zor ki.Şimdi gitmek miydi doğrusu, kalmak mıydı diye soruyor kalbine,
Her kapı sensizliğe açılıyor…Bir şeyler ilk aşkımı hatırlatsa da
Son aşkım sendin, anlamasan da
Bir depreme tutuldu kalbim.
Alkışla, sensiz ölmek zamanı şimdi.Giden kaybedendir,
Gittim kaybettim.
Kalsaydım kazanırmıydım.21 Haz 2008 @ 2:47 pm eNihal
N.e.f.r.e.t.i.m.s.i.n Oysa Ki…N.e.f.e.s.i.m.d.i.n!
N.e.f.r.e.t.i.m.s.i.n Oysa Ki…N.e.f.e.s.i.m.d.i.n !!!!
Senin olmadığın bir şehirde…
Yangını olmadığın bir kalpte…
Nefesi olmadığın bir bedende…
Hayat devam ediyor !!!
Sadece yasadığından ve yaşattığından ibarettir hayat !!!
Her biten gün başlayacak yeni bir günün habercisidir!
Tıpkı sevdalar gibi…
Biri gelir… Biri gider…
Gelen gideni aratır derler ama …Gelen gidenden daha yürekli çıkar !!!
Ben güneşi umutla uğurluyorum ki geceye,umutlarımla tekrar doğsun diye !!!
Seni gözyaşlarımla birlikte akan nefretimle uğurladım!
Her damlada hakketmediğin beni ve benliğimi senden geri alabileyim diye !!!!Bir daha dönme diye…
Dönmeyi düşünme diye…
Döndüğünde beni değil
nefrete susamış gözlerimi göreceğini bil diye…
Kavra… Düşünme… Niye diye sorma diye…Bedenim sensizde nefes alacak !!!!!
Dünya sensizde dönecek… Dönecek unutma !!!
Ve yüreğine… Ellerine…Gözlerine söylüyorum
dinle…
N.e.f.r.e.t.i.m.s.i.n Oysa Ki…N.e.f.e.s.i.m.d.i.n !!!!21 Haz 2008 @ 2:49 pm eNihal
Sevmiyorum Seni, Sevemiyorum
Sevmiyorum artık seni,
Sevemiyorum, içimden gelmiyor
Bakmak zulüm gibi geliyor,
Keza dokunmak işkence bedenime
Konuşmak yerine susmayı tercih ediyorum karşında
Susarak anlatmaya çalışıyorum,
Seni dinlemek istemediğimi
Ama yok anlamıyorsun bir türlü
Düşünemk zorluyor beni,
Düşünmemek daha kolay
Umursamıyorum artık seni,
Umrumda değilsin açıkçası,
Kusura bakma bunu bilmelisin
Kutlamıcam doğum gününü
Doğarken bana mı sordun sanki?
İyi dileklerimi sunmıcam sana
Zaten sunmaya ne gerek var ki?
Bi kurtulabilsem,
Ah bi yakamı kurtarsam senden
Kimbilir neler olacak
Konuşamıyorum,
Hani derler ya konuşsa neler anlatacak
İşte aynı durumdayım bende
Gözlerimi oku diyorum sana
Sense boş boş bakıyorsun,
Sanki içinden tavşan çıkacak
Hayır, olmuyor senle
Anlamalısın yürümüyor işte
Şimdi beni birisi görse
Yazık delirmiş derler
Aynanın karşısında dert yanıyor kendine
İşte böyleyim bende
Sevemiyorum kendimi
Gelmiyor içimden sevmek
Ayrılmalıyım artık kendimden
Ne dersin belkide en iyi çözüm ölmek?21 Haz 2008 @ 2:50 pm eNihal
HOŞÇAKAL UÇURUM GÜLÜ
Munzur’un coşkusuyla büyüttüm içimde,
Yüreğime kök saldın uçurum gülü,
Kanayan yaralarıma tuz,
Dikenlerinle yüreğime sıkı sıkı tutundun,
Bazen ağlatıp, dipsiz kuyulara atan,
Bazen umuda beyaz güvercin oldun…
Her mevsim, karagüller açan
Varlığınla yokluğun arasında kaybolan.
Hayallerimi çaldın, umutlarımı aldın,
Yağmur gibi yağsada, acılarım üstüne,
Sen kök saldın yüreğime,
Pervasızca, hoyratça bağlandın…
Gözlerim sensizliğe ağladı,
Gözyaşlarım Munzur’a karıştı, çağladı
Bazen sevdama türkü, bazen acılarıma ezgi oldun…
Sen tükenen bedenime nefes,
Soğuk gecelerde, düşlerime misafir oldun…
Ben; seninle sensizliği yaşadım,
Taşınmaz dertleri bana bıraktın,
Sen, bendeki seni yaşattın,
Bende ki seni mahkûm ettin,
Yalnızlığa acılara terk ettin…
Bendeki dayanılmazlığı, ikimiz yerine yaşadım,
Çoğu geceler isyan ettim, ağladım
Ben her şeyi tek kişilik yaşadım,
Sensizlik zifiri karanlık, cehennem,
Ben sende karanlığı yaşadım…
Artık bittim tükendim, bak yolun sonuna geldim…
Dilim varmaz söylemeye, ürkekçe fısıldadım,
Hoşçakal düşlerimin davetsiz misafiri,
Hoşçakal yarınlarım, umutlarım…
Sessizce, hayallerimi, yarınlarımı gömdüm,
Hoşçakal yüreğimin acısı, uçurum gülü hoşçakal…21 Haz 2008 @ 2:52 pm eNihal
Sevdim ve Nefret Ettim
Duvar sessizliğine bürünmüş
Gözlerimden akan kendim
İstemiyerek çarpıyordu çaresizliklerime
Ağlıyordu gözlerim
Donmuş kirpiklerimin arasından
Bir elimde sevgim
Diğer elimde nefretim
Yanlızlıklara esir düşmüştü bedenimDuygularım
Savaşlarda bozğun yemiş
Ganimet görüntüsü parlaklığında
Bedenimden çaresizliğim süzüldükçe gönlüme
Sevgim açan bir çiçek tazeliğinde
Nefretim keskin bir hançer görüntüsünde
Renk veriyordu
Hislerimde kaybolduğum kendimeSevmek ve nefret etmek
Sıkışmıştı çaresizliğimin püf noktasına
Düş sessizliği görünümü damlayan terim
Gönlümde sevgim
Ellerimde nefretim
Nefes almaya çalıştığım
Düşüncelerimde yalnız kalmış kendimSevgi yanacaksa yansın yüreklerde
Ama asla donup, buz tutmasın
Nefret kokan bakışlarda
Ben
Sevdim ve nefret ettim
Yalan dünya seyrinde nadir durulan yerde21 Haz 2008 @ 2:54 pm eNihal
Özgür Aşk
Özgürüm olabildiğine
Unutulmaz sandığım
Kanla adını kalbime yazdığım
Seni siliyorum aklımdan
Ruhumdan, bedenimden
Adını anmıyorum
Gecelerimi süslemiyorsun
Hayallerimde yüzün yok
Aşkına parya ben, anladım
Hisler aldatmaca
Aşklarsa yalan
Uzaklara özgürlüğe
Kaçıyorum senden
Mananın anlamsız olduğu yerde
Dönerim meydanlara
Aşk, bal yapmaksa
Bir çiçek yetmez
Binlerce çiçeğe konarım ben21 Haz 2008 @ 3:01 pm eNihal
Gökte Hilal Yerde Nihal
Gecenin bir vaktidir
Parlıyor yıldızlar arasında bir hilal
Bense ellerim duada
Dudaklar mırıldanır dillerde NihalO öyle bir Nihal’ki
Güneşin sıcaklığı raks eder gözlerinde
O öyle bir Nihal’ki
Çocuklar sek sek oynar yüreğindeO öyle bir Nihal’ki
Gülerken yüzü şekli hilal
O öyle bir Nihal’ki
Candan dost yürekten hevalO öyle bir Nihal’ki
Yağmurdan sonra ebem kuşağıdır
O öyle bir Nihal’ki
Üsküdara gider iken yağan yağmurdurO öyle bir Nihal’ki
Karanlık gecelerin parlak yıldızıdır
O öyle bir Nihal’ki
Dost ikliminin en güzel kızıdır
DUYMADILAR
ZAMAN SÜRÜKLEDİ,BENİ
ÇIKMAZLARA,KUYTULARA
BİR ÇÖZÜM BULAMADIM BİR TÜRLÜ
ANLAMADILAR DUYMADILAR SESİMİ….BİR BOŞLUKTA KALDIM ŞİMDİ
BAŞLANGICI DA SONU DA AYNI
BİTMİYOR FİGANIM DERDİM
İYİ TARAFI YOK,BENİMLE OLAN HEP KÖTÜ TARAFISARSILDI SEVGİM ONA KARŞI
BİLMEM Kİ KAÇ OLDU AŞKIMIN YAŞI
NE OLURSA OLSUN KAZANACAĞIM
BİTİRECEĞİM ARTIK BU SAVAŞI‘’ AŞK DUDAKLARDA KAHKAHA
DEĞİL
GÖZLERDE BİR DAMLA YAŞTIR
MAKSAT SEVGİLİ UĞRUNA
ÖLMEK DEĞİL
ONU ÖLECEK KADAR
SEVMEKTİR !’’MUTLULUK YAŞARKEN
MUTSUZLUKTAN HİÇ KORKMA !!!
AŞIK OLMAK İSTİYORUM
ÖĞRENMEK İSTERDİM GERÇEK SEVGİYİ
BİRİNİ GERÇEKTEN ÖMÜR BOYU SEVMEYİ
YAPABİLİR MİYİM ? BU ZORLU İŞİ
ACI ÇEKER MİYİM ? SÖYLEYİN BANA…AŞKA ATILMAK ÖLMEK KADAR ACIYMIŞ
İNSANIN KALBİNDE BÜYÜK SANCIYMIŞ
SEVENLER HEP AĞLARMIŞ
BENDE AĞLARMIYIM ? SÖYLEYİN BANA …TAVSİYE ETMİYORLAR GENÇSİN ÇOK DİYORLAR
AMA GÖRÜYORUM ONLARDA SEVİYORLAR
BİRŞEY VAR Kİ ; GÖZYAŞLARIYLA SÖYLÜYORLAR
‘’SEVMEK KOLAYDA , AYRILMAK ZOR’’ DİYORLAR
HOŞ GÖRÜLÜ OL
Hayat çok güzel, yaşamak istersen,
Her şey gelip geçer, sabredersen.
Pişman olmadan, yaşamak istersen,
Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.İnsanlardan saygı, sevgi beklersen,
Önce sen göstersen de, hoşnut etsen.
Meyveli ağaç gibi, taşlanmak istersen,
Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.İnsan ölür, makam, mevki geçer, bilirsen,
Çirkin, kusur görme sev, sevilmek istersen.
Hayatta hal, hatır soracak, dostlar istersen,
Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.Ölünce de, rahmetle anılmak istersen,
Dünyayı, ahiretin tarlası bilip, ekersen,
Kul olarak berzahta uyumak istersen.
Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.
ŞEHRİ KARAKAYA 14 Nis 2008 at 10:36
OLMUYOR !…
GÜNEBAKAN içimde, bir sevda benim.
Sevmesem olmuyor,sevsem olmuyor.
Ustagil sülalem,ben bu köydenim
Demesem olmuyor,desem olmuyor.
*** ***
Gurbete çıkmışım küçücük yaşta,
Siyah saç kalmadı,ağardı başta.
Ayrılık bir acı yürek ataşta,
Yanmasam olmuyor,yansam olmuyor.
*** ***
Niceleri geçti, devran dönüyor.
Yıllar geçtikçede hayat sönüyor.
Hatıralar bir bir rafa konuyor,
Koymasam olmuyor,koysam olmuyor.
*** ***
Büyüklerim bir bir göçüp gitmişler,
Sanki bu dünyada sefa etmişler,
Baktım kabirlere, hepsi yatmışlar,
Bakmasam olmuyor,baksam olmuyor.
*** ***
Benim mezarımı köyüme kazın.
Mezar taşımada bir garip yazın.
Günebakan senin,her gün bir nazın,
Çekmesem olmuyor,çeksem olmuyor.
