Nihal

Sen Sadece Uzak Bir Rüyasın Kalbim İçin

Sakin ve yalnız geçen bir gecenin
En koyu derinliklerinde gördüm seni
Yıldızlar senin etrafında toplanmış
Ben ise uzaktan izliyordum biçare
Yıldızların yerinde olmak isterdim oysa
Sana uzaktan değil de yakından bakabilmek
Senin için çarpan kalbimi sana duyurabilmek
İmkansız şeyler var mıdır hayatta?
Olmasa bile sen imkansızsın benim için…
Ellerimi uzattığımda onları tutamayacak kadar,
Ağladığım zaman gözyaşlarımı silemeyecek kadar,
Mutlu olduğumda gülümsediğimi göremeyecek kadar…
Hayat sensiz geçmeyi reddediyorsa ben ne yapabilirim!
Günün her saniyesinde seni düşünüyorsam,
Senden bahsedilirken uzaklara bakıp dalıyorsam,
Seninle konuşmak için her yolu deniyorsam…
Ben ne yapabilirim!?
İmkansız bir şey için hala umudumu yitirmiyorsam
Belki de imkansız olmadığını hissettiğimdendir, diyorum
Olur ya bir gün ellerimizde baston karşılaşırız
İki yaşlı, iki eski arkadaş, iki kavuşamayan…
Oysa ben bunları bile göremeyecek kadar uzağım sana
Senin yanında olan kişilerden bile uzak
Ben ne seninle konuşabiliyorum,
Ne sesini duyabiliyorum,
Ne de sana dokunabiliyorum…
Sen sadece rüyalarımda gördüğüm bir aşksın benim için
Bir gün gerçek olmanı bekleyecek kadar
Muhteşem bir rüyasın…

  • 21 Haz 2008 @ 2:44 pm   eNihal

    Sana Bir Sevda Getireceğim

    Sana bir şiir yazacağım menekşe yaprağına

    Burcu, burcu sevgi kokacak her kelimesi

    Aşkın iksirini dökeceğim tüm hecelere bekle

    Sevdasına kurban olduğum

    Simdi sisler çökmüş yüreğime

    Karlar yağar düşlerime

    Hele bir bahar gelsin

    Dallar tomurcuk versin

    İste o zaman böyle kelepçede kalmayacak duygular

    Güvercinler uçuracağım senin göklerine

    Sana bir şiir yazacağım içinde hasret olmayan

    Güneş doğacak Kaf dağından

    Geceler böyle avare, yaşanan saatler böyle

    Sessiz olmayacak sana yemin gözbebeğim

    Artık aşkımızın ateş rengi gülleri solmayacak

    Bu son fasıl olacak gönlümüzde açıdan,

    Kederden yana ben saçının bir teline sevapları satmışım
    kalbinin her kösesine geçmiş gelecek yıllarımı yazmışım

    Senin ırmaklarında yaşanacak en büyük günahlar

    Şu bulutlar bir dağılsın

    Nerde olduğumuzu bilelim

    Dudakların kadehler de dudak izlerimi aramayacak

    Hele dönsün su mevsim

    Bu yalnızlığın, kimsesizliğin uğultusunda

    Gidecek kulaklarımızdan

    Bir şarkı dinleteceğim sana sevdadan yana

    Kelimeler böyle kifayetsiz kalmayacak

    Böyle mühürlü olmayacak dudaklarım

    Sen yüreğimde sır değil,

    Sözcüklerimde yangınım olacaksın

    Bu sevda böyle sürgünlerde,

    Böyle tutuklu kalmayacak

    Bi’ tanem

    Bekle sevdiğim

    Fidanlar yeşersin, acilsin su hasrete uzayan

    Yollar, karlı dağlar

    Göçmen kuşlar dönsün yuvaya

    Bu havanın nemidir

    Bi’ tanem

    Sen nisan yağmurlarına sakla

    Sevdayla yanan bedenini

    Baharda ıslanmalı güz vurmuş dudaklar

    İstemem beni böyle perişan,

    Böyle çaresiz göresin

    Bahara bıraktım umutları

    Bir yeşersin su menekşeler, sümbüller

    İste o zaman değmeli gözlerin gözlerime

    İste o zaman bir şiir yazacağım sana menekşe yaprağına

    İste o zaman bir sevda getireceğim sana sırılsıklam

  • 21 Haz 2008 @ 2:46 pm   eNihal

    Gitmekle Kalmak Arasında

    Kalsaydı daha çok acımayacak mıydı yüreği?

    Kalsaydı her gün artacaktı beklentileri.

    Her geçen gün daha çok sevecek,

    Belki daha çok sevilmeyi arzulayacaktı.

    Oysa sen her geçen gün biraz daha uzaklaşacaktın ondan.

    Oysa o umut etmeye devam edecekti kırılan kalbine bile aldırmadan.

    Nereye kadar gidecekti böyle?

    Her defasında boş kalan elleriyle,

    Daha ne kadar sarabilecekti yaralarını?

    Daha ne kadar yaralanacaktı?

    Ne yapacağını bilemez bir halde,

    Bir o kadar güçsüzken,

    Bir rüzgâr savurdu onu senden çok uzaklara.

    Öylesine bir boşluktu ki savrulduğu,

    Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

    Birden kendini koskoca bir uçurumun dibinde,

    Çıkışı olmayan bir labirentte gibi çaresiz hissetti.

    Belki hayata ilk defa sırt çevirdi.

    Hayata, o yoksa ben oynamıyorum, dedi.

    Hayat bir oyun değilmiydi?

    Keşke biraz daha uzun sürebilseydi seninle oyunumuz diye düşündü.

    Kalbinde derin bir sızı hissetti.

    Keşke bu kadar çabuk dönmeseydin ona sırtını.

    Keşke açtığın yaraların acısını anlayabilseydin.

    Okuyabilseydin o gözlerdeki derinliği.

    Biraz olsun onun dünyasından bakabilseydin.

    Sana seslenişlerini duyabilseydin.

    Sana ait olan bir parçayı bu kadar erken bırakmasaydın,

    Öyle ağırlaşıyor ki sensizlikten,

    Taşıması her gün daha da zorlaşıyor.

    Kalsaydı yaraları daha da büyüyecekti.
    Sadece seninle aynı havayı teneffüs etmenin mutluluğunu taşıyacaktı.
    Gitti, oysaki yaraları büyümeye devam ediyor
    Senin olmadığın bir yaşamda nefes almak öylesine zor ki.

    Şimdi gitmek miydi doğrusu, kalmak mıydı diye soruyor kalbine,
    Her kapı sensizliğe açılıyor…

    Bir şeyler ilk aşkımı hatırlatsa da
    Son aşkım sendin, anlamasan da
    Bir depreme tutuldu kalbim.
    Alkışla, sensiz ölmek zamanı şimdi.

    Giden kaybedendir,
    Gittim kaybettim.
    Kalsaydım kazanırmıydım.

  • 21 Haz 2008 @ 2:47 pm   eNihal

    N.e.f.r.e.t.i.m.s.i.n Oysa Ki…N.e.f.e.s.i.m.d.i.n!

    N.e.f.r.e.t.i.m.s.i.n Oysa Ki…N.e.f.e.s.i.m.d.i.n !!!!
    Senin olmadığın bir şehirde…
    Yangını olmadığın bir kalpte…
    Nefesi olmadığın bir bedende…
    Hayat devam ediyor !!!
    Sadece yasadığından ve yaşattığından ibarettir hayat !!!
    Her biten gün başlayacak yeni bir günün habercisidir!
    Tıpkı sevdalar gibi…
    Biri gelir… Biri gider…
    Gelen gideni aratır derler ama …

    Gelen gidenden daha yürekli çıkar !!!

    Ben güneşi umutla uğurluyorum ki geceye,umutlarımla tekrar doğsun diye !!!
    Seni gözyaşlarımla birlikte akan nefretimle uğurladım!
    Her damlada hakketmediğin beni ve benliğimi senden geri alabileyim diye !!!!

    Bir daha dönme diye…
    Dönmeyi düşünme diye…
    Döndüğünde beni değil
    nefrete susamış gözlerimi göreceğini bil diye…
    Kavra… Düşünme… Niye diye sorma diye…

    Bedenim sensizde nefes alacak !!!!!
    Dünya sensizde dönecek… Dönecek unutma !!!
    Ve yüreğine… Ellerine…

    Gözlerine söylüyorum
    dinle…
    N.e.f.r.e.t.i.m.s.i.n Oysa Ki…N.e.f.e.s.i.m.d.i.n !!!!

  • 21 Haz 2008 @ 2:49 pm   eNihal

    Sevmiyorum Seni, Sevemiyorum

    Sevmiyorum artık seni,
    Sevemiyorum, içimden gelmiyor
    Bakmak zulüm gibi geliyor,
    Keza dokunmak işkence bedenime
    Konuşmak yerine susmayı tercih ediyorum karşında
    Susarak anlatmaya çalışıyorum,
    Seni dinlemek istemediğimi
    Ama yok anlamıyorsun bir türlü
    Düşünemk zorluyor beni,
    Düşünmemek daha kolay
    Umursamıyorum artık seni,
    Umrumda değilsin açıkçası,
    Kusura bakma bunu bilmelisin
    Kutlamıcam doğum gününü
    Doğarken bana mı sordun sanki?
    İyi dileklerimi sunmıcam sana
    Zaten sunmaya ne gerek var ki?
    Bi kurtulabilsem,
    Ah bi yakamı kurtarsam senden
    Kimbilir neler olacak
    Konuşamıyorum,
    Hani derler ya konuşsa neler anlatacak
    İşte aynı durumdayım bende
    Gözlerimi oku diyorum sana
    Sense boş boş bakıyorsun,
    Sanki içinden tavşan çıkacak
    Hayır, olmuyor senle
    Anlamalısın yürümüyor işte
    Şimdi beni birisi görse
    Yazık delirmiş derler
    Aynanın karşısında dert yanıyor kendine
    İşte böyleyim bende
    Sevemiyorum kendimi
    Gelmiyor içimden sevmek
    Ayrılmalıyım artık kendimden
    Ne dersin belkide en iyi çözüm ölmek?

  • 21 Haz 2008 @ 2:50 pm   eNihal

    HOŞÇAKAL UÇURUM GÜLÜ

    Munzur’un coşkusuyla büyüttüm içimde,
    Yüreğime kök saldın uçurum gülü,
    Kanayan yaralarıma tuz,
    Dikenlerinle yüreğime sıkı sıkı tutundun,
    Bazen ağlatıp, dipsiz kuyulara atan,
    Bazen umuda beyaz güvercin oldun…
    Her mevsim, karagüller açan
    Varlığınla yokluğun arasında kaybolan.
    Hayallerimi çaldın, umutlarımı aldın,
    Yağmur gibi yağsada, acılarım üstüne,
    Sen kök saldın yüreğime,
    Pervasızca, hoyratça bağlandın…
    Gözlerim sensizliğe ağladı,
    Gözyaşlarım Munzur’a karıştı, çağladı
    Bazen sevdama türkü, bazen acılarıma ezgi oldun…
    Sen tükenen bedenime nefes,
    Soğuk gecelerde, düşlerime misafir oldun…
    Ben; seninle sensizliği yaşadım,
    Taşınmaz dertleri bana bıraktın,
    Sen, bendeki seni yaşattın,
    Bende ki seni mahkûm ettin,
    Yalnızlığa acılara terk ettin…
    Bendeki dayanılmazlığı, ikimiz yerine yaşadım,
    Çoğu geceler isyan ettim, ağladım
    Ben her şeyi tek kişilik yaşadım,
    Sensizlik zifiri karanlık, cehennem,
    Ben sende karanlığı yaşadım…
    Artık bittim tükendim, bak yolun sonuna geldim…
    Dilim varmaz söylemeye, ürkekçe fısıldadım,
    Hoşçakal düşlerimin davetsiz misafiri,
    Hoşçakal yarınlarım, umutlarım…
    Sessizce, hayallerimi, yarınlarımı gömdüm,
    Hoşçakal yüreğimin acısı, uçurum gülü hoşçakal…

  • 21 Haz 2008 @ 2:52 pm   eNihal

    Sevdim ve Nefret Ettim

    Duvar sessizliğine bürünmüş
    Gözlerimden akan kendim
    İstemiyerek çarpıyordu çaresizliklerime
    Ağlıyordu gözlerim
    Donmuş kirpiklerimin arasından
    Bir elimde sevgim
    Diğer elimde nefretim
    Yanlızlıklara esir düşmüştü bedenim

    Duygularım
    Savaşlarda bozğun yemiş
    Ganimet görüntüsü parlaklığında
    Bedenimden çaresizliğim süzüldükçe gönlüme
    Sevgim açan bir çiçek tazeliğinde
    Nefretim keskin bir hançer görüntüsünde
    Renk veriyordu
    Hislerimde kaybolduğum kendime

    Sevmek ve nefret etmek
    Sıkışmıştı çaresizliğimin püf noktasına
    Düş sessizliği görünümü damlayan terim
    Gönlümde sevgim
    Ellerimde nefretim
    Nefes almaya çalıştığım
    Düşüncelerimde yalnız kalmış kendim

    Sevgi yanacaksa yansın yüreklerde
    Ama asla donup, buz tutmasın
    Nefret kokan bakışlarda
    Ben
    Sevdim ve nefret ettim
    Yalan dünya seyrinde nadir durulan yerde

  • 21 Haz 2008 @ 2:54 pm   eNihal

    Özgür Aşk

    Özgürüm olabildiğine
    Unutulmaz sandığım
    Kanla adını kalbime yazdığım
    Seni siliyorum aklımdan
    Ruhumdan, bedenimden
    Adını anmıyorum
    Gecelerimi süslemiyorsun
    Hayallerimde yüzün yok
    Aşkına parya ben, anladım
    Hisler aldatmaca
    Aşklarsa yalan
    Uzaklara özgürlüğe
    Kaçıyorum senden
    Mananın anlamsız olduğu yerde
    Dönerim meydanlara
    Aşk, bal yapmaksa
    Bir çiçek yetmez
    Binlerce çiçeğe konarım ben

  • 21 Haz 2008 @ 3:01 pm   eNihal

    Gökte Hilal Yerde Nihal

    Gecenin bir vaktidir
    Parlıyor yıldızlar arasında bir hilal
    Bense ellerim duada
    Dudaklar mırıldanır dillerde Nihal

    O öyle bir Nihal’ki
    Güneşin sıcaklığı raks eder gözlerinde
    O öyle bir Nihal’ki
    Çocuklar sek sek oynar yüreğinde

    O öyle bir Nihal’ki
    Gülerken yüzü şekli hilal
    O öyle bir Nihal’ki
    Candan dost yürekten heval

    O öyle bir Nihal’ki
    Yağmurdan sonra ebem kuşağıdır
    O öyle bir Nihal’ki
    Üsküdara gider iken yağan yağmurdur

    O öyle bir Nihal’ki
    Karanlık gecelerin parlak yıldızıdır
    O öyle bir Nihal’ki
    Dost ikliminin en güzel kızıdır

  •  

  • 03 May 2008 @ 5:46 pm   eNiHaL

    DUYMADILAR

    ZAMAN SÜRÜKLEDİ,BENİ
    ÇIKMAZLARA,KUYTULARA
    BİR ÇÖZÜM BULAMADIM BİR TÜRLÜ
    ANLAMADILAR DUYMADILAR SESİMİ….