*** ***
Gurbetin suyuda bir hoş içilmez,
Doğduğum köy benim,baha biçilmez.
Yeminle söylüyom burdan geçilmez,
Geçmesem olmuyor geçsem olmuyor.
*** ***
Hasret kaldım eski güzel yıllara.
Mehlep sıyırdığım yeşil dallara.
Gurbetten çıkıpta,uzun yollara,
Düşmesem olmuyor,düşsem olmuyor.
*** ***
Bu hasret ne zaman bitecek derim,
Sabırla beklerim,hem ALLAH Kerim
Gözümde yaşlarım,alnımda terim,
Silmesem olmuyor,silsem olmuyor.
*** ***
Yılda bir giderim,yazın sıcakta
Dere tepe gezip fer yok bacakta,
Hasreti kor etti,beni ocakta
Yanmasam olmuyor,yansam olmuyor.
*** ***
USTAOĞLU derler benim adıma.
Her gün GÜNEBAKAN düşer yadıma.
Gidipte yerleşsem,hem muradıma,
Ermesem olmuyor,ersem olmuyor
18 Nis 2008 @ 3:13 pm eHalit ŞAHİN
ÖLMEK
çağırırsın bir gün beni de ölüm
ansızın vurabilirsin kapıma
ister istemez gelirim
bir güzel kadına, bir güzel kıza
bakarken ölebilirim
arkamda bir yığın sevap ve günah
belki bir gece yarısı,belki bir sabah…
çeşmeler daha türkülü ırmaklar daha gümrah
akarken ölebilirim.
bütün kaygılarımdan arına arına
bilmem ki çıkar mıyım, çıkmaz mıyım yarına
kızımın resmi için odamın duvarına
bir çivi çakarken ölebilirim.
yüreğim çepeçevre, damar damar gam
ah bu derdi yazmakla çizmekle anlatamam
evimin lambasını belki bir akşam
yakarken ölebilirim.
düşündüm musalla saltanatımı
en son bineceğim tahta atımı
bir ayna önünde kıravatımı
takarken ölebilirim.
çağırırsın bir gün beni de ölüm
ansızın vurabilirsin kapıma
ister istemez gelirim.
bir güzel kadına, bir güzel kıza
bakarken ölebilirim.

14 Mar 2008 @ 5:18 pm eMUSTAFA ÖZYURT
Dost Bildiklerim Düşman Oldular
Sevdama zincirden kilit vurdular
Gençliğime arsız tuzak kurdular
Ben kendime DOST diye bilmişken
Dost bildiklerim düşman oldular
Ne halden bildiler ne de hatırdan
Ne evden sordular ne de çadırdan
Birden bire soğudu burda havalar
Dost bildiklerim düşman oldular
Veryansın ettim de duyan olmadı
İhanete hileye doyan olmadı
Beni bu hayatta dünden yordular
Dost bildiklerim düşman oldular
Ne para kaygısı , ne şöhret ne şan
Bu koca alemde kalmamış insan
Güneşin batışını benden buldular
Dost bildiklerim düşman oldular
Artık ne halim var ne de demanım
Can verdim dostluğa kalmadı canım
Unuttu alem beni bende insanım
Gençliğime arsız tuzak kurdular,
Dost bildiklerim düşman oldular.
07 Mar 2008 @ 10:32 am eMUSTAFA ÖZYURT
GİDERİM
Şu köhne dünyada ben aşk divanesi,
Sevdaların elinden tutar giderim…
Riya dilber olupta bal şerbet sunsa,
Kadehini başına atar giderim….
Zirveler çok yüksek, yükselmek hayli zor,
Bende zamana inat batar giderim..
Yalanlar basamaktır türlü mevkiye,
Yalanın tapusunu satar giderim…
Çirkef yapışkandır kalabalıklarda,
Sözümü hiç uzatmaz yutar giderim…
Bilirim gücüm yetmez her haksızlığa
Öfkenin kabzasını tutar giderim..
Her dönen dolapta nedensiz üzülür,
Tükenir tükenir biter giderim..
Gözün aydın devranı zorba haksızlık,
Zamanda yaşamak zor, yiter giderim
05 Mar 2008 @ 5:03 pm emeçhul bozkurt
Mezar Taşı
Kırkdört yılı en başlarda
Seksenlerde C-5′lerde
Hücrendeki tüm taşlarda
Arkadaşın ben olaydım
Her gündüzde, her gecede
Sürgünlerde, işkencede
Yaşadığın her acıda
Mağrur başın ben olaydım
Nağme nağme fasıl fasıl
Ömür geçti usul usul
Yine esir Kerkük-Musul
TURAN düşün ben olaydım
Alperenlik var yapıda
Nöbete dursam kapıda
Ankara’da Beştepe’de
Mezar taşın ben olaydım
05 Mar 2008 @ 5:04 pm emeçhul bozkurt
Başbuğ`a Mektup
Başbuğum bu destan sanadır yine
Ülkücü tavırdan yanadır yine
Sene doksanyedi tarih dört nisan
Ülkücüye onbir aydan sert nisan
Sen gittin ya içimizde dert nisan
O gün bizi görsen bilmem ne derdin
Eminim ki alnımızdan öperdin
Güneşli bir günde yitirdik seni
Fırtınada karda götürdük seni
Gönül köşkümüze yatırdık seni
O gün bizi görsen bilmem ne derdin
Kalkabilsen alnımızdan öperdin
Gidişine yerler gökler ağladı
Turan yetim kaldı kara bağladı
Tekbirler ağıtlar yürek dağladı
O gün bizi görsen bilmem ne derdin
Sen Başbuğ’dun alnımızdan öperdin
Sen gittin ardından divan kuruldu
Meydan gümbürdedi oklar gerildi
Kavga döğüş bir karara varıldı
Olanları görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Ayrılıp yuvadan uçanlar oldu
Diyardan diyara göçenler oldu
Başka elde bayrak açanlar oldu
Olanları görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Oğlun Tuğrul parti kurdu çekildi
Azmi Başkan arkasına takıldı
Aldemir’de doğru yola sokuldu
Olanları görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Biz kaldık çalıştık seçim kazandık
Sarımsak soğansız biçim kazandık
Asgari ücretten geçim kazandık
Şölenleri görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Ecevit Bahçeli Yılmaz oldular
Hükümet kurmaya karar kıldılar
Yazdılar çizdiler işe daldılar
Olanları görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Muhteşem bir ilgi alâka oldu
Kapımız kırmızı pilâka doldu
Bir günde binlerce yalaka geldi
Gelenleri görsen bilmem ne derdin
Herhalde kahkahayla gülerdin
Son gelenler baş köşeye yerleşti
Tüm halkalar zincir oldu birleşti
İş karıştı anlatmakta zorlaştı
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Marmarayı deprem aldı götürdü
Yolsuzluklar memleketi bitirdi
Anadolu ümidini yitirdi
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Hortumcular dükkân açtı her yere
Namusluya tayin çıktı zor yere
Kuşatıldık gidemiyoz bir yere
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
İmf’ye kaptırdılar yakayı
Borsa dolar hiç sevmiyor şakayı
Temel Reis haciz verdi takayı
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Ekonomi raydan çıktı gidiyor
İşçi köylü kemer sıktı gidiyor
Fukara canından bıktı gidiyor
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Yalvardık yakardık fayda etmedi
Feryadımız Ankara’ya gitmedi
Başörtüsü okul derdi bitmedi
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Herhalde inanmaz geri giderdin
Bir kanlı katile idam verdiler
İmralı’ya tatil köyü kurdular
Şehitleri birde bunlar vurdular
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Bir şehit çocuğu tuttu yakamı
Abi dedi: Bu olanlar şaka mı?
Siz buysanız geri verin babamı
Bu feryadı duysan bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Utançtan sokağa çıkamaz olduk
Kimsenin yüzüne bakamaz olduk
Yakamıza Bozkurt takamaz olduk
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Yazdığım destanlar kahretti bana
Bağlamam duvardan küfretti bana
Türküler hayatı zehretti bana
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Pavyondan gelenler başı tuttular
Halimize bakıp keyif çattılar
Söylemesi zor amma ‘’bizi sattılar’’
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Bıyık uçlarıma posta koydular
Direndim adımı hasta koydular
Düşmana gül verip dosta kıydılar
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Azıcık ses veren sürgün edildi
Gönülde taht kuran sürgün edildi
Dokuz Işık Turan sürgün edildi
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Hiç şaşırma Ozan Arif dışlandı
Ahmet Yılmaz asi diye fişlendi
Yüreğimiz dost (!) elinden şişlendi
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
İhanet edene madalya taktık
Sadâkât edene uzaktan baktık
Sen olsaydın böyle mi olacaktık?
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Bunca yıldan sonra ortada kaldık
Sen uçmağa vardın bizlerse öldük
Destan destan Beştepe’ye gömüldük
Halimizi görsen bilmem ne derdin
Vallahi billâhi geri giderdin
Bu destan, bu türkü, sazım sanadır
Bir tek seni sevdim nazım sanadır
Duy beni Başbuğum sözüm sanadır:
‘’ÜLKÜME DARILIP KÜSMÜYORUM BEN
KİMSEDEN KORKUM YOK SUSMUYORUM BEN
BU KAHPE DÜZENE KANMAYACAĞIM
ÖLSEMDE YOLUNDAN DÖNMEYECEĞİM’’
05 Mar 2008 @ 5:05 pm emeçhul bozkurt
Reis
Romantik serseri düşler kurardın,
Çaresiz dertlere derman arardın,
Yaş otuz demeden soldun, sarardın,
Saçlarına aklar düşmüş be Reis
Yaşananlar rüya düşmüş be Reis
Ahde vefa denen yalanmış meğer,
Yüzüne gülmeler pilanmış meğer,
Koynunda beslenen yılanmış meğer,
Saçlarına aklar düşmüş be Reis
Yaşananlar rüya düşmüş be Reis
Dağ demedin, taş demedin dolaştın,
Herkes çekti gitti bir sen savaştın,
Saçların siyahken kaç kez seviştin?
Saçlarına aklar düşmüş be Reis
Yaşananlar rüya düşmüş be Reis
05 Mar 2008 @ 5:06 pm emeçhul bozkurt
Yerde Kalmasın
Seksendört yılında Siirt ilinde
İlk pusuyu kurdular Eruh yolunda
Mehmedim’in türküsü alem dilinde
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Okullar camiler yanmış yıkılmış
Üç günlük bebeğe kurşun sıkılmış
Analar hep yasta boynu bükülmüş
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Yakılan köyleri anlatır biri
Dili dolaşıyor benzi sapsarı
Gidenler bir daha dönmüyor geri
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Suriye Bekaa dolaşıp durdun
Çoluğu çocuğu ölüme sürdün
Birinci dersini Kenya’da gördün
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Gözün aydın olsun yurda hoş geldin
Onbeş yıl bekledik niye geç kaldın
Sürdüğün saltanat bitmezmi sandın
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Fırsat verilirse hizmet edecek
Çoban olup dağda davar güdecek
Bir yolunu bulsa Şam’a gidecek
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Bu rezil yüzünden ne canlar yandı
Otuzbin can gitti ocaklar söndü
Annem de Türk dedi Kıble’ye döndü
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Suriye İran Irak destek olmasın
Avrupa bu işe köstek olmasın
Gerek yok gözlemci filan gelmesin
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Pişmanlık yasası çıksın ne demek
Bunun Türkçesi katile af demek
Abesle iştigal resmen halt yemek
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Yetim yavruların yükselen sesi
Hakim bey savcı bey dinleyin bizi
Kırılsın o kalem yazmasın yazı
Asın bu katili nefes almasın,
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Ağlayan sızlayan analar gördüm
Düşündüm taşındım kararı verdim
İlmeği yağladım urganı gerdim
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Şehit Hüseyin’in oğlu büyümüş
Mahkemede bir bak yiğit ne imiş
Biz kararı verdik yok artık dönüş
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Yerin yurdun belli rahat olsunlar
Adresin İmralı böyle bilsinler
Dağdaki itlerin gelip alsınlar
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Avukatlar gelip gelip gitsinler
İmralı havası alıp gitsinler
Savunmana delil bulup gitsinler
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Yetmiş avukata ne gerek vardı
Dangalos Dallama gelse yeterdi
Üçü bir arada olup biterdi
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Şehidin geride oğlu kızı var
Yanmış yüreklerde dinmez sızı var
Bir bilsen kellende kimin gözü var
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Şehitlikte açık görüş olmuyor
Feribotla bacı kardeş gelmiyor
Olanları aklım fikrim almıyor
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
Cümle şehitlerin adı sorulsun
Kıssadan hisse hesap görülsün
Fazla uzatmayın kalem kırılsın
Asın bu katili nefes almasın
Şehidimin kanı yerde kalmasın
05 Mar 2008 @ 5:08 pm emeçhul bozkurt
4 Nisan
Dört nisan doksanyedi, alelade gün değil,
Kara günsün, kara gün bu bir gerçek, kin değil,
O kadar karasın ki tarifin mümkün değil
Başbuğ’ un başımızdan çekildiği günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
Çekildiği diyorum, sor bana hele niye?