    BİR BOŞLUKTA KALDIM ŞİMDİ
    BAŞLANGICI DA SONU DA AYNI
    BİTMİYOR FİGANIM DERDİM
    İYİ TARAFI YOK,BENİMLE OLAN HEP KÖTÜ TARAFI

    SARSILDI SEVGİM ONA KARŞI
    BİLMEM Kİ KAÇ OLDU AŞKIMIN YAŞI
    NE OLURSA OLSUN KAZANACAĞIM
    BİTİRECEĞİM ARTIK BU SAVAŞI

    ‘’ AŞK DUDAKLARDA KAHKAHA
    DEĞİL
    GÖZLERDE BİR DAMLA YAŞTIR
    MAKSAT SEVGİLİ UĞRUNA
    ÖLMEK DEĞİL
    ONU ÖLECEK KADAR
    SEVMEKTİR !’’

    MUTLULUK YAŞARKEN
    MUTSUZLUKTAN HİÇ KORKMA !!!

  • 03 May 2008 @ 5:47 pm   eNiHaL

    AŞIK OLMAK İSTİYORUM

    ÖĞRENMEK İSTERDİM GERÇEK SEVGİYİ
    BİRİNİ GERÇEKTEN ÖMÜR BOYU SEVMEYİ
    YAPABİLİR MİYİM ? BU ZORLU İŞİ
    ACI ÇEKER MİYİM ? SÖYLEYİN BANA…

    AŞKA ATILMAK ÖLMEK KADAR ACIYMIŞ
    İNSANIN KALBİNDE BÜYÜK SANCIYMIŞ
    SEVENLER HEP AĞLARMIŞ
    BENDE AĞLARMIYIM ? SÖYLEYİN BANA …

    TAVSİYE ETMİYORLAR GENÇSİN ÇOK DİYORLAR
    AMA GÖRÜYORUM ONLARDA SEVİYORLAR
    BİRŞEY VAR Kİ ; GÖZYAŞLARIYLA SÖYLÜYORLAR
    ‘’SEVMEK KOLAYDA , AYRILMAK ZOR’’ DİYORLAR

  •  

  • 03 May 2008 @ 5:50 pm   eNiHaL

    HOŞ GÖRÜLÜ OL

    Hayat çok güzel, yaşamak istersen,
    Her şey gelip geçer, sabredersen.
    Pişman olmadan, yaşamak istersen,
    Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.

    İnsanlardan saygı, sevgi beklersen,
    Önce sen göstersen de, hoşnut etsen.
    Meyveli ağaç gibi, taşlanmak istersen,
    Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.

    İnsan ölür, makam, mevki geçer, bilirsen,
    Çirkin, kusur görme sev, sevilmek istersen.
    Hayatta hal, hatır soracak, dostlar istersen,
    Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.

    Ölünce de, rahmetle anılmak istersen,
    Dünyayı, ahiretin tarlası bilip, ekersen,
    Kul olarak berzahta uyumak istersen.
    Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol.

  •   

    ŞEHRİ KARAKAYA  14 Nis 2008 at 10:36 
    OLMUYOR !…
    GÜNEBAKAN içimde, bir sevda benim.
    Sevmesem olmuyor,sevsem olmuyor.
    Ustagil sülalem,ben bu köydenim
    Demesem olmuyor,desem olmuyor.
    *** ***
    Gurbete çıkmışım küçücük yaşta,
    Siyah saç kalmadı,ağardı başta.
    Ayrılık bir acı yürek ataşta,
    Yanmasam olmuyor,yansam olmuyor.
    *** ***
    Niceleri geçti, devran dönüyor.
    Yıllar geçtikçede hayat sönüyor.
    Hatıralar bir bir rafa konuyor,
    Koymasam olmuyor,koysam olmuyor.
    *** ***
    Büyüklerim bir bir göçüp gitmişler,
    Sanki bu dünyada sefa etmişler,
    Baktım kabirlere, hepsi yatmışlar,
    Bakmasam olmuyor,baksam olmuyor.
    *** ***
    Benim mezarımı köyüme kazın.
    Mezar taşımada bir garip yazın.
    Günebakan senin,her gün bir nazın,
    Çekmesem olmuyor,çeksem olmuyor.
    *** ***
    Gurbetin suyuda bir hoş içilmez,
    Doğduğum köy benim,baha biçilmez.
    Yeminle söylüyom burdan geçilmez,
    Geçmesem olmuyor geçsem olmuyor.
    *** ***
    Hasret kaldım eski güzel yıllara.
    Mehlep sıyırdığım yeşil dallara.
    Gurbetten çıkıpta,uzun yollara,
    Düşmesem olmuyor,düşsem olmuyor.
    *** ***
    Bu hasret ne zaman bitecek derim,
    Sabırla beklerim,hem ALLAH Kerim
    Gözümde yaşlarım,alnımda terim,
    Silmesem olmuyor,silsem olmuyor.
    *** ***
    Yılda bir giderim,yazın sıcakta
    Dere tepe gezip fer yok bacakta,
    Hasreti kor etti,beni ocakta
    Yanmasam olmuyor,yansam olmuyor.
    *** ***
    USTAOĞLU derler benim adıma.
    Her gün GÜNEBAKAN düşer yadıma.
    Gidipte yerleşsem,hem muradıma,
    Ermesem olmuyor,ersem olmuyor

  • 18 Nis 2008 @ 3:13 pm   eHalit ŞAHİN

    ÖLMEK
    çağırırsın bir gün beni de ölüm
    ansızın vurabilirsin kapıma
    ister istemez gelirim
    bir güzel kadına, bir güzel kıza
    bakarken ölebilirim

    arkamda bir yığın sevap ve günah
    belki bir gece yarısı,belki bir sabah…
    çeşmeler daha türkülü ırmaklar daha gümrah
    akarken ölebilirim.

    bütün kaygılarımdan arına arına
    bilmem ki çıkar mıyım, çıkmaz mıyım yarına
    kızımın resmi için odamın duvarına
    bir çivi çakarken ölebilirim.

    yüreğim çepeçevre, damar damar gam
    ah bu derdi yazmakla çizmekle anlatamam
    evimin lambasını belki bir akşam
    yakarken ölebilirim.

    düşündüm musalla saltanatımı
    en son bineceğim tahta atımı
    bir ayna önünde kıravatımı
    takarken ölebilirim.

    çağırırsın bir gün beni de ölüm
    ansızın vurabilirsin kapıma
    ister istemez gelirim.
    bir güzel kadına, bir güzel kıza
    bakarken ölebilirim.

  • 14 Mar 2008 @ 5:18 pm   eMUSTAFA ÖZYURT

    Dost Bildiklerim Düşman Oldular

    Sevdama zincirden kilit vurdular
    Gençliğime arsız tuzak kurdular
    Ben kendime DOST diye bilmişken
    Dost bildiklerim düşman oldular

    Ne halden bildiler ne de hatırdan
    Ne evden sordular ne de çadırdan
    Birden bire soğudu burda havalar
    Dost bildiklerim düşman oldular

    Veryansın ettim de duyan olmadı
    İhanete hileye doyan olmadı
    Beni bu hayatta dünden yordular
    Dost bildiklerim düşman oldular

    Ne para kaygısı , ne şöhret ne şan
    Bu koca alemde kalmamış insan
    Güneşin batışını benden buldular
    Dost bildiklerim düşman oldular

    Artık ne halim var ne de demanım
    Can verdim dostluğa kalmadı canım
    Unuttu alem beni bende insanım
    Gençliğime arsız tuzak kurdular,
    Dost bildiklerim düşman oldular.

  • 07 Mar 2008 @ 10:32 am   eMUSTAFA ÖZYURT

    GİDERİM

    Şu köhne dünyada ben aşk divanesi,
    Sevdaların elinden tutar giderim…

    Riya dilber olupta bal şerbet sunsa,
    Kadehini başına atar giderim….

    Zirveler çok yüksek, yükselmek hayli zor,
    Bende zamana inat batar giderim..

    Yalanlar basamaktır türlü mevkiye,
    Yalanın tapusunu satar giderim…

    Çirkef yapışkandır kalabalıklarda,
    Sözümü hiç uzatmaz yutar giderim…

    Bilirim gücüm yetmez her haksızlığa
    Öfkenin kabzasını tutar giderim..

    Her dönen dolapta nedensiz üzülür,
    Tükenir tükenir biter giderim..

    Gözün aydın devranı zorba haksızlık,
    Zamanda yaşamak zor, yiter giderim

    05 Mar 2008 @ 5:03 pm   emeçhul bozkurt

    Mezar Taşı
    Kırkdört yılı en başlarda
    Seksenlerde C-5′lerde
    Hücrendeki tüm taşlarda
    Arkadaşın ben olaydım

    Her gündüzde, her gecede
    Sürgünlerde, işkencede
    Yaşadığın her acıda
    Mağrur başın ben olaydım

    Nağme nağme fasıl fasıl
    Ömür geçti usul usul
    Yine esir Kerkük-Musul
    TURAN düşün ben olaydım

    Alperenlik var yapıda
    Nöbete dursam kapıda
    Ankara’da Beştepe’de
    Mezar taşın ben olaydım

     

    05 Mar 2008 @ 5:04 pm   emeçhul bozkurt

    Başbuğ`a Mektup
    Başbuğum bu destan sanadır yine
    Ülkücü tavırdan yanadır yine
    Sene doksanyedi tarih dört nisan
    Ülkücüye onbir aydan sert nisan
    Sen gittin ya içimizde dert nisan
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Eminim ki alnımızdan öperdin

    Güneşli bir günde yitirdik seni
    Fırtınada karda götürdük seni
    Gönül köşkümüze yatırdık seni
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Kalkabilsen alnımızdan öperdin

    Gidişine yerler gökler ağladı
    Turan yetim kaldı kara bağladı
    Tekbirler ağıtlar yürek dağladı
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Sen Başbuğ’dun alnımızdan öperdin

    Sen gittin ardından divan kuruldu
    Meydan gümbürdedi oklar gerildi
    Kavga döğüş bir karara varıldı
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ayrılıp yuvadan uçanlar oldu
    Diyardan diyara göçenler oldu
    Başka elde bayrak açanlar oldu
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Oğlun Tuğrul parti kurdu çekildi
    Azmi Başkan arkasına takıldı
    Aldemir’de doğru yola sokuldu
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Biz kaldık çalıştık seçim kazandık
    Sarımsak soğansız biçim kazandık
    Asgari ücretten geçim kazandık
    Şölenleri görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ecevit Bahçeli Yılmaz oldular
    Hükümet kurmaya karar kıldılar
    Yazdılar çizdiler işe daldılar
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Muhteşem bir ilgi alâka oldu
    Kapımız kırmızı pilâka doldu
    Bir günde binlerce yalaka geldi
    Gelenleri görsen bilmem ne derdin
    Herhalde kahkahayla gülerdin

    Son gelenler baş köşeye yerleşti
    Tüm halkalar zincir oldu birleşti
    İş karıştı anlatmakta zorlaştı
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Marmarayı deprem aldı götürdü
    Yolsuzluklar memleketi bitirdi
    Anadolu ümidini yitirdi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Hortumcular dükkân açtı her yere
    Namusluya tayin çıktı zor yere
    Kuşatıldık gidemiyoz bir yere
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    İmf’ye kaptırdılar yakayı
    Borsa dolar hiç sevmiyor şakayı
    Temel Reis haciz verdi takayı
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ekonomi raydan çıktı gidiyor
    İşçi köylü kemer sıktı gidiyor
    Fukara canından bıktı gidiyor
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Yalvardık yakardık fayda etmedi
    Feryadımız Ankara’ya gitmedi
    Başörtüsü okul derdi bitmedi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Bir kanlı katile idam verdiler
    İmralı’ya tatil köyü kurdular
    Şehitleri birde bunlar vurdular
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bir şehit çocuğu tuttu yakamı
    Abi dedi: Bu olanlar şaka mı?
    Siz buysanız geri verin babamı
    Bu feryadı duysan bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Utançtan sokağa çıkamaz olduk
    Kimsenin yüzüne bakamaz olduk
    Yakamıza Bozkurt takamaz olduk
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Yazdığım destanlar kahretti bana
    Bağlamam duvardan küfretti bana
    Türküler hayatı zehretti bana
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Pavyondan gelenler başı tuttular
    Halimize bakıp keyif çattılar
    Söylemesi zor amma ‘’bizi sattılar’’
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bıyık uçlarıma posta koydular
    Direndim adımı hasta koydular
    Düşmana gül verip dosta kıydılar
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Azıcık ses veren sürgün edildi
    Gönülde taht kuran sürgün edildi
    Dokuz Işık Turan sürgün edildi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Hiç şaşırma Ozan Arif dışlandı
    Ahmet Yılmaz asi diye fişlendi
    Yüreğimiz dost (!) elinden şişlendi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    İhanet edene madalya taktık
    Sadâkât edene uzaktan baktık
    Sen olsaydın böyle mi olacaktık?
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bunca yıldan sonra ortada kaldık
    Sen uçmağa vardın bizlerse öldük
    Destan destan Beştepe’ye gömüldük
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bu destan, bu türkü, sazım sanadır
    Bir tek seni sevdim nazım sanadır
    Duy beni Başbuğum sözüm sanadır:
    ‘’ÜLKÜME DARILIP KÜSMÜYORUM BEN
    KİMSEDEN KORKUM YOK SUSMUYORUM BEN
    BU KAHPE DÜZENE KANMAYACAĞIM
    ÖLSEMDE YOLUNDAN DÖNMEYECEĞİM’’

    05 Mar 2008 @ 5:05 pm   emeçhul bozkurt

    Reis
    Romantik serseri düşler kurardın,
    Çaresiz dertlere derman arardın,
    Yaş otuz demeden soldun, sarardın,
    Saçlarına aklar düşmüş be Reis
    Yaşananlar rüya düşmüş be Reis

    Ahde vefa denen yalanmış meğer,
    Yüzüne gülmeler pilanmış meğer,
    Koynunda beslenen yılanmış meğer,
    Saçlarına aklar düşmüş be Reis
    Yaşananlar rüya düşmüş be Reis

    Dağ demedin, taş demedin dolaştın,
    Herkes çekti gitti bir sen savaştın,
    Saçların siyahken kaç kez seviştin?
    Saçlarına aklar düşmüş be Reis
    Yaşananlar rüya düşmüş be Reis

    05 Mar 2008 @ 5:06 pm   emeçhul bozkurt

    Yerde Kalmasın
    Seksendört yılında Siirt ilinde
    İlk pusuyu kurdular Eruh yolunda
    Mehmedim’in türküsü alem dilinde
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Okullar camiler yanmış yıkılmış
    Üç günlük bebeğe kurşun sıkılmış
    Analar hep yasta boynu bükülmüş
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yakılan köyleri anlatır biri
    Dili dolaşıyor benzi sapsarı
    Gidenler bir daha dönmüyor geri
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Suriye Bekaa dolaşıp durdun
    Çoluğu çocuğu ölüme sürdün
    Birinci dersini Kenya’da gördün
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Gözün aydın olsun yurda hoş geldin
    Onbeş yıl bekledik niye geç kaldın
    Sürdüğün saltanat bitmezmi sandın
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Fırsat verilirse hizmet edecek
    Çoban olup dağda davar güdecek
    Bir yolunu bulsa Şam’a gidecek
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Bu rezil yüzünden ne canlar yandı
    Otuzbin can gitti ocaklar söndü
    Annem de Türk dedi Kıble’ye döndü
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Suriye İran Irak destek olmasın
    Avrupa bu işe köstek olmasın
    Gerek yok gözlemci filan gelmesin
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Pişmanlık yasası çıksın ne demek
    Bunun Türkçesi katile af demek
    Abesle iştigal resmen halt yemek
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yetim yavruların yükselen sesi
    Hakim bey savcı bey dinleyin bizi
    Kırılsın o kalem yazmasın yazı
    Asın bu katili nefes almasın,
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Ağlayan sızlayan analar gördüm
    Düşündüm taşındım kararı verdim
    İlmeği yağladım urganı gerdim
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Şehit Hüseyin’in oğlu büyümüş
    Mahkemede bir bak yiğit ne imiş
    Biz kararı verdik yok artık dönüş
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yerin yurdun belli rahat olsunlar
    Adresin İmralı böyle bilsinler
    Dağdaki itlerin gelip alsınlar
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Avukatlar gelip gelip gitsinler
    İmralı havası alıp gitsinler
    Savunmana delil bulup gitsinler
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Yetmiş avukata ne gerek vardı
    Dangalos Dallama gelse yeterdi
    Üçü bir arada olup biterdi
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Şehidin geride oğlu kızı var
    Yanmış yüreklerde dinmez sızı var
    Bir bilsen kellende kimin gözü var
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

    Şehitlikte açık görüş olmuyor
    Feribotla bacı kardeş gelmiyor
    Olanları aklım fikrim almıyor
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın
    Cümle şehitlerin adı sorulsun
    Kıssadan hisse hesap görülsün
    Fazla uzatmayın kalem kırılsın
    Asın bu katili nefes almasın
    Şehidimin kanı yerde kalmasın

     

    05 Mar 2008 @ 5:08 pm   emeçhul bozkurt

    4 Nisan
    Dört nisan doksanyedi, alelade gün değil,
    Kara günsün, kara gün bu bir gerçek, kin değil,
    O kadar karasın ki tarifin mümkün değil
    Başbuğ’ un başımızdan çekildiği günsün sen,
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

    Çekildiği diyorum, sor bana hele niye?
    Çünkü dilim varmıyor ona öldü demeye,
    Varmasa da mecburum, mecburum söylemeye
    Bize yetim gözüyle bakıldığı günsün sen,
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

    Çok acılar görmüştüm, ama bu kadar derin
    Olanı görmemiştim, bu da senin eserin
    O kara akşamında, kapkara bir haberin,
    Beynime kurşun gibi sıkıldığı günsün sen,
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

    Belki senin suçun yok, belki benimki hata,
    Her can günün birinde göz yumacak hayata,
    Fakat sen bir başkasın, sen varya sen, adeta,
    Ciğerimin yerinden söküldüğü günsün sen,
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

    Altaylar’ dan Tuna’ ya libas giymiş hüzünden,
    Özünden ağlıyor bak, bütün Turan özünden.
    Müslüman Türk evladı olanların gözünden,
    Yaş yerine kanların döküldüğü günsün sen,
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

    Başbuğ Türkeş yok artık, bulabilmek imkansız
    Herkesin acısını bilebilmek imkansız,
    Her yüreğe tercüman olabilmek imkansız,
    Her yürekte bir ağıt yakıldığı günsün sen
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

    Türkeş gibi bir lider ne çıkmıştır, ne çıkar
    Yıkar onun acısı, Arif ’ i artık yıkar
    Ateşin kanunudur düştüğü yeri yakar,
    Bozkurtların boynunun büküldüğü günsün sen,
    Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

    05 Mar 2008 @ 5:08 pm   emeçhul bozkurt

    Bayram Duası
    Ya Rabbi tadına bütün milletin,
    Varacağı bayramlara eriştir
    Milletinin yarasını devletin,
    Saracağı bayramlara eriştir

    Devletin milletin verip el ele
    Kimsenin kimseyi etmeden köle,
    Zenginin fakirin gönül gönüle
    Gireceği bayramlara eriştir.

    Fukaranın rezil olduğu değil,
    Hastanede rehin kaldığı değil,
    Memurların zekat aldığı değil
    Vereceği bayramlara eriştir.

    Her mübarek bayram gelince böyle,
    İşçi köylü mahzun olmasın öyle,
    Cebinde harçlığı göğsünü şöyle
    Gereceği bayramlara eriştir.

    Enflasyon insin diye çok estim,
    Anladım ki biraz hayalperestim,
    İnmesinden artık umudu kestim
    Duracağı bayramlara eriştir.

    Ya Rabbi halimiz ayandır sana,
    Tahammül kalmadı dökülen kana,
    Savaşın kavganın, terörün sona
    Ereceği bayramlara eriştir.

    Sağımız solumuz düşmanla kaplı,
    Sırtımızda nifak hançeri saplı.
    Yüreklerin birlik beraber toplu
    Vuracağı bayramlara eriştir.

    Ben desem devletin gücüne gider,
    Bunlar ne av yapar ne koyun güder,
    Hepimizi başta gerçek bir lider
    Göreceği bayramlara eriştir.

    Arif der ki Ya Rab Müslüman Türk’üm
    Bu düzen tartmıyor çok ağır yüküm,
    Türk’ün ve İslam’ın yeniden hüküm
    Süreceği bayramlara eriştir.

    05 Mar 2008 @ 5:11 pm   emeçhul bozkurt

    ŞEREFSİZLER
    Bizi mahkum etmekti,
    Derdiniz şerefsizler.
    Ve nihayet murada,
    Erdiniz şerefsizler.

    Bağırsam neye yarar,
    Çağırsam neye yarar,
    Tam kahpece bir karar,
    Verdiniz şerefsizler.

    Şaşırmadım ben buna,
    Kına yakının kına.
    Mazlumların kanına,
    Girdiniz şerefsizler.

    Eh, .. Sırayı savdık biz,
    Siz düşünün artık siz!
    Hukuku katlettiniz,
    Kırdınız şerefsizler.

    Arif derki; çıktı ok,
    Bundan sonra insaf yok,
    Adalete resmen b…,
    Sürdünüz şerefsizler.

    05 Mar 2008 @ 5:13 pm   emeçhul bozkurt

    Vergi Bağlandı
    Ağlamak sızlamak nafile beyler,
    Yorgana, döşeğe vergi bağlandı.
    İnliyor şehirler, kazalar, köyler,
    Buğdaya, başağa vergi bağlandı.

    Bülbül gibi susmak için dut yerdik,
    Koyun besler, kuzu besler süt yerdik,
    Ara sıra av yapardık et yerdik
    Baruta, fişeğe vergi bağlandı.

    Berberin bakkalın koptu damarı
    Esnaf duman oldu yedi şamarı
    Sık diyorlar, yok ki sıkak kemeri,
    Kemere, kuşağa vergi bağlandı.

    Bankerler topladı bankada para
    Zengin yine zengin, fakirde yara.
    İneğe öküze, mala davara,
    Tokluya, şişeğe vergi bağlandı.

    Ben görmedim dertsiz insan göreni
    Vurgun cu yol almış yoktur fireni,
    Gariban köylünün kara tireni,
    Ahırda eşeğe vergi bağlandı.

    Arif bak diyorlar az ve öz olsun.
    Nikaha vergi var geriye kalsın
    Bekarlar aklını başına alsın !
    Doğmamış uşağa vergi bağlandı.

    29 Şub 2008 @ 12:20 am   Şehri Karakaya

    TÜRK ASKERLERİ
    Beyhude,yazılar yazmayın buza
    Hesabı görecek,TÜRK ASKERLERİ
    Vatan bölünecek,diyen soysuza
    Dersini verecek,TÜRK ASKERLERİ

    Sahipsiz sanıpta heveslenmeyin
    Edeple oturun delilenmeyin
    İhanet etmeyin,hem ilenmeyin
    Sizleri sürecek,TÜRK ASKERLERİ

    Millet arkanızda,yürüyün hele
    Yılmak yok bu yolda, verin el ele
    Yardım et ALLAH’ım sağ salim gele
    Gelipte gülecek, TÜRK ASKERLERİ

    Kararını vermiş, çatmış kaşları
    Çelik yürekliler,gençtir yaşları
    İsyan için kalkan hain başları
    Yerlere serecek, TÜRK ASKERLERİ

    Kükremiş sel gibi çağlayacaklar.
    Ülkede huzuru sağlayacaklar
    Hainleri bir bir avlayacaklar
    Hesapları silecek, TÜRK ASKERLERİ

    Mehmetcik yeminli, bu iş bitecek
    Yurdumda analar gayrı gülecek.
    Belkide yeniden, sınır çizecek
    Defterler dürecek, TÜRK ASKERLERİ

    Şehitlik makamı en yüce makam,
    Üzülmüyorum ki ağıtlar yakam
    Mevzu vatan ise hiç yoktur şakam
    Deyip gürleyecek, TÜRK ASKERLERİ

    Esaret mi? asla… o bize ardır.
    Oyunlar bozacak gücümüz vardır.
    Kalleş PeKaKa ya bu ülke dardır
    Diyerek ezecek, TÜRK ASKERLERİ

    Analar yüreği dağladı firak
    Kucaklar Mehmedi, şefkatle toprak
    Şehitler kanıyla boyanan bayrak,
    İnmesin diyecek, TÜRK ASKERLERİ

    USTAOĞLU derki canımız feda,
    Ayrılık vermesin O Yüce HÜDA.
    Minarelerdeki o kutsal seda,
    Dinmesin diyecek, TÜRK ASKERLERİ

    ŞEHRİ KARAKAYA (29 şubat 20 8) Cuma

     

     26.Şub.2008 17:46   METEHAN KARAKAŞ

    SENSİZLİK BİTİRDİ BENİ
    Ne kadar sessiz kalsamda hayatta
    Unutamadım,unutamamda BİTANEM seni asla
    Neden diye sorsamda kendi kendime hayata
    Yaşıyor mu?sanıyorsun sen beni dünyada
    Sensizlik bitirdi beni coktan yoklugunda

    Hep bekledim seni hayat denen şu yolda
    Dönmeyecegini bilsemde aslında
    Lakin hicbir şey farketmezdi artık bana
    Çünkü arayış içindeydi kalbim sensiz kaldıgım anda
    Sensizlik bitirdi beni sen inansanda inanmasanda

    Yalnızlık çok zor dediginde anlıyamamıştım bitanem seni
    Taki sensizligin acısı yakınca seven kalbimi
    Çok zormuş sensizlik anladım şimdi seni
    Ne farkederki pişmanlıktan ölsem şimdi
    Sensizlik bitirdi beni dönsene BİTANEM artık geri

    Hiç kimseyi sevmedim BİTANEM unutmak için seni
    Nasıl unutabilirdimki senle dolu günlerimizi
    İnansanda inanmasanda ilk günki gibi SEVİYORUM SENİ
    Herşey bitmiş olsada sende şimdi,
    Sensizlik bitirdi beni ne olur artık dönsen geri

    Güneş sabahı beklermiş dogabilmek için
    Bense seni bekledim hep yaşabilmek için
    Neler vermezdim bir kere gülmen için
    Tek kelimen yeter bana dönmek için
    Sensizlik bitirdi beni neyi bekliyorsun benle olmak için

    Not: şiir bana aittir kopyalanması yasaktır

    09/02/2008/cumartesi
    METEHAN KARAKAŞ

    23 Şub 2008 @ 12:04 pm   eask_militani
    Ve Monna Rosa

    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
    Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
    Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
    Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
    Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
    Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara…

    Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü
    Ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun.
    Günahkar toprağıma saçından bir tel düştü;
    Sana ne olmuş Rosa, bir derde tutulmuşsun.
    Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti:
    Noel ağaçları ve manolyalar kahrolsun,
    Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü…

    Şu şapkayı çıkarıp atıyorum ırmağa;
    Her şeyim sizin olsun, hep sizin kesik başlar.
    Rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa,
    İçine gül koyduğum tüfek ölmeye başlar.
    Günahını sırtına yüklenen kaplumbağa
    Gibi ölüm önünde öz benliğim yavaşlar.
    Öyleyse şu şapkayı fırlatayım ırmağa.