Çünkü dilim varmıyor ona öldü demeye,
Varmasa da mecburum, mecburum söylemeye
Bize yetim gözüyle bakıldığı günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
Çok acılar görmüştüm, ama bu kadar derin
Olanı görmemiştim, bu da senin eserin
O kara akşamında, kapkara bir haberin,
Beynime kurşun gibi sıkıldığı günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
Belki senin suçun yok, belki benimki hata,
Her can günün birinde göz yumacak hayata,
Fakat sen bir başkasın, sen varya sen, adeta,
Ciğerimin yerinden söküldüğü günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
Altaylar’ dan Tuna’ ya libas giymiş hüzünden,
Özünden ağlıyor bak, bütün Turan özünden.
Müslüman Türk evladı olanların gözünden,
Yaş yerine kanların döküldüğü günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
Başbuğ Türkeş yok artık, bulabilmek imkansız
Herkesin acısını bilebilmek imkansız,
Her yüreğe tercüman olabilmek imkansız,
Her yürekte bir ağıt yakıldığı günsün sen
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
Türkeş gibi bir lider ne çıkmıştır, ne çıkar
Yıkar onun acısı, Arif ’ i artık yıkar
Ateşin kanunudur düştüğü yeri yakar,
Bozkurtların boynunun büküldüğü günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!
05 Mar 2008 @ 5:08 pm emeçhul bozkurt
Bayram Duası
Ya Rabbi tadına bütün milletin,
Varacağı bayramlara eriştir
Milletinin yarasını devletin,
Saracağı bayramlara eriştir
Devletin milletin verip el ele
Kimsenin kimseyi etmeden köle,
Zenginin fakirin gönül gönüle
Gireceği bayramlara eriştir.
Fukaranın rezil olduğu değil,
Hastanede rehin kaldığı değil,
Memurların zekat aldığı değil
Vereceği bayramlara eriştir.
Her mübarek bayram gelince böyle,
İşçi köylü mahzun olmasın öyle,
Cebinde harçlığı göğsünü şöyle
Gereceği bayramlara eriştir.
Enflasyon insin diye çok estim,
Anladım ki biraz hayalperestim,
İnmesinden artık umudu kestim
Duracağı bayramlara eriştir.
Ya Rabbi halimiz ayandır sana,
Tahammül kalmadı dökülen kana,
Savaşın kavganın, terörün sona
Ereceği bayramlara eriştir.
Sağımız solumuz düşmanla kaplı,
Sırtımızda nifak hançeri saplı.
Yüreklerin birlik beraber toplu
Vuracağı bayramlara eriştir.
Ben desem devletin gücüne gider,
Bunlar ne av yapar ne koyun güder,
Hepimizi başta gerçek bir lider
Göreceği bayramlara eriştir.
Arif der ki Ya Rab Müslüman Türk’üm
Bu düzen tartmıyor çok ağır yüküm,
Türk’ün ve İslam’ın yeniden hüküm
Süreceği bayramlara eriştir.
05 Mar 2008 @ 5:11 pm emeçhul bozkurt
ŞEREFSİZLER
Bizi mahkum etmekti,
Derdiniz şerefsizler.
Ve nihayet murada,
Erdiniz şerefsizler.
Bağırsam neye yarar,
Çağırsam neye yarar,
Tam kahpece bir karar,
Verdiniz şerefsizler.
Şaşırmadım ben buna,
Kına yakının kına.
Mazlumların kanına,
Girdiniz şerefsizler.
Eh, .. Sırayı savdık biz,
Siz düşünün artık siz!
Hukuku katlettiniz,
Kırdınız şerefsizler.
Arif derki; çıktı ok,
Bundan sonra insaf yok,
Adalete resmen b…,
Sürdünüz şerefsizler.
05 Mar 2008 @ 5:13 pm emeçhul bozkurt
Vergi Bağlandı
Ağlamak sızlamak nafile beyler,
Yorgana, döşeğe vergi bağlandı.
İnliyor şehirler, kazalar, köyler,
Buğdaya, başağa vergi bağlandı.
Bülbül gibi susmak için dut yerdik,
Koyun besler, kuzu besler süt yerdik,
Ara sıra av yapardık et yerdik
Baruta, fişeğe vergi bağlandı.
Berberin bakkalın koptu damarı
Esnaf duman oldu yedi şamarı
Sık diyorlar, yok ki sıkak kemeri,
Kemere, kuşağa vergi bağlandı.
Bankerler topladı bankada para
Zengin yine zengin, fakirde yara.
İneğe öküze, mala davara,
Tokluya, şişeğe vergi bağlandı.
Ben görmedim dertsiz insan göreni
Vurgun cu yol almış yoktur fireni,
Gariban köylünün kara tireni,
Ahırda eşeğe vergi bağlandı.
Arif bak diyorlar az ve öz olsun.
Nikaha vergi var geriye kalsın
Bekarlar aklını başına alsın !
Doğmamış uşağa vergi bağlandı.
29 Şub 2008 @ 12:20 am Şehri Karakaya
TÜRK ASKERLERİ
Beyhude,yazılar yazmayın buza
Hesabı görecek,TÜRK ASKERLERİ
Vatan bölünecek,diyen soysuza
Dersini verecek,TÜRK ASKERLERİ
Sahipsiz sanıpta heveslenmeyin
Edeple oturun delilenmeyin
İhanet etmeyin,hem ilenmeyin
Sizleri sürecek,TÜRK ASKERLERİ
Millet arkanızda,yürüyün hele
Yılmak yok bu yolda, verin el ele
Yardım et ALLAH’ım sağ salim gele
Gelipte gülecek, TÜRK ASKERLERİ
Kararını vermiş, çatmış kaşları
Çelik yürekliler,gençtir yaşları
İsyan için kalkan hain başları
Yerlere serecek, TÜRK ASKERLERİ
Kükremiş sel gibi çağlayacaklar.
Ülkede huzuru sağlayacaklar
Hainleri bir bir avlayacaklar
Hesapları silecek, TÜRK ASKERLERİ
Mehmetcik yeminli, bu iş bitecek
Yurdumda analar gayrı gülecek.
Belkide yeniden, sınır çizecek
Defterler dürecek, TÜRK ASKERLERİ
Şehitlik makamı en yüce makam,
Üzülmüyorum ki ağıtlar yakam
Mevzu vatan ise hiç yoktur şakam
Deyip gürleyecek, TÜRK ASKERLERİ
Esaret mi? asla… o bize ardır.
Oyunlar bozacak gücümüz vardır.
Kalleş PeKaKa ya bu ülke dardır
Diyerek ezecek, TÜRK ASKERLERİ
Analar yüreği dağladı firak
Kucaklar Mehmedi, şefkatle toprak
Şehitler kanıyla boyanan bayrak,
İnmesin diyecek, TÜRK ASKERLERİ
USTAOĞLU derki canımız feda,
Ayrılık vermesin O Yüce HÜDA.
Minarelerdeki o kutsal seda,
Dinmesin diyecek, TÜRK ASKERLERİ
ŞEHRİ KARAKAYA (29 şubat 20
Cuma
26.Şub.2008 17:46 METEHAN KARAKAŞ
SENSİZLİK BİTİRDİ BENİ
Ne kadar sessiz kalsamda hayatta
Unutamadım,unutamamda BİTANEM seni asla
Neden diye sorsamda kendi kendime hayata
Yaşıyor mu?sanıyorsun sen beni dünyada
Sensizlik bitirdi beni coktan yoklugunda
Hep bekledim seni hayat denen şu yolda
Dönmeyecegini bilsemde aslında
Lakin hicbir şey farketmezdi artık bana
Çünkü arayış içindeydi kalbim sensiz kaldıgım anda
Sensizlik bitirdi beni sen inansanda inanmasanda
Yalnızlık çok zor dediginde anlıyamamıştım bitanem seni
Taki sensizligin acısı yakınca seven kalbimi
Çok zormuş sensizlik anladım şimdi seni
Ne farkederki pişmanlıktan ölsem şimdi
Sensizlik bitirdi beni dönsene BİTANEM artık geri
Hiç kimseyi sevmedim BİTANEM unutmak için seni
Nasıl unutabilirdimki senle dolu günlerimizi
İnansanda inanmasanda ilk günki gibi SEVİYORUM SENİ
Herşey bitmiş olsada sende şimdi,
Sensizlik bitirdi beni ne olur artık dönsen geri
Güneş sabahı beklermiş dogabilmek için
Bense seni bekledim hep yaşabilmek için
Neler vermezdim bir kere gülmen için
Tek kelimen yeter bana dönmek için
Sensizlik bitirdi beni neyi bekliyorsun benle olmak için
Not: şiir bana aittir kopyalanması yasaktır
09/02/2008/cumartesi
METEHAN KARAKAŞ

23 Şub 2008 @ 12:04 pm eask_militani
Ve Monna Rosa
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara…
Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü
Ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun.
Günahkar toprağıma saçından bir tel düştü;
Sana ne olmuş Rosa, bir derde tutulmuşsun.
Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti:
Noel ağaçları ve manolyalar kahrolsun,
Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü…
Şu şapkayı çıkarıp atıyorum ırmağa;
Her şeyim sizin olsun, hep sizin kesik başlar.
Rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa,
İçine gül koyduğum tüfek ölmeye başlar.
Günahını sırtına yüklenen kaplumbağa
Gibi ölüm önünde öz benliğim yavaşlar.
Öyleyse şu şapkayı fırlatayım ırmağa.
Bu erkekler kokuyu kediler gibi alır
Ve kediler her gece sürünür yastıklara.
Denizleri bahtiyar eden günler kısalır;
Satılmayan çiçekler, zehirli ve kapkara,
Unutulmuş erkekler ve kadınlara kalır.
Bir geyiğin gözleri düşer eriyen kara
Ve erkekler kokuyu kediler gibi alır.
Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!
Ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi.
Sana da Monna Rosa, taş bebeği bıraktık.
Ellerinde kılçıklı balıkların bir dişi.
Senin hatıran gibi büyük, yeni, karanlık;
Senin hatıran kadar Allah ve şeytan işi…
Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim;
Ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura.
Tüyüme horozdan çok itimat edeceğim,
İtimat edeceğim şu belalı yağmura.
Ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
Asılmış bir adamın iki eli yağmura.
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.
Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
Ve bir şehir yaratmak, ruhundan Gülce diye.
Parçalanan gemiyi ve yırtılan yelkeni
Katıvermek sessizce söylenen bir türküye.
Ve sonra bir köşede öldürmek ölmeyeni
Ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen şarkıya,
Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni.
Sana tavuskuşunun içime girdiğini
Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
İçime girdiğini, tüyünü yolduğunu
Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
İçimde tavusların bir bir kaybolduğunu,
Bana da bir çift ak kanat kaldığını
Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara…
23 Şub 20
08 @ 11:53 am eask_militani
duy sevgili
o saatlerde nükseder gamlı hallerim
kaybederim senden yana ne varsa
kimi ağlar, kimi sızlar
ve zamanı parçalayan gözlerim
yorgun umutlarla geceye sızar
imkanı yok tesellinin
sen o kadranı bozuk saatlerde
vuslatsız aşıkların dilindeki şarkı
düşünce gecenin alnına
hasret perdeleri, pencerelerde kat kat
adını haykırsam göklere neye yarar
o garip
o soğuk sızı iner yüreğime
bir tutam hüzün dökülür sürmelerime
yaslarıma kederlerime
büker boynunu saksıdaki menekşe
hasret dokurum gecenin tezgahlarında
düşünce hayalin gözlerimden
bahar mı, hazan mı bilinmez
bu yürek yaralanır hey yar
dökülmez avuçlarıma ne ay ne yıldız
yokluğun kadar
sabah olmuş güneş doğmuş neye yarar
sensizlik sürgünüm olur
götürür beni sevda kıran rüzgarlar
duy sevgili
böyle kaç mevsim geçti
kara yazgılı kaderin ellerinden
mutluluk geç kaldı, ayrılık daha tez
vuruldum kırk yerimden
dağıldım böyle kaç kez
seni aradım
düşlerim gecenin tutsağında
saatlerse hep sensizliği vurdu
bir yanımda dilsiz kapım
bir yanımda yorgun yatağım
gözlerimdeyse o deli sevda
ne gecelerde buldum seni,
ne gündüzlerde
an geldi sustum
zemheri vurgunu dudaklarımdaki
hasret kurşunuyla kendimi vurdum
yoksun…
23 Şub 2008 @ 11:47 am eask_militani
Feleğin Çarkı !
Tersine döner mi Mevla’nın işi?
Ters dönen feleğin çarkı değil mi?
İtibar görüyor namussuz kişi
Kırdığı geçse de kırkı değil mi?
Nice iyi önceleri dövülmüş
Mansur gibi sonra tutmuş sevilmiş
Doğru diyen dokuz köyden kovulmuş
Bu zaten çok eski türkü değil mi?
Bilmem ki bu böyle ne kadar gider
Herkes ettiğini sonunda öder
Eşek de kendini aslan zanneder
Sırtına geçirse kürkü değil mi?
Utan ulan kara bahtımız utan
Helerin eline kaldı bu vatan
Çakal hür, arslanı kafeste uttan
Arslandan duyulan korku değil mi?
Arif sen hiç sorma hak hukuk nerde
Çakalın hükümran olduğu yerde
Elbette arslanı korlar içerde
Bu bile arslanın farkı değil mi?
22 Şub 2008 @ 5:10 pm eask_militani
Beni Bekledinse !!!
Sevda değildi bu
Sanki bir düştü
Sürecek diyordum
Sonsuza kadar
Takvim yaprağına
Ayrılık düştü
Aramıza girdi
Bu kara duvar
Beni bekledinse
Yağmurda karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde
Çiçekler açar
Yüzün ay ışığı vuran bir koydu
Saçların gecede saman yoluydu
İçin güneşlerle dolu doluydu
Önce gözlerine gelirdi bahar
Beni bekledinse
Yağmurda karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde çiçekler açar
Çorak yüreğimde çiçekler açar
20 Şub 2008 @ 2:50 pm eMEÇHUL BOZKURT
HüzünHüzün doldu içime geçmez baharlar
Mevsimler,yıllar geçti gülmez oldu yar
Hatıralarda canlandı yaşanan o baharlar
Sevgiye hasret kaldık gülmez artık bize yarNice yıllar geçse de ağlayan bizim yar
Gönlümüzde yaşayan mevsim artık son bahar
Sinedeki yarenin bulunmaz dermanı yar
Yaşamaya umut yok bitti bizde tüm bahar
Çiçekler sensiz yalnız hayata gülse
Sevginin kollarında yapraklar gül olsa
Yüreğim durmaz sızlar yare dolu kalbimle
Gözlerimin ufkunda doğuştan dertli dağlar
Sarsa deniz dünyayı gözlerim durmaz ağlar
Gönlümden gitmez oldu hüzün dolu zamanlar
Yüreğim yari özler gözlerimse hep arar
Çare yok yüreğimi sarmış bütün hüzünler
19 Şub 2008 @ 3:51 pm eNESLİHAN
ADINI KOYAMIYORUM
Gözlerin kursuna diziyor beni,
Her aksam geceyi kucakliyorum,
Galiba seviyor bu beden seni,
Kendimden habersiz dolasiyorum.
Ümitler yeserdi kalbimde birden,
Arindim içimde nefretten kinden,
Sevmeyi ögrendim sevgilim senden,
Tarifsiz adini koyamiyorum.
Ne güzel bir duygu sevgi dedigin,
Benimle yasarmis uzak bildigim,
Sözlerin ugruna mazi sildigim,
Seninle olmaya doyamiyorum.
19 Şub 2008 @ 3:38 pm eNESLİHAN
BİR DAHA YAKTIN
Dün aksam bakarken eski resmine,
Gözümden bir damla yas olup aktin,
Bir film seridi geçen günleri,
Anarken hayirsiz, bir daha yaktin.
Yagmurlar düserken beyaz tenine,
Yagmurun her damlasini kiskandim,
Ne kadar muhtacim güzel sesine,
Duygular üstüme yagdi islandim.
Düsündüm bir dünü, birde bugünü,
Nerede sevgimiz, nerede kaldi.
Sessizce söyledim senin türkünü,
Yüregim sizladi, gözlerim daldi.
Sanma ki tek derdim senin yoklugun,
Nedir bu yalnizlik nedir bu zulüm,
Yeter be yüregim artik sustugun,
Bu seni kalbimden sildigin günüm.
11 Şub 2008 @ 11:25 pm eMUSTAFA ÖZYURT
SEVDA ÇİÇEGİM
YAŞAM DENEN BATAKLIKDA
SENSİZ GEÇEN GÜNLERİN ŞAFAGINDA
ÖMRÜMÜN TEK BAHARINDA
SENİ ARIYOM SEVDA ÇİÇEGİM
*************************
BEN NEYİMKİ BOŞ BİR VİRANE
OLMUŞUM AŞKINDAN DELİ DİVANE
AŞKI SOR BİRDE SEVDA ÇEKENE
ANLATSIN SANA SEVDA ÇİÇEGİM
*************************
SENİNLE AŞKIMIZ BİR ÖRNEKTİ
SENİNLE KAVUŞMAMIZ BİR DİLEKTİ
AŞKIN KALBİMEŞİMDİ DERT EKTİ
SOLDU ÖMRÜM SEVDA ÇİÇEGİM
***************************
SANA VURGUNUM MECNUN GİBİ
14 ŞUTBATTA UNUTMA BU GARİBİ
BENİ ÖLDÜR AL CANIMI YARABBİ
YETERKİ SOLMASIN SEVDA ÇİÇEGİM
14 ŞUTINIZ KUTLU OLSUN
11 Şub 2008@ 9:22 pm eisa özyurt
SONSUZA YOLCULUK
Şimdi bir kitabın bilmem kaçıncı sayfasında
Geçmiştede işte öylesine bir yolculuğa çıkmıştık
Sen sonsuzluğa gitmeden önce;ne çok sevginin tutsağı serserisiydik
Uzun ömürlü ve kedersizlikti sözde.
Hep genç kalacakmışız gibiydi dünya
Ölüm sırdı ve yoktu sanki
Öylemi söylüyordu bütün şarkılar
Kitaplar öylemi yazıyordu, bilinmezdi.
Bir çocuğun serüvenleri gibiydi doyumsuzluğuyla
Ve bazen yaralanmış yüzler aydınlık gemiler üzerinde
Mutlu tazelikler taşırdı gençliğimiz
Şimdi bütün dünyanın acılarını nereye sığdırabiliriz
Söyle, nereye kaçarız arkadaş yitirmenin karanlığını
Dünyadan yok olmanın ölümün ve toprakla kavuşmanın.
Sonra o kederli ağaçların,hüzünlü yaprak döküşlerinde yaşamıştık sitemsizce
Sen baharların tadını uzun ve şağanak yağmurlu yolculuklar görmüş,
Anlamıştık yaşamanın kırmızı güller güzelliğindeki aslını.
Hani!El değirmenleri, el çıkrıkları gibi unutulmuştu
Belkide karanlıktaki ışık bir yerlerlere gitmekti önemli olan
Bir yerlere doğru gidince güzeldi yaşam
Ve sonra şiirlerin ne dediği hiç önemli değildi
Romanların yazdıkları hüzünler, kaygılar, mutsuzluklarımız
Hiçmi hiç önemli değildi.
Eyvah!!Bir ölümle gençliğe veda edilirmi?
İşte!Elveda ey gençliğimiz , koşuşturmalarımız
Naif gülücükler, inanışlar elveda, söyle;
Dünyanın açılarını nereye sığdıracağız, Elveda sevgililer.
Çınar ağaçlarının güzelliği yine akşam olacak
Elveda cümle akşamlar, hüzünleri unuttuğumuz kahkahalar elveda
Elveda ey güzellikler bir öpüşün tadı, uykusuzluğun sarhoşluğu
Yazılacak ve yazılmayacak bütün haberler elveda
Elveda gençlik,aacılarımız , imkansız aşklarımız
Kimsesiz garip ve suskun yolculuklarımız elveda
Ve yiğit ve çılgın ve delikanlı yüreklerimiz
Anamızın kucağı bir gülle, sevgili beklediğimiz günler
Elveda yalanlarla çoğalttığımız yaşam, kahırdan gerçeklerimiz
Ve yakılmaktan son anda kurtulmuş kitaplar, hayatın gerçek tadı
Kola gibi masallar elveda
Bu büyük yalnızlığımızda, söyle : ‘’Barış’’ adlı çocuk
Dünyanın acılarını nereye sığdıracağız
Gerçek dost Tek İlah ve tek Sevgili olan Rahmana sığınacağız
İSA ÖZYURT
1997 HAKKARİ ÇUKURCA
06 Şub 2008 @ 7:23 pm eMUSTAFA ÖZYURT
ÖZLEDİM
TERK ETTİM SILAYI GURBETE DÜŞDÜM
MUSALLAHINI ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
EN GÜZEL GÜNLERİMİ SENDE GEÇERDİM
SUYUNU ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
*****************************
NASİBİMİZ OLDU BU KOCA ŞEHİR
SENSİZ GEÇEN GÜNLER HEP ZEHİR
BURADADA VAR DERYA DENİZ NEHİR
CAMİÖNÜNÜ ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
********************************
ŞİİR YAZMAK BİZE OLDU BAHANE
KAVUŞMAK İSTERİZ KELKİT ŞENLİGİNE
ÖTEYÜZDE GÜRGEN GÖLGESİNDE
YATMASINI ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
*******************************
İSTANBUL İSTERSE ALTINLA DOLSUN
HERKESİN VATANI MÜBAREK OLSUN
MİCOS BARAJINDA SUYUN DOLU OLSUN
YÜZMESİNİ ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
********************************
Bİ HARMANI MİCOS TULLUK KIZIL OTUNU
GÜLBAHÇEDEN GELEN YOGURDUNU
MEŞE PINARINDAN KESDİGİM GÜRGEN ODUNU
SENİ BALTAYLA YARMASINI ÖZLEDİM
*********************************
SON BAHARDA YAPRAKLARIN DÖKÜLMESİNİ
FIRINLARDA MISIR KÖZLEMESİNİ
KÜLDE BİŞMİŞ PATATES GÖMMESİNİ
TİTREYEN ELLERLE YEMESİNİ ÖZLEDİM
******************************
CESURDUR ERKEKLERİ NAZLIDIR KIZLARI
ŞİMDİ ŞAİR OLMUŞ BAK EVLATLARI
KIZIL OTTAN BAŞLAYAN TOZLU YOLLARI
AKKUNDAKİ EZEN CEVİZ SENİ ÖZLEDİM
*******************************
MUSTAFA NE DESE AZDIR SANA
RABBIM SABIR VERSİN SEVEN KULLARA
DÜŞÜPDE İSTANBULDAN YOLLARA
CAMİÖNÜNDEN SU İÇMEYİ ÖZLEDİM
*****************************
SEVDAMSIN DEDİM GÜNEBAKAN SANA
KURBAN OLATIM TAŞINA TOPRAGINA
GÜNEBAKANDAKİ TÜM DOSLARA
DÖNECEGİM GÜNÜ GÜNÜ ÖZLEDİMYAZILIŞ TARİHİ=06.02.2008
SAAT=18,21
GÜN=ÇARŞAMBA
YER= İSTANBUL
06 Şub 2008 @ 12:56 am eŞehri Karakaya
DUYGULARIM
Nasip olur ölmessem,yazın işallah
Kayabaşı şenliğine gelmek isterim.