    Bu erkekler kokuyu kediler gibi alır
    Ve kediler her gece sürünür yastıklara.
    Denizleri bahtiyar eden günler kısalır;
    Satılmayan çiçekler, zehirli ve kapkara,
    Unutulmuş erkekler ve kadınlara kalır.
    Bir geyiğin gözleri düşer eriyen kara
    Ve erkekler kokuyu kediler gibi alır.

    Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!
    Ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi.
    Sana da Monna Rosa, taş bebeği bıraktık.
    Ellerinde kılçıklı balıkların bir dişi.
    Senin hatıran gibi büyük, yeni, karanlık;
    Senin hatıran kadar Allah ve şeytan işi…
    Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık!

    Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim;
    Ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura.
    Tüyüme horozdan çok itimat edeceğim,
    İtimat edeceğim şu belalı yağmura.
    Ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
    Asılmış bir adamın iki eli yağmura.
    Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.

    Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
    Ve bir şehir yaratmak, ruhundan Gülce diye.
    Parçalanan gemiyi ve yırtılan yelkeni
    Katıvermek sessizce söylenen bir türküye.
    Ve sonra bir köşede öldürmek ölmeyeni
    Ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen şarkıya,
    Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni.

    Sana tavuskuşunun içime girdiğini
    Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
    İçime girdiğini, tüyünü yolduğunu
    Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
    İçimde tavusların bir bir kaybolduğunu,
    Bana da bir çift ak kanat kaldığını
    Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.

    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
    Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
    Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
    Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
    Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
    Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
    Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara…

    ask_militani60@hotmail.de

    sebebim18@hotmail.de

    23 Şub 2008 @ 11:53 am   eask_militani

    duy sevgili
    o saatlerde nükseder gamlı hallerim
    kaybederim senden yana ne varsa
    kimi ağlar, kimi sızlar
    ve zamanı parçalayan gözlerim
    yorgun umutlarla geceye sızar

    imkanı yok tesellinin
    sen o kadranı bozuk saatlerde
    vuslatsız aşıkların dilindeki şarkı
    düşünce gecenin alnına
    hasret perdeleri, pencerelerde kat kat
    adını haykırsam göklere neye yarar
    o garip
    o soğuk sızı iner yüreğime
    bir tutam hüzün dökülür sürmelerime
    yaslarıma kederlerime
    büker boynunu saksıdaki menekşe

    hasret dokurum gecenin tezgahlarında
    düşünce hayalin gözlerimden
    bahar mı, hazan mı bilinmez
    bu yürek yaralanır hey yar
    dökülmez avuçlarıma ne ay ne yıldız
    yokluğun kadar
    sabah olmuş güneş doğmuş neye yarar
    sensizlik sürgünüm olur
    götürür beni sevda kıran rüzgarlar

    duy sevgili
    böyle kaç mevsim geçti
    kara yazgılı kaderin ellerinden
    mutluluk geç kaldı, ayrılık daha tez
    vuruldum kırk yerimden
    dağıldım böyle kaç kez
    seni aradım

    düşlerim gecenin tutsağında
    saatlerse hep sensizliği vurdu
    bir yanımda dilsiz kapım
    bir yanımda yorgun yatağım
    gözlerimdeyse o deli sevda
    ne gecelerde buldum seni,
    ne gündüzlerde
    an geldi sustum
    zemheri vurgunu dudaklarımdaki
    hasret kurşunuyla kendimi vurdum
    yoksun…

    sebebim18@hotmail.de

    ask_militani60@hotmail.de

    23 Şub 2008 @ 11:47 am   eask_militani

    Feleğin Çarkı !

    Tersine döner mi Mevla’nın işi?
    Ters dönen feleğin çarkı değil mi?
    İtibar görüyor namussuz kişi
    Kırdığı geçse de kırkı değil mi?

    Nice iyi önceleri dövülmüş
    Mansur gibi sonra tutmuş sevilmiş
    Doğru diyen dokuz köyden kovulmuş
    Bu zaten çok eski türkü değil mi?

    Bilmem ki bu böyle ne kadar gider
    Herkes ettiğini sonunda öder
    Eşek de kendini aslan zanneder
    Sırtına geçirse kürkü değil mi?

    Utan ulan kara bahtımız utan
    Helerin eline kaldı bu vatan
    Çakal hür, arslanı kafeste uttan
    Arslandan duyulan korku değil mi?

    Arif sen hiç sorma hak hukuk nerde
    Çakalın hükümran olduğu yerde
    Elbette arslanı korlar içerde
    Bu bile arslanın farkı değil mi?

    sebebim18@hotmail.de

    ask_militani60@hotmail.de

    22 Şub 2008 @ 5:10 pm   eask_militani

    Beni Bekledinse !!!

    Sevda değildi bu
    Sanki bir düştü
    Sürecek diyordum
    Sonsuza kadar

    Takvim yaprağına
    Ayrılık düştü
    Aramıza girdi
    Bu kara duvar

    Beni bekledinse
    Yağmurda karda
    Beni bekledinse
    Deli rüzgarda
    Beni bekledinse
    Yorgun yıllarda
    Susuz yüreğimde
    Çiçekler açar

    Yüzün ay ışığı vuran bir koydu
    Saçların gecede saman yoluydu
    İçin güneşlerle dolu doluydu
    Önce gözlerine gelirdi bahar

    Beni bekledinse
    Yağmurda karda
    Beni bekledinse
    Deli rüzgarda
    Beni bekledinse
    Yorgun yıllarda
    Susuz yüreğimde çiçekler açar
    Çorak yüreğimde çiçekler açar

    sebebim18@hotmail.de

    ask_militani@hotmail.de

     20 Şub 2008 @ 2:50 pm   eMEÇHUL BOZKURT

    HüzünHüzün doldu içime geçmez baharlar
    Mevsimler,yıllar geçti gülmez oldu yar
    Hatıralarda canlandı yaşanan o baharlar
    Sevgiye hasret kaldık gülmez artık bize yarNice yıllar geçse de ağlayan bizim yar
    Gönlümüzde yaşayan mevsim artık son bahar
    Sinedeki yarenin bulunmaz dermanı yar
    Yaşamaya umut yok bitti bizde tüm bahar

    Çiçekler sensiz yalnız hayata gülse
    Sevginin kollarında yapraklar gül olsa
    Yüreğim durmaz sızlar yare dolu kalbimle
    Gözlerimin ufkunda doğuştan dertli dağlar

    Sarsa deniz dünyayı gözlerim durmaz ağlar
    Gönlümden gitmez oldu hüzün dolu zamanlar
    Yüreğim yari özler gözlerimse hep arar
    Çare yok yüreğimi sarmış bütün hüzünler

     19 Şub 2008 @ 3:51 pm   eNESLİHAN
    ADINI KOYAMIYORUM

    Gözlerin kursuna diziyor beni,
    Her aksam geceyi kucakliyorum,
    Galiba seviyor bu beden seni,
    Kendimden habersiz dolasiyorum.

    Ümitler yeserdi kalbimde birden,
    Arindim içimde nefretten kinden,
    Sevmeyi ögrendim sevgilim senden,
    Tarifsiz adini koyamiyorum.

    Ne güzel bir duygu sevgi dedigin,
    Benimle yasarmis uzak bildigim,
    Sözlerin ugruna mazi sildigim,
    Seninle olmaya doyamiyorum.

    19 Şub 2008 @ 3:38 pm   eNESLİHAN

    BİR DAHA YAKTIN

    Dün aksam bakarken eski resmine,
    Gözümden bir damla yas olup aktin,
    Bir film seridi geçen günleri,
    Anarken hayirsiz, bir daha yaktin.

    Yagmurlar düserken beyaz tenine,
    Yagmurun her damlasini kiskandim,
    Ne kadar muhtacim güzel sesine,
    Duygular üstüme yagdi islandim.

    Düsündüm bir dünü, birde bugünü,
    Nerede sevgimiz, nerede kaldi.
    Sessizce söyledim senin türkünü,
    Yüregim sizladi, gözlerim daldi.

    Sanma ki tek derdim senin yoklugun,
    Nedir bu yalnizlik nedir bu zulüm,
    Yeter be yüregim artik sustugun,
    Bu seni kalbimden sildigin günüm.

    11 Şub 2008 @ 11:25 pm   eMUSTAFA ÖZYURT

    SEVDA ÇİÇEGİM

    YAŞAM DENEN BATAKLIKDA

    SENSİZ GEÇEN GÜNLERİN ŞAFAGINDA

    ÖMRÜMÜN TEK BAHARINDA

    SENİ ARIYOM SEVDA ÇİÇEGİM

    *************************

    BEN NEYİMKİ BOŞ BİR VİRANE

    OLMUŞUM AŞKINDAN DELİ DİVANE

    AŞKI SOR BİRDE SEVDA ÇEKENE

    ANLATSIN SANA SEVDA ÇİÇEGİM

    *************************

    SENİNLE AŞKIMIZ BİR ÖRNEKTİ

    SENİNLE KAVUŞMAMIZ BİR DİLEKTİ

    AŞKIN KALBİMEŞİMDİ DERT EKTİ

    SOLDU ÖMRÜM SEVDA ÇİÇEGİM

    ***************************

    SANA VURGUNUM MECNUN GİBİ

    14 ŞUTBATTA UNUTMA BU GARİBİ

    BENİ ÖLDÜR AL CANIMI YARABBİ

    YETERKİ SOLMASIN SEVDA ÇİÇEGİM

    14 ŞUTINIZ KUTLU OLSUN

    11 Şub 2008@ 9:22 pm   eisa özyurt

    SONSUZA YOLCULUK

    Şimdi bir kitabın bilmem kaçıncı sayfasında
    Geçmiştede işte öylesine bir yolculuğa çıkmıştık
    Sen sonsuzluğa gitmeden önce;ne çok sevginin tutsağı serserisiydik
    Uzun ömürlü ve kedersizlikti sözde.

    Hep genç kalacakmışız gibiydi dünya
    Ölüm sırdı ve yoktu sanki
    Öylemi söylüyordu bütün şarkılar
    Kitaplar öylemi yazıyordu, bilinmezdi.

    Bir çocuğun serüvenleri gibiydi doyumsuzluğuyla
    Ve bazen yaralanmış yüzler aydınlık gemiler üzerinde
    Mutlu tazelikler taşırdı gençliğimiz
    Şimdi bütün dünyanın acılarını nereye sığdırabiliriz
    Söyle, nereye kaçarız arkadaş yitirmenin karanlığını
    Dünyadan yok olmanın ölümün ve toprakla kavuşmanın.

    Sonra o kederli ağaçların,hüzünlü yaprak döküşlerinde yaşamıştık sitemsizce
    Sen baharların tadını uzun ve şağanak yağmurlu yolculuklar görmüş,
    Anlamıştık yaşamanın kırmızı güller güzelliğindeki aslını.

    Hani!El değirmenleri, el çıkrıkları gibi unutulmuştu
    Belkide karanlıktaki ışık bir yerlerlere gitmekti önemli olan
    Bir yerlere doğru gidince güzeldi yaşam
    Ve sonra şiirlerin ne dediği hiç önemli değildi
    Romanların yazdıkları hüzünler, kaygılar, mutsuzluklarımız
    Hiçmi hiç önemli değildi.

    Eyvah!!Bir ölümle gençliğe veda edilirmi?
    İşte!Elveda ey gençliğimiz , koşuşturmalarımız
    Naif gülücükler, inanışlar elveda, söyle;
    Dünyanın açılarını nereye sığdıracağız, Elveda sevgililer.

    Çınar ağaçlarının güzelliği yine akşam olacak
    Elveda cümle akşamlar, hüzünleri unuttuğumuz kahkahalar elveda
    Elveda ey güzellikler bir öpüşün tadı, uykusuzluğun sarhoşluğu
    Yazılacak ve yazılmayacak bütün haberler elveda

    Elveda gençlik,aacılarımız , imkansız aşklarımız
    Kimsesiz garip ve suskun yolculuklarımız elveda
    Ve yiğit ve çılgın ve delikanlı yüreklerimiz

    Anamızın kucağı bir gülle, sevgili beklediğimiz günler
    Elveda yalanlarla çoğalttığımız yaşam, kahırdan gerçeklerimiz
    Ve yakılmaktan son anda kurtulmuş kitaplar, hayatın gerçek tadı
    Kola gibi masallar elveda

    Bu büyük yalnızlığımızda, söyle : ‘’Barış’’ adlı çocuk
    Dünyanın acılarını nereye sığdıracağız
    Gerçek dost Tek İlah ve tek Sevgili olan Rahmana sığınacağız

    İSA ÖZYURT
    1997 HAKKARİ ÇUKURCA

    06 Şub 2008 @ 7:23 pm   eMUSTAFA ÖZYURT

    ÖZLEDİM
    TERK ETTİM SILAYI GURBETE DÜŞDÜM
    MUSALLAHINI ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
    EN GÜZEL GÜNLERİMİ SENDE GEÇERDİM
    SUYUNU ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
    *****************************
    NASİBİMİZ OLDU BU KOCA ŞEHİR
    SENSİZ GEÇEN GÜNLER HEP ZEHİR
    BURADADA VAR DERYA DENİZ NEHİR
    CAMİÖNÜNÜ ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
    ********************************
    ŞİİR YAZMAK BİZE OLDU BAHANE
    KAVUŞMAK İSTERİZ KELKİT ŞENLİGİNE
    ÖTEYÜZDE GÜRGEN GÖLGESİNDE
    YATMASINI ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
    *******************************
    İSTANBUL İSTERSE ALTINLA DOLSUN
    HERKESİN VATANI MÜBAREK OLSUN
    MİCOS BARAJINDA SUYUN DOLU OLSUN
    YÜZMESİNİ ÖZLEDİM GÜNEBAKAN SENİN
    ********************************
    Bİ HARMANI MİCOS TULLUK KIZIL OTUNU
    GÜLBAHÇEDEN GELEN YOGURDUNU
    MEŞE PINARINDAN KESDİGİM GÜRGEN ODUNU
    SENİ BALTAYLA YARMASINI ÖZLEDİM
    *********************************
    SON BAHARDA YAPRAKLARIN DÖKÜLMESİNİ
    FIRINLARDA MISIR KÖZLEMESİNİ
    KÜLDE BİŞMİŞ PATATES GÖMMESİNİ
    TİTREYEN ELLERLE YEMESİNİ ÖZLEDİM
    ******************************
    CESURDUR ERKEKLERİ NAZLIDIR KIZLARI
    ŞİMDİ ŞAİR OLMUŞ BAK EVLATLARI
    KIZIL OTTAN BAŞLAYAN TOZLU YOLLARI
    AKKUNDAKİ EZEN CEVİZ SENİ ÖZLEDİM
    *******************************
    MUSTAFA NE DESE AZDIR SANA
    RABBIM SABIR VERSİN SEVEN KULLARA
    DÜŞÜPDE İSTANBULDAN YOLLARA
    CAMİÖNÜNDEN SU İÇMEYİ ÖZLEDİM
    *****************************
    SEVDAMSIN DEDİM GÜNEBAKAN SANA
    KURBAN OLATIM TAŞINA TOPRAGINA
    GÜNEBAKANDAKİ TÜM DOSLARA
    DÖNECEGİM GÜNÜ GÜNÜ ÖZLEDİMYAZILIŞ TARİHİ=06.02.2008
    SAAT=18,21
    GÜN=ÇARŞAMBA
    YER= İSTANBUL

    06 Şub 2008 @ 12:56 am   eŞehri Karakaya

    DUYGULARIM
    Nasip olur ölmessem,yazın işallah
    Kayabaşı şenliğine gelmek isterim.
    Bu dünyada mahrum etmesin ALLAH
    Varıp Günebakanda, gezmek isterim.

    ********************************
    Bahçeyi tarlayı, hemde dağını
    Harkaltı, musalla, karşıbağını
    Uzak,yakın,komşuların,hastasını sağını
    Ziyaret etmeyi, görmek isterim.
    Büyüktür sevinci, köyü görmenin.
    Özlediğim herşeyin hasretine ermenin.

    **********************************
    Çobangil, mıstıkgil her sülalenin
    Selam verip,ellerini öpmek isterim.
    Anam sağ olsada sesimi duysa
    Yersin diye cebime, cevizler koysa,
    Halam getirdiği mısırı soysa,
    Avlukapı önünde yemek isterim.

    *************************************

    Kaynanam geldiğimi hele bir görse
    Sacda pişen katmeri elime dürse,
    Bölüpte yarısını kızına verse
    Lokma lokma ısırıp, yutmak isterim.

    ********************************
    Yengem, akşam olup inek sağınca
    Sütü pişiripte, yoğurt çalınca
    Dökme ekmeğine, biraz kalınca,
    Tereyağı sürüp, doymak isterim.

    ********************************
    Akranlarla buluşup, düğüne gitsek
    O eski günlerin sözünü etsek,
    Güyavü çimerken, vur mehter desek
    Yahnıyı yedikçe, gülmek isterim.

    ***********************************
    Harmana denk gelse, motura binsem
    Patozun tozundan, kaşınsa ensem
    Yoruldum diyerek, yatıp dinlensem,
    Uzanıp hayale, dalmak isterim.

    **********************************
    Arkadaşlar gelse, obaya çıksak
    Balta elimizde, bir gürgen yıksak,
    Ateşte közleyip, darudan bıksak
    Susayıp dereden, içmek isterim.

    **********************************
    Hiç sevilmez mi, Günebakan böreği ?
    Hele birde; fırında, cızgılı çöreği
    Kınamayın beni gardaş, budur gereği
    Komşuya kokar diye, vermek isterim.

    ************************************
    Elimde tırpanla, bir sor gideyim.
    Ziyanı yok bir günde, koyun güdeyim.
    Yumulupta sitilden, ayran içeyim.
    Oh diyerek köye, kanmak isterim.

    ***********************************
    Caminin önünün soğuktur suyu.
    Köyümde herkesin, güzeldir huyu.
    Bulgur döğdüğümüz eski sokuyu,
    Yadedip her zaman, anmak isterim.

    **********************************
    Mehlep ağaçları açınca çiçek,
    Bazen mahsül olmaz,sarıyor böcek.
    Bıkmadan mehlede, hep kuytu göcek
    Eşe dosta varıp, gezmek isterim.

    *********************************
    Hiç sapmadan gitsem, sağa ve sola
    Tulluğun kefte, versem bir mola
    Karayollara yukarı, o tozlu yola
    Varıpta bir güzel, batmak isterim.

    ********************************
    Duzla tepesine varsam otursam
    Gelip geçenlere hatırın sorsam
    Gam yemem orada, birhafta kalsam
    Kalıpta köyüme, bakmak isterim.

    ************************************
    Yağsan tavasını, alsam elime
    Kırsam yumurtayı, layık dilime
    Çöpürden örmeyi, sarsam belime
    Kalkıpta bahçaya, gitmek isterim.

    **********************************
    Kaynatıp ayranı, tarhana bulasam
    Elimde mağelle, boğelce sulasam
    Tütün kangalını ben omuzlasam
    Dizinlerle tavana, çıkmak isterim.

    *********************************
    Varıp mezarlığa, şöyle bir dalsam
    Anamın yanında, bir gece kalsam
    Okuyup duamı, ordan ayrılsam
    Mevtalara selam, vermek isterim.

    *********************************
    Danayı doluğu bir tımar etsem
    Çardağa oturup biraz yün ditsem
    Eşeğe binipte oduna gitsem
    Gürgen yarmaçası, kesmek isterim.

    *******************************
    Akkunda ekerler bahçeyi bağı
    Karışmış samana gostil yaprağı
    Fırakludan atlayan sakız kabağı
    Fasülye köteği ile, yarmak isterim.

    *******************************

    İsbapları alıp dereye varsak
    Yıkarken üstüne tokacı vursak
    Görmesinler diye,kapıda dursak
    Aşağı pınarda, çimmek isterim.

    **********************************
    Günebakanlılar sizedir sözüm
    Bunlarda daima kalmıştır gözüm
    Dağlarda zoğalı, derede üzüm
    Yeyipte köyümde, gezmek isterim.

    ******************************
    Ustaoğlu senki ıkballı kulsun
    Çekemeyen varsa, başını yolsun
    Varsa benim hakkım, hep helal olsun
    Köyümün hepsini, sevmek isterim.

     *********************************
    Sormayın bunları,yazdın sen niye ?
    Özleyen herkese olsun hediye
    Hasretim birazcık azalsın diye
    Aklımdan geçeni, yazmak isterim.

    *******************************
    Binlerce selam, selam GÜNEBAKANA
    ALLAHdiyen yurdum, hasretim sana
    Akraba, komşular, baba ve ana
    Elveda diyerek,dönmek isterim.

    USDALİN ŞEHRİ

    05 Şub 2008 @ 11:28 pm   eMEHMET

    HATIRAM OLSUN
    Maden Tepesi’nde açan güllerin,
    Güldürük pınarındaki soğuk suların,
    Yaylalarındaki beyaz güllerin
    Unutulacak gibi değil, GÜNEBAKAN…

    Sıra dağların meşhur ormanların.
    Körükderen yanıkmazan, ketenlik, yaylaların.
    Eksik olmaz meralarda, koyununların, kuzuların,
    Unutulacak gibi değilsin, GÜNEBAKAN…

    Dönekseden bakınca görünürsün,
    O güzelliğinle, mutluluğa bürürsün,
    Bahar geldi mi, yeşillere bürünürsün
    Baharın dillere destan, GÜNEBAKAN…

    Madımak toplar, Kadın-kız tarlalarında
    Yemliklerin boy gösterir,yaylalarında ,
    Sevenlerin seven olur yüreklerinde
    Birer hatıra saklıdır, GÜNEBAKAN…

    Yemeye doyum olmaz yemeklerini,
    Görülmeye değer emeklerin ,
    Ormanına, suyuna, o güzel halına.
    Hasret kaldım sana, GÜNEBAKAN…

    Çağlayıp gürül gürül akan suların,
    Seni kucaklayıp saran Kayabaşın,
    Eşi benzeri olmayan şenliklerin,
    Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN…

    Kıvrılıp ta uzayıp giden yollarına.
    Bağına bahçene, kuşuna, kurduna.
    O güzel insanların ağıtlarına.
    Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN…

    Yagmur kokusu vardır, ormanlarında,
    Güvercinler yuva yapar, hep dalında,
    Yağmurlar saklıdır o meşe yaprağında,
    Unutmak, aklın karı değil, GÜNEBAKAN…

    Tokat Niksar;a bağlı bir beldesin
    İsterim ki, seni herkes gidip-görsün,
    Nüfusun az olsa da, sen çok büyüksün
    Unutmak aklın karı değil, GÜNEBAKAN ….

    Yaylalarında kurulmuş kara çadırların,
    Meleşip duran kınalı kuzuların,
    Eriyip de akan buz gibi suların.
    Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN….

    Bir dilim peynirli katmerin böreğin,
    Gıdasını aldığım o güzel çöreğin,
    Yavrum deyip de sarılan insanına.
    Hasret kaldım sana, ey GÜNEBAKAN….

    MEHMET; in der durmaz ağlarım,
    Sen yoksun yalnız yaşarım,
    Dağı taşı karış karış ararım.
    Hasret kaldım sana ey GÜNEBAKAN

    MEHMET CEBECİOĞULLARI  /AGRI

    04 Şub 2008 @ 10:28 pm   eAHMET ÖZYURT

    BENİ TANIMADIN MI

    Gizli sevda okuyla kalbin yönüne,
    Battığın kişiyim ben tanımadın mı?
    Bir kuru yaprak gibi rüzgar önüne,
    Attığın kişiyim ben tanımadın mı?

    Sana koştum ömrümce sevgimi anla.
    Feda ettim kendimi , kendimi canla.
    Bazan sevgi gösterip bazan isyanla;
    Çattığın kişiyim ben tanımadın mı?

    Kavuşmamız kaldı bir başka bahara,
    Sevdan gizli kanayan kapanmaz yara.
    Savurup kollarından başka diyara;
    Attığın kişiyim ben tanımadın mı?

    Senin itiverdiğin aşk denizine,
    Aşk ateşi saldığın bet benizine,
    Saçlarını okşarken senin dizimde,
    Yattığın kişiyim ben tanımadın mı ?

    Demek bensiz yaşadın bahar-yazını,
    Ben çekmiştim senin Bin-bir nazını…
    Şiir yazarken sana gurur hazzını ,
    Tattığın kişiyim ben tanımadın mı?

    Seni öyle sevdim ki ben ölesiye…
    Neden düştüm gözünden sevgilim niye?
    ‘’-Aşkıma köle olmuş ! Bir esir…’’ diye
    Sattığın kişiyim ben: Tanımadın mı ?

     Şehri KARAKAYA, 31. Ocak 2008, 1:57

    GÜNEBAKAN

    Tepeler arasında köyüm güzeldir.
    Benim gönlümdeki yeri özeldir.
    Yaban elleri nidem, el bizim eldir.
    İçimde hasretin var, sar GÜNEBAKAN.

    Dereleri çağlar yeşil vadide.
    Niksarın son köyü güzel nadide.
    Mesteder her mevsim bütün halide.
    Sensiz bana Dünya,dar GÜNEBAKAN.

    İki ilkokul var,üçte camisi
    Girişte mezarlık,ecdat hepisi.
    Ortasından geçer köprü deresi.
    Her güzellik sende,var GÜNEBAKAN.

    Gölağa tepesi ovalara bakıyor.
    Yaylalarımızdan soğuk sular akıyor.
    Hasretin çok büyük, yüreğimi yakıyor.
    Unutamam seni,zor GÜNEBAKAN.

    İn kayası önünde, farksızdır surdan.
    Öz vatanım benim,geçemem burdan.
    Nice yiğitleri var,vatana kurban.
    Özlemini birde bana, sor GÜNEBAKAN.