Bu dünyada mahrum etmesin ALLAH
Varıp Günebakanda, gezmek isterim.
********************************
Bahçeyi tarlayı, hemde dağını
Harkaltı, musalla, karşıbağını
Uzak,yakın,komşuların,hastasını sağını
Ziyaret etmeyi, görmek isterim.
Büyüktür sevinci, köyü görmenin.
Özlediğim herşeyin hasretine ermenin.
**********************************
Çobangil, mıstıkgil her sülalenin
Selam verip,ellerini öpmek isterim.
Anam sağ olsada sesimi duysa
Yersin diye cebime, cevizler koysa,
Halam getirdiği mısırı soysa,
Avlukapı önünde yemek isterim.
*************************************
Kaynanam geldiğimi hele bir görse
Sacda pişen katmeri elime dürse,
Bölüpte yarısını kızına verse
Lokma lokma ısırıp, yutmak isterim.
********************************
Yengem, akşam olup inek sağınca
Sütü pişiripte, yoğurt çalınca
Dökme ekmeğine, biraz kalınca,
Tereyağı sürüp, doymak isterim.
********************************
Akranlarla buluşup, düğüne gitsek
O eski günlerin sözünü etsek,
Güyavü çimerken, vur mehter desek
Yahnıyı yedikçe, gülmek isterim.
***********************************
Harmana denk gelse, motura binsem
Patozun tozundan, kaşınsa ensem
Yoruldum diyerek, yatıp dinlensem,
Uzanıp hayale, dalmak isterim.
**********************************
Arkadaşlar gelse, obaya çıksak
Balta elimizde, bir gürgen yıksak,
Ateşte közleyip, darudan bıksak
Susayıp dereden, içmek isterim.
**********************************
Hiç sevilmez mi, Günebakan böreği ?
Hele birde; fırında, cızgılı çöreği
Kınamayın beni gardaş, budur gereği
Komşuya kokar diye, vermek isterim.
************************************
Elimde tırpanla, bir sor gideyim.
Ziyanı yok bir günde, koyun güdeyim.
Yumulupta sitilden, ayran içeyim.
Oh diyerek köye, kanmak isterim.
***********************************
Caminin önünün soğuktur suyu.
Köyümde herkesin, güzeldir huyu.
Bulgur döğdüğümüz eski sokuyu,
Yadedip her zaman, anmak isterim.
**********************************
Mehlep ağaçları açınca çiçek,
Bazen mahsül olmaz,sarıyor böcek.
Bıkmadan mehlede, hep kuytu göcek
Eşe dosta varıp, gezmek isterim.
*********************************
Hiç sapmadan gitsem, sağa ve sola
Tulluğun kefte, versem bir mola
Karayollara yukarı, o tozlu yola
Varıpta bir güzel, batmak isterim.
********************************
Duzla tepesine varsam otursam
Gelip geçenlere hatırın sorsam
Gam yemem orada, birhafta kalsam
Kalıpta köyüme, bakmak isterim.
************************************
Yağsan tavasını, alsam elime
Kırsam yumurtayı, layık dilime
Çöpürden örmeyi, sarsam belime
Kalkıpta bahçaya, gitmek isterim.
**********************************
Kaynatıp ayranı, tarhana bulasam
Elimde mağelle, boğelce sulasam
Tütün kangalını ben omuzlasam
Dizinlerle tavana, çıkmak isterim.
*********************************
Varıp mezarlığa, şöyle bir dalsam
Anamın yanında, bir gece kalsam
Okuyup duamı, ordan ayrılsam
Mevtalara selam, vermek isterim.
*********************************
Danayı doluğu bir tımar etsem
Çardağa oturup biraz yün ditsem
Eşeğe binipte oduna gitsem
Gürgen yarmaçası, kesmek isterim.
*******************************
Akkunda ekerler bahçeyi bağı
Karışmış samana gostil yaprağı
Fırakludan atlayan sakız kabağı
Fasülye köteği ile, yarmak isterim.
*******************************
İsbapları alıp dereye varsak
Yıkarken üstüne tokacı vursak
Görmesinler diye,kapıda dursak
Aşağı pınarda, çimmek isterim.
**********************************
Günebakanlılar sizedir sözüm
Bunlarda daima kalmıştır gözüm
Dağlarda zoğalı, derede üzüm
Yeyipte köyümde, gezmek isterim.
******************************
Ustaoğlu senki ıkballı kulsun
Çekemeyen varsa, başını yolsun
Varsa benim hakkım, hep helal olsun
Köyümün hepsini, sevmek isterim.
*********************************
Sormayın bunları,yazdın sen niye ?
Özleyen herkese olsun hediye
Hasretim birazcık azalsın diye
Aklımdan geçeni, yazmak isterim.
*******************************
Binlerce selam, selam GÜNEBAKANA
ALLAHdiyen yurdum, hasretim sana
Akraba, komşular, baba ve ana
Elveda diyerek,dönmek isterim.
USDALİN ŞEHRİ
05 Şub 2008 @ 11:28 pm eMEHMET
HATIRAM OLSUN
Maden Tepesi’nde açan güllerin,
Güldürük pınarındaki soğuk suların,
Yaylalarındaki beyaz güllerin
Unutulacak gibi değil, GÜNEBAKAN…
Sıra dağların meşhur ormanların.
Körükderen yanıkmazan, ketenlik, yaylaların.
Eksik olmaz meralarda, koyununların, kuzuların,
Unutulacak gibi değilsin, GÜNEBAKAN…
Dönekseden bakınca görünürsün,
O güzelliğinle, mutluluğa bürürsün,
Bahar geldi mi, yeşillere bürünürsün
Baharın dillere destan, GÜNEBAKAN…
Madımak toplar, Kadın-kız tarlalarında
Yemliklerin boy gösterir,yaylalarında ,
Sevenlerin seven olur yüreklerinde
Birer hatıra saklıdır, GÜNEBAKAN…
Yemeye doyum olmaz yemeklerini,
Görülmeye değer emeklerin ,
Ormanına, suyuna, o güzel halına.
Hasret kaldım sana, GÜNEBAKAN…
Çağlayıp gürül gürül akan suların,
Seni kucaklayıp saran Kayabaşın,
Eşi benzeri olmayan şenliklerin,
Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN…
Kıvrılıp ta uzayıp giden yollarına.
Bağına bahçene, kuşuna, kurduna.
O güzel insanların ağıtlarına.
Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN…
Yagmur kokusu vardır, ormanlarında,
Güvercinler yuva yapar, hep dalında,
Yağmurlar saklıdır o meşe yaprağında,
Unutmak, aklın karı değil, GÜNEBAKAN…
Tokat Niksar;a bağlı bir beldesin
İsterim ki, seni herkes gidip-görsün,
Nüfusun az olsa da, sen çok büyüksün
Unutmak aklın karı değil, GÜNEBAKAN ….
Yaylalarında kurulmuş kara çadırların,
Meleşip duran kınalı kuzuların,
Eriyip de akan buz gibi suların.
Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN….
Bir dilim peynirli katmerin böreğin,
Gıdasını aldığım o güzel çöreğin,
Yavrum deyip de sarılan insanına.
Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN….
MEHMET; in der durmaz ağlarım,
Sen yoksun yalnız yaşarım,
Dağı taşı karış karış ararım.
Hasret kaldım sana ey GÜNEBAKAN
MEHMET CEBECİOĞULLARI /AGRI
04 Şub 2008 @ 10:28 pm eAHMET ÖZYURT
BENİ TANIMADIN MI
Gizli sevda okuyla kalbin yönüne,
Battığın kişiyim ben tanımadın mı?
Bir kuru yaprak gibi rüzgar önüne,
Attığın kişiyim ben tanımadın mı?
Sana koştum ömrümce sevgimi anla.
Feda ettim kendimi , kendimi canla.
Bazan sevgi gösterip bazan isyanla;
Çattığın kişiyim ben tanımadın mı?
Kavuşmamız kaldı bir başka bahara,
Sevdan gizli kanayan kapanmaz yara.
Savurup kollarından başka diyara;
Attığın kişiyim ben tanımadın mı?
Senin itiverdiğin aşk denizine,
Aşk ateşi saldığın bet benizine,
Saçlarını okşarken senin dizimde,
Yattığın kişiyim ben tanımadın mı ?
Demek bensiz yaşadın bahar-yazını,
Ben çekmiştim senin Bin-bir nazını…
Şiir yazarken sana gurur hazzını ,
Tattığın kişiyim ben tanımadın mı?
Seni öyle sevdim ki ben ölesiye…
Neden düştüm gözünden sevgilim niye?
‘’-Aşkıma köle olmuş ! Bir esir…’’ diye
Sattığın kişiyim ben: Tanımadın mı ?
Şehri KARAKAYA, 31. Ocak 2008, 1:57
GÜNEBAKAN
Tepeler arasında köyüm güzeldir.
Benim gönlümdeki yeri özeldir.
Yaban elleri nidem, el bizim eldir.
İçimde hasretin var, sar GÜNEBAKAN.
Dereleri çağlar yeşil vadide.
Niksarın son köyü güzel nadide.
Mesteder her mevsim bütün halide.
Sensiz bana Dünya,dar GÜNEBAKAN.
İki ilkokul var,üçte camisi
Girişte mezarlık,ecdat hepisi.
Ortasından geçer köprü deresi.
Her güzellik sende,var GÜNEBAKAN.
Gölağa tepesi ovalara bakıyor.
Yaylalarımızdan soğuk sular akıyor.
Hasretin çok büyük, yüreğimi yakıyor.
Unutamam seni,zor GÜNEBAKAN.
İn kayası önünde, farksızdır surdan.
Öz vatanım benim,geçemem burdan.
Nice yiğitleri var,vatana kurban.
Özlemini birde bana, sor GÜNEBAKAN.
Bellan tarlasıda düzdür yüksekte
Fırında ekmeği, yağı külekte
Aşlığı,bulguru,unu elekte
Bereketli köysün,nar GÜNEBAKAN.
Değirmen deresi,keten deresi
Sormayın dostlarım ora neresi
Çamağılı,kızılot,küren yöresi
Yeşil ormanların,gür GÜNEBAKAN.
Maden tepeside heran köye bakıyor.
Yemyeşil yamaçlarda bülbül şakıyor
Soğuktur suları,bol bol akıyor.
Kelkit vadisine,sur GÜNEBAKAN.
Gurbete çıkmıştır birçok evladı
Hoştur köyümüzün hasreti yadı.
Allah diyendir oranın bir başka adı.
Ankara’da özleyenin, var GÜNEBAKAN.
Yaylalarda koyunları meleşir
Yiğitleri çayırlarda güreşir
Ümitliyim hizmetlerle gelişir
Sana hizmet aşkımız, var GÜNEBEKAN.
Gümüşalan, Ayva iki yanında
Pınarbeyli komşudur pek yakınında
Kardeş köy Kiracı Aktaş altında
Sensiz geçen günüm, ar GÜNEBAKAN.
Bahar gelir çiçeklerle bezenir.
Yaz gelince herkes işe özenir.
Kış olunca beyaz örtü döşenir.
İlk önce sana yağar, kar GÜNEBAKAN.
Bereketli tarlalarda patetesi hoş olur
Gece yağan çiselerle yaprakları duş olur
Seni düşündükçe, hayallerim kuş olur
Hasretin içimde, har GÜNEBAKAN.
Canik dağlarıda ne güzel dağdır.
Tepeler arası gülistan bağdır.
Ustaoğlu ölmedi dahaca sağdır.
Sensiz Dünya bana, dar GÜNEBAKAN.
İstanbul’da İzmit’te ve Ankara’da
Sakarya’da İzmir’de her mezraada
Evladın var sen rahat ol burada
Herkes sana hasretiz, der GÜNEBAKAN.
Her gün köyü özlemeden duramam
Ölsem bile gurbetelde kalamam
Sen var iken asla vatan aramam
Sensin bana bu cihanda, yar GÜNEBAKAN.
Küçükken harmanlarda çelik oynardık
Terleyince yıkanmaya derelere koşardık
Sen mutlu biz mutlu doyasıya yaşardık
Bitsin artık bu hasret, gel GÜNEBAKAN.
Belediyemiz aşkla sana hizmet ediyor
Her geçen gün dahada güzel olacak diyor
Ustaoğluna kulak ver,sana ne diyor.