    Bellan tarlasıda düzdür yüksekte
    Fırında ekmeği, yağı külekte
    Aşlığı,bulguru,unu elekte
    Bereketli köysün,nar GÜNEBAKAN.

    Değirmen deresi,keten deresi
    Sormayın dostlarım ora neresi
    Çamağılı,kızılot,küren yöresi
    Yeşil ormanların,gür GÜNEBAKAN.

    Maden tepeside heran köye bakıyor.
    Yemyeşil yamaçlarda bülbül şakıyor
    Soğuktur suları,bol bol akıyor.
    Kelkit vadisine,sur GÜNEBAKAN.

    Gurbete çıkmıştır birçok evladı
    Hoştur köyümüzün hasreti yadı.
    Allah diyendir oranın bir başka adı.
    Ankara’da özleyenin, var GÜNEBAKAN.

    Yaylalarda koyunları meleşir
    Yiğitleri çayırlarda güreşir
    Ümitliyim hizmetlerle gelişir
    Sana hizmet aşkımız, var GÜNEBEKAN.

    Gümüşalan, Ayva iki yanında
    Pınarbeyli komşudur pek yakınında
    Kardeş köy Kiracı Aktaş altında
    Sensiz geçen günüm, ar GÜNEBAKAN.

    Bahar gelir çiçeklerle bezenir.
    Yaz gelince herkes işe özenir.
    Kış olunca beyaz örtü döşenir.
    İlk önce sana yağar, kar GÜNEBAKAN.

    Bereketli tarlalarda patetesi hoş olur
    Gece yağan çiselerle yaprakları duş olur
    Seni düşündükçe, hayallerim kuş olur
    Hasretin içimde, har GÜNEBAKAN.

    Canik dağlarıda ne güzel dağdır.
    Tepeler arası gülistan bağdır.
    Ustaoğlu ölmedi dahaca sağdır.
    Sensiz Dünya bana, dar GÜNEBAKAN.

    İstanbul’da İzmit’te ve Ankara’da
    Sakarya’da İzmir’de her mezraada
    Evladın var sen rahat ol burada
    Herkes sana hasretiz, der GÜNEBAKAN.

    Her gün köyü özlemeden duramam
    Ölsem bile gurbetelde kalamam
    Sen var iken asla vatan aramam
    Sensin bana bu cihanda, yar GÜNEBAKAN.

    Küçükken harmanlarda çelik oynardık
    Terleyince yıkanmaya derelere koşardık
    Sen mutlu biz mutlu doyasıya yaşardık
    Bitsin artık bu hasret, gel GÜNEBAKAN.

    Belediyemiz aşkla sana hizmet ediyor
    Her geçen gün dahada güzel olacak diyor
    Ustaoğluna kulak ver,sana ne diyor.
    Ben ölsemde sen ömür, sür GÜNEBAKAN.

    Şehri KARAKAYA
    Boğaziçi Merkez Camii İmam Hatibi
    MAMAK/ANKARA
    Not:Günebakanlıyım deyip oranın hasretini çeken, bütün köylülerime ithaf olunur.

    EFSANE3460, 29. Ocak 2008, 22:43  

    MECNUNUM BEN
    O eski sevdalar bitti demeyin
    Aşk çöllerde kaldı deyip geçmeyin
    Halimi görmeden karar vermeyin
    Yirminci asrın mecnunuyum ben
    ********************************************
    Öyle sevdaklandım aklımı alır
    Yanıp alevlenir acısı kalır
    Mecnun halimi görse şaşırıp kalır
    YİRMİNCİ ASRIN MECNUNUYUM BEN
    ***********************************************
    Sokaklardır benim bitmeyem çölüm
    Mecnundan fazladır çktigim zulüm
    Onlar hep dillerde bense meçhulüm
    Yirminci asrın mecnunuyum BEN

     BİR_EFE_3460, 29. Ocak 2008, 22:20

    GİT
    Ardına bakmadan gideceksen git
    Görmeni istemem yıkılışımı
    Bir gece ansızın terk edersen
    Duymanı istemem haykırışımı
    **************************************
    İstemem elime uzansın elin
    Kapansın o dudagın susun o dilin
    Çıkarma cebinde kalsın mendilin
    Silmeni istemem göz yaşlarımı
    *************************************
    Mademki gözün yok artık sevgimde
    Medemki yerin yok artık kalbimde
    Beni hatırlayıp gittigin yerde
    ANMANI İSTEMEM DERLİ ADIMI

     MEHMET, 27. Ocak 2008, 9:59

    H A T I R A
    Bir başıma dertlerimle baş başa kalıp, yaşasam da.
    Olmadı halimi hatırımı soran, olmadı üzgünüm dostlar.
    Tutumu davranışın aynasıdır benim lafına bakılmaz.
    Yüreğimdedir o sözlerinin yarası o karaların karası.

    Taş kalpli değilim ararsan sevinirim,,
    Ne bir merhaba,ne selam ve bir email.
    Kendinden başkasını görmeyen zalımsın sen
    Sevgiyi değeri de anlayamayan zalimin birisin sen.

    Bende küstüm konuşmuyorum,dertlerimi paylaşmıyorum.
    Unuttu sanma unutamam,silip yasaklanan, hatıralarımı.
    Sen,yasakla,engelle,kazı gönlünden,kopan hatıralarını.
    Gözüm bile görmesin,konuşma paylaşma anılarımı

    Çaresiz kalmışım sanma,şiirlerim cesaret vermesin.sana
    Ben değilim anlatan,ben değilim şiirler yazan.
    Ben değilim özleyen,ben değilim yanan.
    Unutma artık değiştim, o eski ben,birde sen.

    MEHMET CEBECİOĞULLARI

    23 Oca 2008 @ 2:38 pm   emeçhul bozkurt

    Otuz Kupona
    Radyo, televizyon, gazete, dergi
    Her birşey meydanda, sergi var sergi
    Esnafa, çiftçiye koy peşin vergi

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Taksitle araba, taksit taksit ev
    Enflasyon kudurdu, dev oldu dev
    İstersen küfür et, istersen sev

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Sınavı düşünme! Kitabın bizden
    Bedava deneme sınavın bizden
    Yarı çıplak hatunlar, son avın bizden

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Bardak, tabak, oyuncak, halı verdiler
    Denizin dibinde yalı verdiler
    Gül yaprağı gösterip çalı verdiler

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Fatih’e İstanbul, Yavuz’a Mısır
    Yüz kupona kilim, seksen kupon hasır
    Kuponla gelecek ülkeye huzur

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    En son hediyeyi kızlar tanıttı
    Gümbür gümbür çalan sazlar tanıttı
    Utanmaz, arlanmaz yüzler tanıttı

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Kampanya dönemi geldi, geçiyor
    Uyuma vatandaş fırsat kaçıyor
    Millet çatır çatır kupon kesiyor

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Her satırdan şiddet, nefret akıyor
    Kalemler bölücü tohum ekiyor
    Ekranlar salyalı pislik kokuyor

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Makyaj, giyim, kuşam bunların işi
    En sağlıklı yaşam bunların işi
    ‘Siz emredin paşam’ bunların işi

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    İhtilal yaparsın manşet atarlar
    ‘Nû resim ‘ yaparsın topa tutarlar
    Hangisini saysam katar katarlar

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Demokrasi, laiklik, insan hakları
    Örtüyle başladı ilk yasakları
    İrtica geliyor (!) son tuzakları

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Laiklik şeriat kavgası bitsin
    Ülkeme duyulan bu nefret yetsin
    Sevmeyen şerefsiz defolsun gitsin

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Görüntü kemalist / aslı komünist
    Hesaplar çok ince tam oportünist
    Bunlar hem yalaka, hem kapitalist

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Atatürk maskesi işin yapısı
    Atatürk’e kuban olsun hepisi
    Bizim ulan memleketin tapusu

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Deniz Türkiyeli, Önkuzu Türk’tü
    Ay-Yıldız bayrağı en büyük farktı
    Evita sevenler Ülkü’den korktu

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Kılıçkıran, Özmen dağda gezmedi,
    Karakol basmadı, huzur bozmadı
    Beşbin şehit verdik kimse yazmadı

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Her günüm cenaze her günüm şehit
    Çektiğim acıya Yaradan şahit
    Bunların sebebi Şam’da bir it oğlu it

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Kimine Rusya’da bedava tatil
    Kimine dinamit, kimine fitil
    Çatlıya gelince ‘Faşist’ bir katil

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Düşman gelmiş kapımıza dayanmış
    Dört yanımız kampanyaya boyanmış
    Kutuplara yaz gelmiş bak onlarda uyanmış

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan

    Çanakkale hiç kampanya görmedi
    Dumlupınar kampanyaya girmedi
    Kocatepe mega kupon vermedi

    Uyan Türk Evladı! Uyuma uyan
    Otuz kupona alınmadı bu vatan…..

     

    23 Oca 2008 @ 2:41 pm   emeçhul bozkurt

    BAYRAK YERE DÜŞERKEN ALKIŞLAYAN PİÇLERİ KAHREDECEK TÜRK MİLLETİ,DESTEK VEREN GÜÇLERİ….

    Bayraksızlar Bayraksızlar yere düşsün Bayraksızlar. Nerden bilsin kıymetini soysuz bayraksızlar. Yıldızların isyanı var,hilal taşıyan felek rengine kara bağlar yastadır gönül, aşığın olmuşum hastadır gönlüm. Renginde ŞEHİTLİK gizli,Hilalinde mana var. Yüreğimde saklamışım kurbanında kına var.Toprağa düşse yiğit Ölüm güç verir bize, inancıma teslim oldum, zulüm güç verir bize. Yamacında gizlendiğim şimdi dağlar ağlasın, bayrağım harçelendi şimdi çağlar ağlasın. Bayrak yere düşerken alkışlayan piçleri kahredecek Türk Milleti DESTEK VEREN GÜÇLERİ. Susmayın ey milletim bayraksız olmaz,susarsa yiğitler vatan bize yar olmaz.
    Başı bozuk yaylalarda pusuları kurdular. 40 Yaşına yiğit ADİL AĞABEYİMİ;imi vurdular. Bundan sonra düşmanım Bayrağıma ters bakanlar.Artık hesap vermeli dağı taşı yakanlar. Dalgalansın Bayrağım üstündeki kan bizim.Mehmetçiklerime kurşun sıkan nerdesin.Nereye gidersen git öleceğin yerdesin.Kan düşmanı olmuşuz çekilsinler aradan,bu Vatanın ekmeği gözünüze durmalı. Yiğit bir can gelmeli sizden hesap sormalı.
    SEFA-İ YEM yaşamakki bundan böyle ar gelir.AY YILDIZLI bayrağa bu yer yüzü dar geliR

     

    23 Oca 2008 @ 2:42 pm   emeçhul bozkurt

    BU KANI DURDURUN

    Siyaset,medya,aydın hepsi bir gaflette memleket evlatları telef olup gitmekte. Yaptıkları tek bir şey var ÖLENE TABUT TUTMAK,KALANA ZABIT TUTMAK. Her tarafta kan kan kan. Her taraf şehit yassı, ya bir ana, ya bir dul, ya bir yetim ağlaması. İşte bu Türkiye;nin bugünkü manzarası.Yetmezmi akan kanlar, yetmezmi sönen ocak.YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET DUDURACAK.
    Devletin kaderini elinde tutan beyler;şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler; artık lafı bırakın yanıyor yanıyor vatan beyler. Bu yangını,vahşeti kim sona erdirecek? YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET DURDURACAK.
    Boş lafa doyduk beyler! Soyunuz söndünüz mü hiç? Hiç evlat verdiniz mi? Bağrınız yandı mı hiç? Askerdeki yavrunuz tabutla döndü mü hiç? Hiç acı çektiniz mi yürekleri yakacak? YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET, YA MİLLET DURDURACAK. Buna TERÖR demeyin, diyene şaşıyoruz. Terör derken taa baştan yanlışa düşüyoruz. Ne terörü efendim ne terörü? Bir savaş yaşıyoruz, evet savaş yaşıyoruz.PKK bir oyuncak, YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET, YA MİLLET DURDURACAK. Bu savaşı görmeyen gözleri suçluyoruz. Devleti değil sizleri suçluyoruz. Sizsiniz toplayıp, derleyip derletecek.YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET, YA MİLLET DURDURACAK.
    Asker, Polis, Özel Tim görevini biliyor, görevini bilmeyen geriye kim kalıyor? Siyasiler,siyasiler bütün aksaklıklar sizden geliyor. Millet sizi takipte,takibi sürdürecek.YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.
    Özel Tim PKKnın dumanını atmakta siyaset ve medyamız Özel Time çatmakta. Özel Tim bazısına neden böyle bakmakta. Saysam, saysam şimdi bitmez yaptığınız gaflar. PKKya çok özel çıkartılan afları.İşte böyle hepiniz ayrı telden çalarsa, Polisin yakaladığını mahkemeler salıyorsa, bu yarayı başka kim saracak sardıracak? Uyanın artık beyler,plan yapılmış plan, elalem yurdumuza başka yurt kuracak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.
    İki yol var efendim, ya verip kurtılmalı, ya vurup kurtulmalı. Hiç vatan verilir mi? Bu vatan Türk’ün malıO zaman O zaman geriye tek yol kaldı, hasmı olan vuracak. Ne zamanki kararlı,kesin yol izlenir, tesbit sağlam yapılır, yapılanda gizlenir çok sürmez çok sürmez bu ÇAKALLAR 1 ayda temizlenir. Ne yapıyor ne yapıyora bu İTLER sınırı geçiyor? Askerin yeri belli, vurup kaçıyorlar. Bildikleri bir in mi var göğemi uçuyorlar? Bulunmalı bunlara açılan kahpe kucak, ya kapatın kapatın o bölgeyi Allah kulu girmesin. Ne yerli, ne yabancı, basın yayın görmesin. DİZİ GİBİ HER AKŞAM TELEVİZYON VERMESİN. Gayet sessiz sedasız kazınsın köşe bucak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.
    Ama ama BATI bozarmış ağzımızın tadını, bozmuş zaten bırakın şu batının adını, yahu vatan gidiyor BATINI avradını,BATI elbet ipe un serecek serdirecek! YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK.Amerika, Avrupa körüklüyor bak işte. İran,ırak Suriye hepsi aynı bok işte, Müslüman Türk’ün dostu yok kardeşim yok …
    Düşmanın vazifesi kıracak, kırdıracak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK. Dikkat edin milletin ayranı kabarmasın, temennimiz netice, şu noktaya varmasın: Kehanete lüzum yok eğer eğer bu kan durmasın bu Millet defteri dürecek,dürdürecek. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK. Türk Milleti bu işe el atarsa arkadaşlar ne Tendürek Dağından ne cüdüden başlar. Bu millet önce sizi önce Meclisi haşlar. Tutumunuz bu işi kötüye vardıracak. YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK. Kürdü,lazı,çerkezi bir ağacın dalları. O ağacın adı TÜRK. Daha çoktur kolları. Ağaca balta vuran Ermeni dölleri, kürt kürt Arifin kardaşı, bu kardaşlık duracak.

    YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET YA MİLLET YA MİLLET DURDURACAK!!!

    23 Oca 2008 @ 2:45 pm   emeçhul bozkurt

    Hilal Sancağında Bozkurt Töresi
    Şehâdet ile düşerken minareler toprağa,
    Tekbir ile omuz verip kaldırdık gökyüzüne birer birer.
    Ne yardan geçtik, ne serden geçtik.
    Törede ne varsa inandık hak ölçülerine,
    Vurduk kıstasa kırdık zincirleri
    Cuma gecelerinin Yasin’leriyle sohbet eyledik.
    Gidenlerin, şehitlerin ardından.
    Ağladık düşmana göstermeden
    Kayaların yosun tutan taraflarında,
    Hıçkırıklarımızı rüzgara vermedik ki
    Yadeller, namerdler duyup da sevinmesin diye.
    Bir gün pusatlandık sevda mavzerini
    Yaşayamadık, sevdalarımızdan vazgeçtik.
    Doyasıya seyredemedik yarin hilâl kaşını,
    Gözlerine bakmaktan çekindik belki de.
    Lakin zifiri zindan odalarda karanlığı yaşarken,
    Ak kılı çekip aldık, ak sütün içinden.
    Derdimizi açtık kara gecelere, nemli duvarlara,
    Ak duvarlara anlattık derdimizi
    Garibim duvarlar öyle dinlediler bizi.
    Niye sustular onu da bilemedik.
    Sonra döndük kara gecelere , ak duvarlara
    Üzüldük derdimizle üzüldü diye.
    Bir gün bir seher vaktinde,
    “Es-selatü hayrün min’en nevm” derken ezanlar”
    Sevdaların kutsaliyetine el kaldırdık.
    Af diledik âlemlerin Rabbinden.
    Minberlerde dinledik, sevdaların en yücesini.
    Cami duvarlarında satıldık,
    Ucuzlar, soysuzlar tarafından
    Hilâl gecelerinin töreleriyle avunduk her zaman.
    Destur alırken Hoca Ahmet Yesevî’den,
    Alparslan’a Sarı Saltuk, Kayı’dan Osman Gazi,
    Şeyh Edebali, Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerine,
    Akşemseddin’in kutsaliyetini düşünüp durduk her zaman.
    Âleme nizam dedik, yaren tuttuk kendimize,
    Niceleri yol dostu olmuş bize,
    Sonra yine biz kaldık bu Allah’ın davasında,
    Bu imân davasında, bu vatan, bu bayrak davasında,
    Sonra yine biz kaldık sevdiklerimizle beraber.
    Senelerce dert sofrasından bal yedik ekmeksiz.
    Eğilmedik, kırıldık defalarca,
    Allah’ın davasıdır dedik ve diyet istemedik.
    Erkekçe öldük, yiğitçesine öldük,
    İpe giderken satmadık sevdiklerimizi
    Kaldırdık Hilâl Sancağını, yaşadık Bozkurt Töresini

    Aşık Sefai

    23 Oca 2008 @ 2:46 pm   emeçhul bozkurt

    Kaçardık pencereden bazı geceler
    Delice bir sevinçle
    Gözlerimiz ışıl ışıl
    Yavuklumuzun yanına gideceğiz diye
    Gündüz
    Özene bezene cilaladığımız
    Çizmelerimizi
    Kirletmenin zevkini tadarak
    Bir başka gezerdik
    Yurttan kaçtığımız firar gecelerinde
    Delikanlıca
    Kaçardık pencereden bazı geceler
    Bekçiye gözükmeden
    Sessizliği kıskandıracak kadar sessizce
    Ve bir o kadar da
    Erkekçe
    Aramızda topladığımız,
    Son harçlıklarımızla
    Fırından yeni çıkmış sıcacık ekmek alır
    Koşar adım dönerdik yurda
    Gizlice

    Kaçardık pencereden bazı geceler
    Maksat
    Yeşillik olsun
    Muhabbet olsun
    İş olsun diye
    Gömleksiz kravat takar
    Altına da şalvar giyer gezerdik

    İsyan karası firar gecelerinde
    Sevda türküleri söyler
    Şiirler yazardık
    Sevgiliye
    Sev diye
    Kaçardık pencereden bazı geceler
    Niçin
    El sallamak için

    Eğer evden paramız yeni gelmişse
    Bir tek sigarayı
    Üç-beş arkadaş paylaştığımız
    Nikotinsiz gecelere inat
    Sigara tazeler sabahlardık
    Bazen terminalde
    Bazen garda

    Sabah ezanının hemen sonrasında
    Günün ilk ışıklarıyla birlikte gelirdi
    Meram ekspres
    Uykudan kanlanmış gözlerle
    Vagonlardan inen yolcularla dolardı
    Gar kahvesi ve simitçinin önü

    Bizler yerimizde duramaz
    Sabırsızlıkla beklerdik,
    Trenin hareket düdüğünü
    Az sonra hantal lokomotif homurdanır
    İhtiyar raylar gıcırdarken
    Yüzümüzde
    O muzip öğrenci gülümsemesi
    El sallardık kimsesiz yolculara

    Belki
    Hayra gireriz diye,
    Kaçardık pencereden bazı geceler,
    Sevdalıydık
    Birimiz binimiz değil,
    Hepimiz sevdalıydık
    Kındaki kılıç
    Beldeki hançer
    Duvardaki mavzer kadar sevdalıydık
    Haa…
    Kimine göre de deliydik
    Ama
    Bilmiyorlardı ki
    Hepimiz birer sevgi militanı
    Hepimiz birer gül dalıydık

    Kaçardık pencereden bazı geceler
    Dertleşmek için
    Kimi yapamadığından
    Kimi utanıp sıkıldığından
    Kimi de
    Anlatma ihtiyacı hissetmediğinden
    Anlatmazdı belki
    Ama
    Kim ne derse desin
    En güzel sevdaları
    Biz hep o dönemlerde yaşadık
    Kerem ile Aslı’yı
    Ferhat ile Şirin’i
    Leyla ile Mecnun’u
    Doktor Jivago’yu
    Madam Bovary’i
    Ve hatta
    Sheakspeare’nin Romeo ve Jüliet’ini
    Kendi sevdalarının
    Küçüklüğünden şüpheye düşürecek
    O koca koca aşkları
    Biz çaktık
    Kız yurdunun önündeki kaldırımlara
    Biz kazıdık
    Bekar odalarımızın duvarlarına

    Lakin
    Biz sevdiklerimizi
    Saman alevi aşklarla aldatmadık
    Ne bir öğrenci bunalımında
    Kampüsün ara sokaklarına
    Bırakıp kaçtık onları
    Ne de sattık Beyoğlu’na

    Allah’ın emri
    Peygamber’in kavli dedik
    İstedik

    Vermezlerse
    ‘Bozkır Töresi’dirKür Şad’ın torunları
    Kendisine yâr olmayanı
    Ele yâr etmez dedik

    Pusatlandık bir firar gecesi
    Aldık kaçırdık onları
    Helâlimiz
    Namusumuz
    Baştacımız oldular

    Ahmet YılmaZ

    21 Oca 2008 @ 4:38 pm   eyanlız kalp

    SEN BU ŞİİRİ OKURKEN

    Sen bu şiiri okurken
    Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım
    Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası
    Ne de telefonların çalacak gece yarısı
    Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık
    Kaprislerinin hedef tahtası…
    Seni sana
    Beni bir akıl hastanesine
    Bırakıp gideceğim bu şehirden

    Nasılsa kavuşamadım sana
    Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım
    Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu
    Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın
    Ne yaptımsa
    Bir türlü sana yaranamadım
    Artık adressiz
    Işıksız
    Ve öylesine ıssızım
    Dünlerin kadar eskiyim
    Verdiğin acılar kadar paslıyım
    İşte çıkıp gidiyorum hayatından
    Nasılsa fark etmez senin için
    Belki çok şanslı
    Belki de en yaşlıyım…
    Artık
    Pusulam hasreti
    Saatim yalnızlığı
    Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana
    Neylersin
    Yolcu yolunda gerek
    Belki bundan sonra
    Belki senden sonra
    Adam olur bu “asi yürek”
    Ve dersini alır da bu sevdadan
    Bir daha
    Boyundan büyük denizlere
    Asılmaz kürek

    Yarın bu saatlerde
    Ben yollarda olacağım
    Sen kimbilir kaçıncı uykunda
    Masal mavisi bir rüyada
    Ve elbette o korsan yüreğin
    Yine pusuda
    Oysa
    İlk defa sesimi duymayacaksın
    Sitemlerin sahipsiz
    Soruların cevapsız kalacak
    Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum
    Tanımadığın bir korku içini saracak
    Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın
    Ne oldu?
    Ne oluyor?
    Ne olacak?
    Sonra
    Bir gözün kör
    Bir kulağın sağır
    Bir ayağın kırık
    Bir kolun kesik
    Düşeceksin yollara
    Yani baştan başa yarım
    Yani baştan başa eksik
    Bütün duvarlar üstüne yıkılacak
    Belki ilk defa
    “Unutuldum” diyerek için sızlayacak
    Ve sen bu şiiri okurken
    Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
    Belki de son tesellin
    Sana yazdığım “bu son şiir” olacak
    Ve kimbilir
    Unutulmuş bir gecenin tam ortasında
    Başucundaki bir radyoda
    Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak
    Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına
    Sana adanmış bu satırları

    “Bütün şehirler uyur
    İstanbul uyumaz
    Ve birgün
    Bütün sevenler unutur seni
    Ama bu “şair yürek”
    ASLA UNUTMAZ…”

      

    20 Oca 2008 @ 4:42 pm   eNESLİHAN

    SELÂM OLSUN

    Canda bir yâr hasretini;
    Çekenlere selâm olsun!..
    Kalbe zikrin lezzetini;
    Ekenlere selâm olsun!..

    Âlem döner can üstüne;
    Rahmet iner an üstüne!..
    Gözyaşını tan üstüne;
    Dökenlere selâm olsun!..

    Ömür kat kat menzil, durak;
    Gâh bulanık, gâhi berrak!..
    Gün misâli şafak şafak;
    Sökenlere selâm olsun!..

    Günüm kahır, gecem çile;
    Derdim nasıl gelsin dile?!..
    Bir gönülden bir gönüle;
    Akanlara selâm olsun!..

    Nefsim ister zevk ü sefâ;
    Bilmez nedir cevr ü cefa!..
    Gül ahdine kılıp vefâ;
    Kokanlara selâm olsun!..

    Gülüm ince, gülüm narin;
    Gül bezenir gökle zemin!..
    Can özünden derin derin;
    Bakanlara selâm olsun!..

    NOT: Rıfat ARAZ’dan alıntıdır

     

     CEBECİOĞLU ERKAN, 9. Ocak 2008, 22:01

    Ne Ahmet KAYA dinledik kur yapmak için sosyetik hatunlara
    Ne de Zülfü LİVANELİ,
    AHMET YILMAZ dinledik firar gecelerinde
    Bir de AŞIK SEFAİ
    Ne adam resmi çizdik kimsesiz mitinglerde havlayan,
    Ne de bir pislik resmi yaptık sol elini kaldırıp şerefsizce soluyan,
    İbret olsun diye Üç Hilal kazıdık sıramızı kaplayan,
    Bir de BOZKURT çizdik,
    Beyaz karlar üzerinde semaya uluyan
    Ne PKK paçavrası sakladık çantamızın gözünde,
    Ne de AYYILDIZ indirdik şerefsiz mitinglerde,
    Bir tek bayrağımız var onu indiren piçler nerde?
    Gereken yapılacak Ülkücüler her yerde.
    Hesap sırası bizde şehit olmak çok yakın
    YETER ULAN ÇAKALLAR AYAĞINIZI DENK ALIN….

    ALLAH TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN

    sebebim18@hotmail.de

    08 Oca 2008 @ 9:42 pm   eEFSANE3460

    Ümitle başlayan dost sohbetleri
    Ümitsiz bitince sitem ederim,
    Dost için harcanan tüm saatleri
    Kıymet bilmeyince sitem ederim.

    İyi günde çokmuş seni anlayan
    Kötü günde yokmuş seni arayan
    Anladım kalmamış dosta ağlayan
    Gönül Dostlarına sitem ederim.

    Dostlar meclisinde maddiyat olmaz
    Temeli manevi duygu kaybolmaz
    Gönül Dostlarının çiçeği solmaz
    Çöllere düşünce sitem ederim.