Ben ölsemde sen ömür, sür GÜNEBAKAN.
Şehri KARAKAYA
Boğaziçi Merkez Camii İmam Hatibi
MAMAK/ANKARA
Not:Günebakanlıyım deyip oranın hasretini çeken, bütün köylülerime ithaf olunur.
EFSANE3460, 29. Ocak 2008, 22:43
MECNUNUM BEN
O eski sevdalar bitti demeyin
Aşk çöllerde kaldı deyip geçmeyin
Halimi görmeden karar vermeyin
Yirminci asrın mecnunuyum ben
********************************************
Öyle sevdaklandım aklımı alır
Yanıp alevlenir acısı kalır
Mecnun halimi görse şaşırıp kalır
YİRMİNCİ ASRIN MECNUNUYUM BEN
***********************************************
Sokaklardır benim bitmeyem çölüm
Mecnundan fazladır çktigim zulüm
Onlar hep dillerde bense meçhulüm
Yirminci asrın mecnunuyum BEN
BİR_EFE_3460, 29. Ocak 2008, 22:20
GİT
Ardına bakmadan gideceksen git
Görmeni istemem yıkılışımı
Bir gece ansızın terk edersen
Duymanı istemem haykırışımı
**************************************
İstemem elime uzansın elin
Kapansın o dudagın susun o dilin
Çıkarma cebinde kalsın mendilin
Silmeni istemem göz yaşlarımı
*************************************
Mademki gözün yok artık sevgimde
Medemki yerin yok artık kalbimde
Beni hatırlayıp gittigin yerde
ANMANI İSTEMEM DERLİ ADIMI
MEHMET, 27. Ocak 2008, 9:59
H A T I R A
Bir başıma dertlerimle baş başa kalıp, yaşasam da.
Olmadı halimi hatırımı soran, olmadı üzgünüm dostlar.
Tutumu davranışın aynasıdır benim lafına bakılmaz.
Yüreğimdedir o sözlerinin yarası o karaların karası.
Taş kalpli değilim ararsan sevinirim,,
Ne bir merhaba,ne selam ve bir email.
Kendinden başkasını görmeyen zalımsın sen
Sevgiyi değeri de anlayamayan zalimin birisin sen.
Bende küstüm konuşmuyorum,dertlerimi paylaşmıyorum.
Unuttu sanma unutamam,silip yasaklanan, hatıralarımı.
Sen,yasakla,engelle,kazı gönlünden,kopan hatıralarını.
Gözüm bile görmesin,konuşma paylaşma anılarımı
Çaresiz kalmışım sanma,şiirlerim cesaret vermesin.sana
Ben değilim anlatan,ben değilim şiirler yazan.
Ben değilim özleyen,ben değilim yanan.
Unutma artık değiştim, o eski ben,birde sen.
MEHMET CEBECİOĞULLARI
23 Oca 2008 @ 2:38 pm emeçhul bozkurt
Otuz Kupona
Radyo, televizyon, gazete, dergi
Her birşey meydanda, sergi var sergi
Esnafa, çiftçiye koy peşin vergi
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Taksitle araba, taksit taksit ev
Enflasyon kudurdu, dev oldu dev
İstersen küfür et, istersen sev
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Sınavı düşünme! Kitabın bizden
Bedava deneme sınavın bizden
Yarı çıplak hatunlar, son avın bizden
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Bardak, tabak, oyuncak, halı verdiler
Denizin dibinde yalı verdiler
Gül yaprağı gösterip çalı verdiler
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Fatih’e İstanbul, Yavuz’a Mısır
Yüz kupona kilim, seksen kupon hasır
Kuponla gelecek ülkeye huzur
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
En son hediyeyi kızlar tanıttı
Gümbür gümbür çalan sazlar tanıttı
Utanmaz, arlanmaz yüzler tanıttı
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Kampanya dönemi geldi, geçiyor
Uyuma vatandaş fırsat kaçıyor
Millet çatır çatır kupon kesiyor
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Her satırdan şiddet, nefret akıyor
Kalemler bölücü tohum ekiyor
Ekranlar salyalı pislik kokuyor
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Makyaj, giyim, kuşam bunların işi
En sağlıklı yaşam bunların işi
‘Siz emredin paşam’ bunların işi
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
İhtilal yaparsın manşet atarlar
‘Nû resim ‘ yaparsın topa tutarlar
Hangisini saysam katar katarlar
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Demokrasi, laiklik, insan hakları
Örtüyle başladı ilk yasakları
İrtica geliyor (!) son tuzakları
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Laiklik şeriat kavgası bitsin
Ülkeme duyulan bu nefret yetsin
Sevmeyen şerefsiz defolsun gitsin
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Görüntü kemalist / aslı komünist
Hesaplar çok ince tam oportünist
Bunlar hem yalaka, hem kapitalist
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Atatürk maskesi işin yapısı
Atatürk’e kuban olsun hepisi
Bizim ulan memleketin tapusu
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Deniz Türkiyeli, Önkuzu Türk’tü
Ay-Yıldız bayrağı en büyük farktı
Evita sevenler Ülkü’den korktu
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Kılıçkıran, Özmen dağda gezmedi,
Karakol basmadı, huzur bozmadı
Beşbin şehit verdik kimse yazmadı
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Her günüm cenaze her günüm şehit
Çektiğim acıya Yaradan şahit
Bunların sebebi Şam’da bir it oğlu it
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Kimine Rusya’da bedava tatil
Kimine dinamit, kimine fitil
Çatlıya gelince ‘Faşist’ bir katil
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Düşman gelmiş kapımıza dayanmış
Dört yanımız kampanyaya boyanmış
Kutuplara yaz gelmiş bak onlarda uyanmış
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan
Çanakkale hiç kampanya görmedi
Dumlupınar kampanyaya girmedi
Kocatepe mega kupon vermedi
Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
Otuz kupona alınmadı bu vatan…..
23 Oca 2008 @ 2:41 pm emeçhul bozkurt
BAYRAK YERE DÜŞERKEN ALKIŞLAYAN PİÇLERİ KAHREDECEK TÜRK MİLLETİ,DESTEK VEREN GÜÇLERİ….
Bayraksızlar Bayraksızlar yere düşsün Bayraksızlar. Nerden bilsin kıymetini soysuz bayraksızlar. Yıldızların isyanı var,hilal taşıyan felek rengine kara bağlar yastadır gönül, aşığın olmuşum hastadır gönlüm. Renginde ŞEHİTLİK gizli,Hilalinde mana var. Yüreğimde saklamışım kurbanında kına var.Toprağa düşse yiğit Ölüm güç verir bize, inancıma teslim oldum, zulüm güç verir bize. Yamacında gizlendiğim şimdi dağlar ağlasın, bayrağım harçelendi şimdi çağlar ağlasın. Bayrak yere düşerken alkışlayan piçleri kahredecek Türk Milleti DESTEK VEREN GÜÇLERİ. Susmayın ey milletim bayraksız olmaz,susarsa yiğitler vatan bize yar olmaz.
Başı bozuk yaylalarda pusuları kurdular. 40 Yaşına yiğit ADİL AĞABEYİMİ;imi vurdular. Bundan sonra düşmanım Bayrağıma ters bakanlar.Artık hesap vermeli dağı taşı yakanlar. Dalgalansın Bayrağım üstündeki kan bizim.Mehmetçiklerime kurşun sıkan nerdesin.Nereye gidersen git öleceğin yerdesin.Kan düşmanı olmuşuz çekilsinler aradan,bu Vatanın ekmeği gözünüze durmalı. Yiğit bir can gelmeli sizden hesap sormalı.
SEFA-İ YEM yaşamakki bundan böyle ar gelir.AY YILDIZLI bayrağa bu yer yüzü dar geliR
23 Oca 2008 @ 2:42 pm emeçhul bozkurt
BU KANI DURDURUN
Siyaset,medya,aydın hepsi bir gaflette memleket evlatları telef olup gitmekte. Yaptıkları tek bir şey var ÖLENE TABUT TUTMAK,KALANA ZABIT TUTMAK. Her tarafta kan kan kan. Her taraf şehit yassı, ya bir ana, ya bir dul, ya bir yetim ağlaması. İşte bu Türkiye;nin bugünkü manzarası.Yetmezmi akan kanlar, yetmezmi sönen ocak.YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET DUDURACAK.
Devletin kaderini elinde tutan beyler;şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler; artık lafı bırakın yanıyor yanıyor vatan beyler. Bu yangını,vahşeti kim sona erdirecek? YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET DURDURACAK.
Boş lafa doyduk beyler! Soyunuz söndünüz mü hiç? Hiç evlat verdiniz mi? Bağrınız yandı mı hiç? Askerdeki yavrunuz tabutla döndü mü hiç? Hiç acı çektiniz mi yürekleri yakacak? YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET, YA MİLLET DURDURACAK. Buna TERÖR demeyin, diyene şaşıyoruz. Terör derken taa baştan yanlışa düşüyoruz. Ne terörü efendim ne terörü? Bir savaş yaşıyoruz, evet savaş yaşıyoruz.PKK bir oyuncak, YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET, YA MİLLET DURDURACAK. Bu savaşı görmeyen gözleri suçluyoruz. Devleti değil sizleri suçluyoruz. Sizsiniz toplayıp, derleyip derletecek.YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET, YA MİLLET DURDURACAK.
Asker, Polis, Özel Tim görevini biliyor, görevini bilmeyen geriye kim kalıyor? Siyasiler,siyasiler bütün aksaklıklar sizden geliyor. Millet sizi takipte,takibi sürdürecek.YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.
Özel Tim PKKnın dumanını atmakta siyaset ve medyamız Özel Time çatmakta. Özel Tim bazısına neden böyle bakmakta. Saysam, saysam şimdi bitmez yaptığınız gaflar. PKKya çok özel çıkartılan afları.İşte böyle hepiniz ayrı telden çalarsa, Polisin yakaladığını mahkemeler salıyorsa, bu yarayı başka kim saracak sardıracak? Uyanın artık beyler,plan yapılmış plan, elalem yurdumuza başka yurt kuracak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.
İki yol var efendim, ya verip kurtılmalı, ya vurup kurtulmalı. Hiç vatan verilir mi? Bu vatan Türk’ün malıO zaman O zaman geriye tek yol kaldı, hasmı olan vuracak. Ne zamanki kararlı,kesin yol izlenir, tesbit sağlam yapılır, yapılanda gizlenir çok sürmez çok sürmez bu ÇAKALLAR 1 ayda temizlenir. Ne yapıyor ne yapıyora bu İTLER sınırı geçiyor? Askerin yeri belli, vurup kaçıyorlar. Bildikleri bir in mi var göğemi uçuyorlar? Bulunmalı bunlara açılan kahpe kucak, ya kapatın kapatın o bölgeyi Allah kulu girmesin. Ne yerli, ne yabancı, basın yayın görmesin. DİZİ GİBİ HER AKŞAM TELEVİZYON VERMESİN. Gayet sessiz sedasız kazınsın köşe bucak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.
Ama ama BATI bozarmış ağzımızın tadını, bozmuş zaten bırakın şu batının adını, yahu vatan gidiyor BATINI avradını,BATI elbet ipe un serecek serdirecek! YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.Amerika, Avrupa körüklüyor bak işte. İran,ırak Suriye hepsi aynı bok işte, Müslüman Türk’ün dostu yok kardeşim yok …
Düşmanın vazifesi kıracak, kırdıracak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK. Dikkat edin milletin ayranı kabarmasın, temennimiz netice, şu noktaya varmasın: Kehanete lüzum yok eğer eğer bu kan durmasın bu Millet defteri dürecek,dürdürecek. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK. Türk Milleti bu işe el atarsa arkadaşlar ne Tendürek Dağından ne cüdüden başlar. Bu millet önce sizi önce Meclisi haşlar. Tutumunuz bu işi kötüye vardıracak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK. Kürdü,lazı,çerkezi bir ağacın dalları. O ağacın adı TÜRK. Daha çoktur kolları. Ağaca balta vuran Ermeni dölleri, kürt kürt Arifin kardaşı, bu kardaşlık duracak.
YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK!!!
23 Oca 2008 @ 2:45 pm emeçhul bozkurt
Hilal Sancağında Bozkurt Töresi
Şehâdet ile düşerken minareler toprağa,
Tekbir ile omuz verip kaldırdık gökyüzüne birer birer.