    Mazi denen geçen günler özlenir
    Aslında o mazi bizde gizlenir
    Kalpten kalbe manevi yol izlenir
    Tahrip edilince sitem ederim

    08 Oca 2008 @ 9:29 pm   eNESLİHAN

    NEYLERSİN

    Bir gun bu mahsun sevdadan geriye
    Kalirsa sadece o huzun kalir
    Sende anladinki yapayalniziz
    Bulusmamiz yasak gorusmemiz uzak
    Devrilmis kadehler gibi donuyor basimiz
    Neylersin..
    Ah guzelim incinmis bir sesi vardir yagmurun yanaklarina
    Vurdugun da hissedersin
    Ve bir veda sozcugu saclarina
    Titreyen bir opucukle dokundugunda
    Bu ani dondurmaya yetmez nefesin
    Bir film sahnesi gibi akar gider ayrilik
    Neylersin..
    Biz zaten hicbir romanda kendi hayatimiza raslamadik butun
    Sarkilar bizi yanlis anlatmisti
    Ve butun bulmacalar yarim birakilmisti
    Tenha sokaklarda usuyup durdu sirtimiz
    Oysa tuttugumuz baliklari bile yeniden denize bagislamistik
    Biz hayata dair hicbir yanlis yapmamistik
    Neylersin..
    Biz bu sonucu hak etmedik hayir etmedik
    Omrumuz bu talana layik degildi
    Bazen aci vurdu bazende yagmur
    Hic gulmedi yuzumuz hic buyumedi gulumuz
    Bizi yanlizca aksamlar kucakladi biliyorsun
    Sabaha cikmayan bir yoldu yürüdüğümüz
    Bazen aci dinmez bazende yagmur
    Sevgilim gulumse hersey unutulur
    Suskunuz bu aksam ustu hasrete yanmisiz
    Neylersin..
    Bir gun bu oykunun sonuna gelince
    Ansizin desemki hoscakal canim
    Unutursun mecburen unutursun
    Yildizlar soner bu askta biter
    Bazi gun hatirlayinca sessizce aglariz
    Neylersin..
    Ah bebegim ah..
    Kekremsi bir tadi vardir gozyasinin
    Dudaklarina sizinca farkedersin
    İcindeki vurgun asklar mezarliginda
    Ayrilik olumden uste yazilinca
    Gideni durdurmaya yetismez sesin
    Bir inme gibi dolanir bedeninde pismanliklar neylersin..
    Biz zaten hicbir sinemaya tam vaktinde yetisemedik
    Butun vapurlar bizden once kalkmisti
    Ve butun biletler biz gelmeden satilmisti
    Bosuna telaslarda yorduk gunlerimizi
    Oysa nuhun gemisinde bile bize yer kalmamisti
    Ve hicbir mutluluga adimiz kaydolmamisti
    Neylersin..
    Biz bu aski surduremezdik inan surduremezdik
    Kalbimiz bu heyecana musait degildi
    Bize hep acilar kaldi bize hep yagmur
    Unutmasan bile artik unutur gibi yapicaksin
    Ve burusturup burusturup attigim kagitlarda
    Hic bitiremedigim bir siir olarak kalicaksin..
    Bazen aci dinmez bazende yagmur
    Sevgilim gulumse hersey unutulur
    Suskunuz bu aksam ustu hasrete yanmisiz
    Neylersin..

    05 Oca 2008 @ 11:23 am   eefsane 3460

    Saatler değişti, günler şaşırdı
    Hücrede bulunan genler şaşırdı
    Yeni nesli gören cinler şaşırdı
    Şeytana ihanet, cine ihanet..

    Kalpler mühürlenmiş, duygu kalmamış
    Töre unutulmuş, görgü kalmamış
    Ölüye diriye saygı kalmamış
    Mabede, minbere, sin’e ihanet..

    Katran kaynattılar o bal tasında
    Kar yağdı bu sene yaz ortasında
    İki ekmek fiyatı bin ortasında
    Milyona ihanet, bine ihanet..

    Besmele bilmeden fetva verirler
    İki satır okur takva olurlar
    Gittiği her yerde arka bulurlar
    İslama, imana, dine ihanet

    Tazılar tavşanın önünden kaçtı
    Gerdanı kırmaktan fistan kırıştı
    Gece ile gündüz hepten karıştı
    Geceye ihanet, güne ihanet..

    Dün düşman olanlar bu gün barıştı
    İki nutuk çeken oy’u kapıştı
    Ekonomiciler hepten şaşırdı
    Sağa, sola dötr bir yöne ihanet..

    Bayrak kutsal elbet bilen olursa
    Millet büyük ama gören olursa
    Ecdad dua bekler tınan olursa
    Nineye, dedeye yine ihanet..

    Bir hedef, bir ilke ülküler vardı
    Yüreği dağlayan türküler vardı
    Kahramanlık yazan öyküler vardı
    Sur’a, burç’, bedestene ihanet..

    Yaşayan ölüye mezar kazıldı
    Yalanlar arttı, doğru azaldı
    Sinirler gerildi ashap bozuldu
    ,Nefrete ihanet, kine ihanet..

    Kopyalar başladı gen unutuldu
    Kol ortada kaldı yen unutuldu
    Üste çıkılınca dün unutuldu
    Bugüne yarına düne ihanet..

    Herkes birbirne çalım atıyor
    Silahlar can alıp ölüm satıyor
    Canı Allah verdi onlar alıyor
    Yaratan’ın düzenine ihanet..

    Ey sağır kaptanlar gemi batıyor
    Bu sesleri duyun millet bitiyor
    Tarih, kültür, ilim elden gidiyor
    Tarihe, kültüre, ilme ihanet..
    NOT BİRAZ UZUN AMA ÇOK GÜZEL Bİ ŞİİRDİR OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM

     

    03 Oca 2008 @ 11:48 pm   eAHMET ÖZYURT

    UNUTMA YETER
    Kuruttun gönlümün gül bahcesini,
    Vedigin sözleri unutma yeter,
    Giderken bagrıma vur hancerini,
    Bari seviyorsan unutma yeter,
    Teselli istemem buna gerek yok,
    Bu kadar boş söze benim karnım tok,
    Seninki vız gelir bende çile çok,
    Giderken yüzüme bakmasan yeter,
    Sensiz yaşamanın ne anlamı var,
    Dönermi mevsimler gelirmi bahar,
    Kim bilir sırada ne acılar var,
    O mutlu günleri unutma yeter

    31 Ara 2007 @ 2:05 pm   eaziz

    BAYRAK
    Türk İlinde Türke Aşık Bozkurtlar
    Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor
    Gün Görmemiş Dertler Sarmaşık Yurtlar
    Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor

    Tanrı Buyruğudur Kağanın Sözü
    Sönmeyen Ateşle Dağladık Özü
    Bizden Olmayanın Bizdeyse Gözü
    Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor

    Kıbrıs Kerkük Kırım Yöresi İle
    Düşen Kürşadın Karesi İle
    Sarsılmaz Ahlakı Töresi İle
    Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor

    İmamoğlu Dinmeyecek Bu Akın
    Ülkülerle Olur Uzaklar Yakın
    Kuruhay Kararı Yeni Bir Akın
    Türkçülük Bayrağını Açtı Geliyor

     

    30 Ara 2007 @ 10:44 am   eAHMET ÖZYURT

    Sevdim…

    Değişecek mi sandın sana hislerim?
    Ben seni elin olurken de sevdim
    Unutacak mı sandın seni yüreğim?
    Ben seni gelin olurken de sevdim

    Gözün mızrak sözün kurşun deldi ciğerimi
    Uzaklaşan her adımın yıktı içerimi
    Mecnun kim? Ferhat kim? Kerem benden beter mi?
    Ben seni benden ayrılırken de sevdim

    Kırılacak mı sandın sana düşlerim?
    Ben seni dünyamı yıkarken de sevdim
    Darılacak mı sandın sana ellerim?
    Ben seni ellerimi kırarken de sevdim

    27 Ara 2007 @ 10:17 pm   eMehmet

    AGRIDAN SELAMLAR

    Bu gece bir ben ayaktayım ölümle burunburuna
    Bir benim nöbette sonsuz ufukta
    Saatlerdir inatla yürüyorum ALACA KARANLIKTA
    Özgürlüğün koynunda mutluluk arıyorum bu vatanda
    Sonunda evimin kapısındayım işte
    Vatanın şafağı gözlerime saplanıyor
    Yorgunluğun yüzünden OLMUYOR sabah
    “Elveda” diyorum, tükettiğim geceye
    Ve “merhaba” diyorum yeni güne yeni TÜRKİYE,YE

    MEHMET CEBECİOĞULLARI

    17 Ara 2007 @ 4:05 pm   eCEBECİOĞLU ERKAN

    Bu Hesap Sorulacak

    Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler
    Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler
    Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler
    Bunların soyu bozulmuş Türk’e düşman göbekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Kan istediniz canlardan bitmedi inadınız
    Oğuz size yar olmadı budüz idi adınız
    Senelerdir bu vatanın ekmeğini yediniz
    Suyunuzu keseceğiz dağlardaki gölekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    İhanete yar mı olur, yüce dağların karı
    Üstünüze zalım geldi bu senenin baharı
    Deli poyraz gibi vurdu öksüzlerin kaharı
    Eleneceksiniz beyler ince ince elekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Dağlar, taşlar bu ovalar bilin ki Türk’ün yurdu
    Aslımız insan neslidir Türk’e semboldür Kurd’u
    Soyu ermeni olanlar nerden bilecek Kürd’ü
    İhaneti seyreyleyin perdedeki delikten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Feryat eylemez mi sandın yavrusuna bir ana
    Sizler doymak bilmediniz akıttığınız kana
    İnsan olan cana kıymaz, nasıl kıydınız cana?
    Anası nenni söylerken kan damlıyor belekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Alperenler şehadeti seslenirken çağrına
    İbrahim’in dedileri nişan oldu bağrına
    Mehmetçik’ler şehit düştü bu vatanın uğruna
    Vatan mı istediniz lan beşikteki bebekten?
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Hainlerin yaptıkları yanlarına kalır mı?
    İhanetin affı olmaz sizi millet salar mı?
    Vatan şehitler toprağı seni toprak alır mı?
    Boynuna urgan dolayın sağlam olsun ipekten!
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Başı bozuk yaylalarda bol keseden savurdun
    Ne dinin var, ne imanın sen ne biçim gavurdun?
    Hem korkaksın, hem zavallı zoru gördün kıvırdın!
    Urgan bile dava eder boynundaki ilmekten!
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Şehit anaların gözündeki yaş bitsin
    Vatanımın üstünden kara bulutlar gitsin
    Asın gardaş bu iti, şehitler rahat etsin!
    Bu Sefai deli oldu, senelerdir demekten!
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Aşık Sefâi

    sebebim18@hotmail.de

    10 Ara 2007 @ 11:32 am   emustafa özyurt

    DEDİKYA
    GÜLMEK YASAKMI GÜLELİM BE
    SEVMEK YASAKMI SEVELİM BE
    BİRAZDA GARİPLER NEŞELENSİN BE
    GÜNEBAKANLIYIZ İŞDE GÜNEBAKAN DEDİKYA
    *************************************
    GÜNLERİMİZ HEP KEDERLİMİ GEÇSİN
    ÇİLELİ ÖMRÜMÜZ NEŞELİ GEÇSİN
    GÜNEBAKAN ŞİMDİ ŞEHİR GİBİSİN
    MUTLUYUZ İŞDE MUTLUYUZ DEDİKYA
    *******************************
    SENİ SEVMEYEN ANLAMAZ HALİNDEN
    ESER KALMASIN KÖTÜ GÜNLERDEN
    İSTANBUL İLÇESİ BAHÇELİEVLERDEN
    SELAM OLSUN SANA SELAM DEDİKYA
    *****************************
    ALIŞAMADIM HAVASINA SUYUNA
    ÖZLEM DUYULMAZMI GÜNEBAKAN SANA
    MUSTAFA DEDİKLERİ GARİBANA
    SORULACAK ÇOKŞEY VAR DEDİKYA
    **************************
    NOT=KENDİME AİT KOPYASI YASAKTIR

    10 Ara 2007 @ 11:02 am   emustafa özyurt

    AYRILIK ZAMANI
    AYRILMIŞ SEVENLER GÖZLERİ YAŞLI
    ELBİSELERİ KALMIŞ YERİNDE ASILI
    GERİDE KALANLARIN HEPSİDE YASLI
    AGLAMAYIN SEVENLER AYRILIK ZAMANI
    *******************************
    DÜGÜNLER YAPILIR BİZİM ELLERDE
    BAYRAMLAR YAPILIR BİZİM KÖYLERDE
    PUSULAMIZ GELMİŞ DOLANIR ELLERDE
    AGLAMAYIN SEVENLER AYRILIK ZAMANI
    *******************************
    TOPLANIR SEVENLERİN HEPSİ YANINDA
    BİRİSİ VARKİ ELLERİ KOYNUNDA
    ONUN GÖZLERİ KALACAK HEP YOLLARDA
    AGLAMA SEVDİGİM AYRILIK ZAMANI
    *******************************
    ŞAFAKLA BAŞLADI ŞAFAKLA BİTECEK
    18 AY SAYMAKLA NASIL GEÇEÇEK
    BUNUNLA BİRLİKDE BİR ÖMÜR GEÇEÇEK
    AGALAMA SEVDİGİM AYRILIK ZAMANI

    NOT 31 / 01 /1997 DE GÜNEBAKAN KASABASINDAN ASKERE GİDEN 1976 YA 2 TERTİPLER İÇİN YAZILMIŞ BİR ŞİİRDİR BUNDAN SONRA KASABAMIZDAN ASKERE GİDECEK OLAN ASKER KARDEŞLERİMİZE HEDİYEM OLSUN

    07 Ara 2007 @ 6:01 pm