Ne yardan geçtik, ne serden geçtik.
Törede ne varsa inandık hak ölçülerine,
Vurduk kıstasa kırdık zincirleri
Cuma gecelerinin Yasin’leriyle sohbet eyledik.
Gidenlerin, şehitlerin ardından.
Ağladık düşmana göstermeden
Kayaların yosun tutan taraflarında,
Hıçkırıklarımızı rüzgara vermedik ki
Yadeller, namerdler duyup da sevinmesin diye.
Bir gün pusatlandık sevda mavzerini
Yaşayamadık, sevdalarımızdan vazgeçtik.
Doyasıya seyredemedik yarin hilâl kaşını,
Gözlerine bakmaktan çekindik belki de.
Lakin zifiri zindan odalarda karanlığı yaşarken,
Ak kılı çekip aldık, ak sütün içinden.
Derdimizi açtık kara gecelere, nemli duvarlara,
Ak duvarlara anlattık derdimizi
Garibim duvarlar öyle dinlediler bizi.
Niye sustular onu da bilemedik.
Sonra döndük kara gecelere , ak duvarlara
Üzüldük derdimizle üzüldü diye.
Bir gün bir seher vaktinde,
“Es-selatü hayrün min’en nevm” derken ezanlar”
Sevdaların kutsaliyetine el kaldırdık.
Af diledik âlemlerin Rabbinden.
Minberlerde dinledik, sevdaların en yücesini.
Cami duvarlarında satıldık,
Ucuzlar, soysuzlar tarafından
Hilâl gecelerinin töreleriyle avunduk her zaman.
Destur alırken Hoca Ahmet Yesevî’den,
Alparslan’a Sarı Saltuk, Kayı’dan Osman Gazi,
Şeyh Edebali, Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerine,
Akşemseddin’in kutsaliyetini düşünüp durduk her zaman.
Âleme nizam dedik, yaren tuttuk kendimize,
Niceleri yol dostu olmuş bize,
Sonra yine biz kaldık bu Allah’ın davasında,
Bu imân davasında, bu vatan, bu bayrak davasında,
Sonra yine biz kaldık sevdiklerimizle beraber.
Senelerce dert sofrasından bal yedik ekmeksiz.
Eğilmedik, kırıldık defalarca,
Allah’ın davasıdır dedik ve diyet istemedik.
Erkekçe öldük, yiğitçesine öldük,
İpe giderken satmadık sevdiklerimizi
Kaldırdık Hilâl Sancağını, yaşadık Bozkurt Töresini
Aşık Sefai
23 Oca 2008 @ 2:46 pm emeçhul bozkurt
Kaçardık pencereden bazı geceler
Delice bir sevinçle
Gözlerimiz ışıl ışıl
Yavuklumuzun yanına gideceğiz diye
Gündüz
Özene bezene cilaladığımız
Çizmelerimizi
Kirletmenin zevkini tadarak
Bir başka gezerdik
Yurttan kaçtığımız firar gecelerinde
Delikanlıca
Kaçardık pencereden bazı geceler
Bekçiye gözükmeden
Sessizliği kıskandıracak kadar sessizce
Ve bir o kadar da
Erkekçe
Aramızda topladığımız,
Son harçlıklarımızla
Fırından yeni çıkmış sıcacık ekmek alır
Koşar adım dönerdik yurda
Gizlice
Kaçardık pencereden bazı geceler
Maksat
Yeşillik olsun
Muhabbet olsun
İş olsun diye
Gömleksiz kravat takar
Altına da şalvar giyer gezerdik
İsyan karası firar gecelerinde
Sevda türküleri söyler
Şiirler yazardık
Sevgiliye
Sev diye
Kaçardık pencereden bazı geceler
Niçin
El sallamak için
Eğer evden paramız yeni gelmişse
Bir tek sigarayı
Üç-beş arkadaş paylaştığımız
Nikotinsiz gecelere inat
Sigara tazeler sabahlardık
Bazen terminalde
Bazen garda
Sabah ezanının hemen sonrasında
Günün ilk ışıklarıyla birlikte gelirdi
Meram ekspres
Uykudan kanlanmış gözlerle
Vagonlardan inen yolcularla dolardı
Gar kahvesi ve simitçinin önü
Bizler yerimizde duramaz
Sabırsızlıkla beklerdik,
Trenin hareket düdüğünü
Az sonra hantal lokomotif homurdanır
İhtiyar raylar gıcırdarken
Yüzümüzde
O muzip öğrenci gülümsemesi
El sallardık kimsesiz yolculara
Belki
Hayra gireriz diye,
Kaçardık pencereden bazı geceler,
Sevdalıydık
Birimiz binimiz değil,
Hepimiz sevdalıydık
Kındaki kılıç
Beldeki hançer
Duvardaki mavzer kadar sevdalıydık
Haa…
Kimine göre de deliydik
Ama
Bilmiyorlardı ki
Hepimiz birer sevgi militanı
Hepimiz birer gül dalıydık
Kaçardık pencereden bazı geceler
Dertleşmek için
Kimi yapamadığından
Kimi utanıp sıkıldığından
Kimi de
Anlatma ihtiyacı hissetmediğinden
Anlatmazdı belki
Ama
Kim ne derse desin
En güzel sevdaları
Biz hep o dönemlerde yaşadık
Kerem ile Aslı’yı
Ferhat ile Şirin’i
Leyla ile Mecnun’u
Doktor Jivago’yu
Madam Bovary’i
Ve hatta
Sheakspeare’nin Romeo ve Jüliet’ini
Kendi sevdalarının
Küçüklüğünden şüpheye düşürecek
O koca koca aşkları
Biz çaktık
Kız yurdunun önündeki kaldırımlara
Biz kazıdık
Bekar odalarımızın duvarlarına
Lakin
Biz sevdiklerimizi
Saman alevi aşklarla aldatmadık
Ne bir öğrenci bunalımında
Kampüsün ara sokaklarına
Bırakıp kaçtık onları
Ne de sattık Beyoğlu’na
Allah’ın emri
Peygamber’in kavli dedik
İstedik
Vermezlerse
‘Bozkır Töresi’dirKür Şad’ın torunları
Kendisine yâr olmayanı
Ele yâr etmez dedik
Pusatlandık bir firar gecesi
Aldık kaçırdık onları
Helâlimiz
Namusumuz
Baştacımız oldular
Ahmet YılmaZ
21 Oca 2008 @ 4:38 pm eyanlız kalp
SEN BU ŞİİRİ OKURKEN
Sen bu şiiri okurken
Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım
Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası
Ne de telefonların çalacak gece yarısı
Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık
Kaprislerinin hedef tahtası…
Seni sana
Beni bir akıl hastanesine
Bırakıp gideceğim bu şehirden
Nasılsa kavuşamadım sana
Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım
Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu
Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın
Ne yaptımsa
Bir türlü sana yaranamadım
Artık adressiz
Işıksız
Ve öylesine ıssızım
Dünlerin kadar eskiyim
Verdiğin acılar kadar paslıyım
İşte çıkıp gidiyorum hayatından
Nasılsa fark etmez senin için
Belki çok şanslı
Belki de en yaşlıyım…
Artık
Pusulam hasreti
Saatim yalnızlığı
Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana
Neylersin
Yolcu yolunda gerek
Belki bundan sonra
Belki senden sonra
Adam olur bu “asi yürek”
Ve dersini alır da bu sevdadan
Bir daha
Boyundan büyük denizlere
Asılmaz kürek
Yarın bu saatlerde
Ben yollarda olacağım
Sen kimbilir kaçıncı uykunda
Masal mavisi bir rüyada
Ve elbette o korsan yüreğin
Yine pusuda
Oysa
İlk defa sesimi duymayacaksın
Sitemlerin sahipsiz
Soruların cevapsız kalacak
Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum
Tanımadığın bir korku içini saracak
Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın
Ne oldu?
Ne oluyor?
Ne olacak?
Sonra
Bir gözün kör
Bir kulağın sağır
Bir ayağın kırık
Bir kolun kesik
Düşeceksin yollara
Yani baştan başa yarım
Yani baştan başa eksik
Bütün duvarlar üstüne yıkılacak
Belki ilk defa
“Unutuldum” diyerek için sızlayacak
Ve sen bu şiiri okurken
Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
Belki de son tesellin
Sana yazdığım “bu son şiir” olacak
Ve kimbilir
Unutulmuş bir gecenin tam ortasında
Başucundaki bir radyoda
Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak
Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına
Sana adanmış bu satırları
“Bütün şehirler uyur
İstanbul uyumaz
Ve birgün
Bütün sevenler unutur seni
Ama bu “şair yürek”
ASLA UNUTMAZ…”
20 Oca 2008 @ 4:42 pm eNESLİHAN
SELÂM OLSUN
Canda bir yâr hasretini;
Çekenlere selâm olsun!..
Kalbe zikrin lezzetini;
Ekenlere selâm olsun!..
Âlem döner can üstüne;
Rahmet iner an üstüne!..
Gözyaşını tan üstüne;
Dökenlere selâm olsun!..
Ömür kat kat menzil, durak;
Gâh bulanık, gâhi berrak!..
Gün misâli şafak şafak;
Sökenlere selâm olsun!..
Günüm kahır, gecem çile;
Derdim nasıl gelsin dile?!..
Bir gönülden bir gönüle;
Akanlara selâm olsun!..
Nefsim ister zevk ü sefâ;
Bilmez nedir cevr ü cefa!..
Gül ahdine kılıp vefâ;
Kokanlara selâm olsun!..
Gülüm ince, gülüm narin;
Gül bezenir gökle zemin!..
Can özünden derin derin;
Bakanlara selâm olsun!..
NOT: Rıfat ARAZ’dan alıntıdır
CEBECİOĞLU ERKAN, 9. Ocak 2008, 22:01
Ne Ahmet KAYA dinledik kur yapmak için sosyetik hatunlara
Ne de Zülfü LİVANELİ,
AHMET YILMAZ dinledik firar gecelerinde
Bir de AŞIK SEFAİ
Ne adam resmi çizdik kimsesiz mitinglerde havlayan,
Ne de bir pislik resmi yaptık sol elini kaldırıp şerefsizce soluyan,
İbret olsun diye Üç Hilal kazıdık sıramızı kaplayan,
Bir de BOZKURT çizdik,
Beyaz karlar üzerinde semaya uluyan
Ne PKK paçavrası sakladık çantamızın gözünde,
Ne de AYYILDIZ indirdik şerefsiz mitinglerde,
Bir tek bayrağımız var onu indiren piçler nerde?
Gereken yapılacak Ülkücüler her yerde.
Hesap sırası bizde şehit olmak çok yakın
YETER ULAN ÇAKALLAR AYAĞINIZI DENK ALIN….
ALLAH TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN
08 Oca 2008 @ 9:42 pm eEFSANE3460
Ümitle başlayan dost sohbetleri
Ümitsiz bitince sitem ederim,
Dost için harcanan tüm saatleri
Kıymet bilmeyince sitem ederim.
İyi günde çokmuş seni anlayan
Kötü günde yokmuş seni arayan
Anladım kalmamış dosta ağlayan
Gönül Dostlarına sitem ederim.
Dostlar meclisinde maddiyat olmaz
Temeli manevi duygu kaybolmaz
Gönül Dostlarının çiçeği solmaz
Çöllere düşünce sitem ederim.
Mazi denen geçen günler özlenir
Aslında o mazi bizde gizlenir
Kalpten kalbe manevi yol izlenir
Tahrip edilince sitem ederim
08 Oca 2008 @ 9:29 pm eNESLİHAN
NEYLERSİN
Bir gun bu mahsun sevdadan geriye
Kalirsa sadece o huzun kalir
Sende anladinki yapayalniziz
Bulusmamiz yasak gorusmemiz uzak
Devrilmis kadehler gibi donuyor basimiz
Neylersin..
Ah guzelim incinmis bir sesi vardir yagmurun yanaklarina
Vurdugun da hissedersin
Ve bir veda sozcugu saclarina
Titreyen bir opucukle dokundugunda
Bu ani dondurmaya yetmez nefesin
Bir film sahnesi gibi akar gider ayrilik
Neylersin..
Biz zaten hicbir romanda kendi hayatimiza raslamadik butun
Sarkilar bizi yanlis anlatmisti
Ve butun bulmacalar yarim birakilmisti
Tenha sokaklarda usuyup durdu sirtimiz
Oysa tuttugumuz baliklari bile yeniden denize bagislamistik
Biz hayata dair hicbir yanlis yapmamistik
Neylersin..
Biz bu sonucu hak etmedik hayir etmedik
Omrumuz bu talana layik degildi
Bazen aci vurdu bazende yagmur
Hic gulmedi yuzumuz hic buyumedi gulumuz
Bizi yanlizca aksamlar kucakladi biliyorsun
Sabaha cikmayan bir yoldu yürüdüğümüz
Bazen aci dinmez bazende yagmur
Sevgilim gulumse hersey unutulur
Suskunuz bu aksam ustu hasrete yanmisiz
Neylersin..
Bir gun bu oykunun sonuna gelince
Ansizin desemki hoscakal canim
Unutursun mecburen unutursun
Yildizlar soner bu askta biter
Bazi gun hatirlayinca sessizce aglariz
Neylersin..
Ah bebegim ah..
Kekremsi bir tadi vardir gozyasinin
Dudaklarina sizinca farkedersin
İcindeki vurgun asklar mezarliginda
Ayrilik olumden uste yazilinca
Gideni durdurmaya yetismez sesin
Bir inme gibi dolanir bedeninde pismanliklar neylersin..
Biz zaten hicbir sinemaya tam vaktinde yetisemedik
Butun vapurlar bizden once kalkmisti
Ve butun biletler biz gelmeden satilmisti
Bosuna telaslarda yorduk gunlerimizi
Oysa nuhun gemisinde bile bize yer kalmamisti
Ve hicbir mutluluga adimiz kaydolmamisti
Neylersin..
Biz bu aski surduremezdik inan surduremezdik
Kalbimiz bu heyecana musait degildi
Bize hep acilar kaldi bize hep yagmur
Unutmasan bile artik unutur gibi yapicaksin
Ve burusturup burusturup attigim kagitlarda
Hic bitiremedigim bir siir olarak kalicaksin..
Bazen aci dinmez bazende yagmur
Sevgilim gulumse hersey unutulur
Suskunuz bu aksam ustu hasrete yanmisiz
Neylersin..
05 Oca 2008 @ 11:23 am eefsane 3460
Saatler değişti, günler şaşırdı
Hücrede bulunan genler şaşırdı
Yeni nesli gören cinler şaşırdı
Şeytana ihanet, cine ihanet..
Kalpler mühürlenmiş, duygu kalmamış
Töre unutulmuş, görgü kalmamış
Ölüye diriye saygı kalmamış
Mabede, minbere, sin’e ihanet..
Katran kaynattılar o bal tasında
Kar yağdı bu sene yaz ortasında
İki ekmek fiyatı bin ortasında
Milyona ihanet, bine ihanet..
Besmele bilmeden fetva verirler
İki satır okur takva olurlar
Gittiği her yerde arka bulurlar
İslama, imana, dine ihanet
Tazılar tavşanın önünden kaçtı
Gerdanı kırmaktan fistan kırıştı
Gece ile gündüz hepten karıştı
Geceye ihanet, güne ihanet..
Dün düşman olanlar bu gün barıştı
İki nutuk çeken oy’u kapıştı
Ekonomiciler hepten şaşırdı
Sağa, sola dötr bir yöne ihanet..
Bayrak kutsal elbet bilen olursa
Millet büyük ama gören olursa
Ecdad dua bekler tınan olursa
Nineye, dedeye yine ihanet..
Bir hedef, bir ilke ülküler vardı
Yüreği dağlayan türküler vardı
Kahramanlık yazan öyküler vardı
Sur’a, burç’, bedestene ihanet..
Yaşayan ölüye mezar kazıldı
Yalanlar arttı, doğru azaldı
Sinirler gerildi ashap bozuldu
,Nefrete ihanet, kine ihanet..
Kopyalar başladı gen unutuldu
Kol ortada kaldı yen unutuldu
Üste çıkılınca dün unutuldu
Bugüne yarına düne ihanet..
Herkes birbirne çalım atıyor
Silahlar can alıp ölüm satıyor
Canı Allah verdi onlar alıyor
Yaratan’ın düzenine ihanet..
Ey sağır kaptanlar gemi batıyor
Bu sesleri duyun millet bitiyor
Tarih, kültür, ilim elden gidiyor
Tarihe, kültüre, ilme ihanet..
NOT BİRAZ UZUN AMA ÇOK GÜZEL Bİ ŞİİRDİR OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM
03 Oca 2008 @ 11:48 pm eAHMET ÖZYURT
UNUTMA YETER
Kuruttun gönlümün gül bahcesini,
Vedigin sözleri unutma yeter,
Giderken bagrıma vur hancerini,
Bari seviyorsan unutma yeter,
Teselli istemem buna gerek yok,
Bu kadar boş söze benim karnım tok,
Seninki vız gelir bende çile çok,
Giderken yüzüme bakmasan yeter,
Sensiz yaşamanın ne anlamı var,
Dönermi mevsimler gelirmi bahar,
Kim bilir sırada ne acılar var,
O mutlu günleri unutma yeter
31 Ara 2007 @ 2:05 pm eaziz
BAYRAK
Türk İlinde Türke Aşık Bozkurtlar
Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor
Gün Görmemiş Dertler Sarmaşık Yurtlar
Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor
Tanrı Buyruğudur Kağanın Sözü
Sönmeyen Ateşle Dağladık Özü
Bizden Olmayanın Bizdeyse Gözü
Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor
Kıbrıs Kerkük Kırım Yöresi İle
Düşen Kürşadın Karesi İle
Sarsılmaz Ahlakı Töresi İle
Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor
İmamoğlu Dinmeyecek Bu Akın
Ülkülerle Olur Uzaklar Yakın
Kuruhay Kararı Yeni Bir Akın
Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor
30 Ara 2007 @ 10:44 am eAHMET ÖZYURT
Sevdim…
Değişecek mi sandın sana hislerim?
Ben seni elin olurken de sevdim
Unutacak mı sandın seni yüreğim?
Ben seni gelin olurken de sevdim
Gözün mızrak sözün kurşun deldi ciğerimi
Uzaklaşan her adımın yıktı içerimi
Mecnun kim? Ferhat kim? Kerem benden beter mi?
Ben seni benden ayrılırken de sevdim
Kırılacak mı sandın sana düşlerim?
Ben seni dünyamı yıkarken de sevdim
Darılacak mı sandın sana ellerim?
Ben seni ellerimi kırarken de sevdim
27 Ara 2007 @ 10:17 pm eMehmet
AGRIDAN SELAMLAR
Bu gece bir ben ayaktayım ölümle burunburuna
Bir benim nöbette sonsuz ufukta
Saatlerdir inatla yürüyorum ALACA KARANLIKTA
Özgürlüğün koynunda mutluluk arıyorum bu vatanda
Sonunda evimin kapısındayım işte
Vatanın şafağı gözlerime saplanıyor
Yorgunluğun yüzünden OLMUYOR sabah
“Elveda” diyorum, tükettiğim geceye
Ve “merhaba” diyorum yeni güne yeni TÜRKİYE,YE
MEHMET CEBECİOĞULLARI
17 Ara 2007 @ 4:05 pm eCEBECİOĞLU ERKAN
Bu Hesap Sorulacak
Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler
Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler
Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler
Bunların soyu bozulmuş Türk’e düşman göbekten
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Kan istediniz canlardan bitmedi inadınız
Oğuz size yar olmadı budüz idi adınız
Senelerdir bu vatanın ekmeğini yediniz
Suyunuzu keseceğiz dağlardaki gölekten
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
İhanete yar mı olur, yüce dağların karı
Üstünüze zalım geldi bu senenin baharı
Deli poyraz gibi vurdu öksüzlerin kaharı
Eleneceksiniz beyler ince ince elekten
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Dağlar, taşlar bu ovalar bilin ki Türk’ün yurdu
Aslımız insan neslidir Türk’e semboldür Kurd’u
Soyu ermeni olanlar nerden bilecek Kürd’ü
İhaneti seyreyleyin perdedeki delikten
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Feryat eylemez mi sandın yavrusuna bir ana
Sizler doymak bilmediniz akıttığınız kana
İnsan olan cana kıymaz, nasıl kıydınız cana?
Anası nenni söylerken kan damlıyor belekten
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Alperenler şehadeti seslenirken çağrına
İbrahim’in dedileri nişan oldu bağrına
Mehmetçik’ler şehit düştü bu vatanın uğruna
Vatan mı istediniz lan beşikteki bebekten?
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Hainlerin yaptıkları yanlarına kalır mı?
İhanetin affı olmaz sizi millet salar mı?
Vatan şehitler toprağı seni toprak alır mı?
Boynuna urgan dolayın sağlam olsun ipekten!
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Başı bozuk yaylalarda bol keseden savurdun
Ne dinin var, ne imanın sen ne biçim gavurdun?
Hem korkaksın, hem zavallı zoru gördün kıvırdın!
Urgan bile dava eder boynundaki ilmekten!
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Şehit anaların gözündeki yaş bitsin
Vatanımın üstünden kara bulutlar gitsin
Asın gardaş bu iti, şehitler rahat etsin!
Bu Sefai deli oldu, senelerdir demekten!
Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
Aşık Sefâi
10 Ara 2007 @ 11:32 am emustafa özyurt
DEDİKYA
GÜLMEK YASAKMI GÜLELİM BE
SEVMEK YASAKMI SEVELİM BE
BİRAZDA GARİPLER NEŞELENSİN BE
GÜNEBAKANLIYIZ İŞDE GÜNEBAKAN DEDİKYA
*************************************
GÜNLERİMİZ HEP KEDERLİMİ GEÇSİN
ÇİLELİ ÖMRÜMÜZ NEŞELİ GEÇSİN
GÜNEBAKAN ŞİMDİ ŞEHİR GİBİSİN
MUTLUYUZ İŞDE MUTLUYUZ DEDİKYA
*******************************
SENİ SEVMEYEN ANLAMAZ HALİNDEN
ESER KALMASIN KÖTÜ GÜNLERDEN
İSTANBUL İLÇESİ BAHÇELİEVLERDEN
SELAM OLSUN SANA SELAM DEDİKYA
*****************************
ALIŞAMADIM HAVASINA SUYUNA
ÖZLEM DUYULMAZMI GÜNEBAKAN SANA
MUSTAFA DEDİKLERİ GARİBANA
SORULACAK ÇOKŞEY VAR DEDİKYA
**************************
NOT=KENDİME AİT KOPYASI YASAKTIR
10 Ara 2007 @ 11:02 am emustafa özyurt
AYRILIK ZAMANI
AYRILMIŞ SEVENLER GÖZLERİ YAŞLI
ELBİSELERİ KALMIŞ YERİNDE ASILI
GERİDE KALANLARIN HEPSİDE YASLI
AGLAMAYIN SEVENLER AYRILIK ZAMANI
*******************************
DÜGÜNLER YAPILIR BİZİM ELLERDE
BAYRAMLAR YAPILIR BİZİM KÖYLERDE
PUSULAMIZ GELMİŞ DOLANIR ELLERDE
AGLAMAYIN SEVENLER AYRILIK ZAMANI
*******************************
TOPLANIR SEVENLERİN HEPSİ YANINDA
BİRİSİ VARKİ ELLERİ KOYNUNDA
ONUN GÖZLERİ KALACAK HEP YOLLARDA
AGLAMA SEVDİGİM AYRILIK ZAMANI
*******************************
ŞAFAKLA BAŞLADI ŞAFAKLA BİTECEK
18 AY SAYMAKLA NASIL GEÇEÇEK
BUNUNLA BİRLİKDE BİR ÖMÜR GEÇEÇEK
AGALAMA SEVDİGİM AYRILIK ZAMANI
NOT 31 / 01 /1997 DE GÜNEBAKAN KASABASINDAN ASKERE GİDEN 1976 YA 2 TERTİPLER İÇİN YAZILMIŞ BİR ŞİİRDİR BUNDAN SONRA KASABAMIZDAN ASKERE GİDECEK OLAN ASKER KARDEŞLERİMİZE HEDİYEM OLSUN
